Kendi gerçeğini yaratan teknolojiler: AR & VR

Sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojisi insanları bilimkurguya yaklaştırırken, birçok endüstrinin gelişiminde önemli katkılar sağlayabiliyor.

DİLAN KARACAN – Matrix filmini bilirsiniz. Film, hepimizin sahte gerçeklik simülasyonunun yer altında yaşadığı bir dünya tasvir ediyor. Ancak bu bilimkurgu fikrinin günümüz dünyasında yeri yok: İnsanlık, hâlâ yer yeryüzünde yaşayan bir tür. Sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojisi de insanlara bilimkurguya yaklaştırırken birçok endüstrinin gelişiminde önemli katkılar sağlayabiliyor.

Habertürk Teknoloji Editörü ve Televizyon Programcısı Cem Sünbül

AR (Artırılmış gerçeklik) & VR (Sanal gerçeklik) nedir? Hangi alanlarda kullanılırlar? Dünyamızda bu teknolojiler adına neler yapılıyor? Habertürk Teknoloji Editörü ve Televizyon Programcısı Cem Sünbül, 24 Saat’e sanal gerçekliği ve dünyamıza etkilerini anlattı:
AR (Artırılmış Gerçeklik), bilgisayarla oluşturulan iyileştirilmiş görüntüleri, var olan bir gerçekliğin üzerine yerleştirip, bunlara etkileşim yeteneği katma teknolojisidir. Bu teknolojide, mobil cihazlar kullanılarak bir anlamda o görüntüler gerçek dünya ile harmanlanıyor. Artırılmış gerçeklik, akıllı telefonlar, tabletler gibi mobil cihazları kullanarak, gerçek dünyadan alınan dijital fotoğraf, grafik gibi nesneler üzerinde oynamalar yaparak yansıtıyor.
VR (Sanal Gerçeklik) ise, gerçek hayatta bir ortamın veya durumun yapay, bilgisayar tarafından üretilen bir benzetim veya yeniden yaratılmasıdır. Bu teknolojide, gözlük takan kullanıcının, başta görme ve işitme duyularını uyarılarak, ona bir simüle gerçekliği yaşatılıyor. Sanal gerçeklik, tamamen üretilen ve yönlendirilen kendi gerçeğini yaratıyor.
Bu iki teknoloji birbirinin tamamlayıcı mı yoksa rakibi mi? Uzmanlar bu soruya henüz net bir yanıt veremiyor. Yanıt net değil ama dünya devi şirketlerin her iki alandaki yatırımları net bir şekilde artıyor. İrili-ufaklı mevcut şirketlerin yanı sıra, günümüzün önde gelen Facebook, Snapchat ve WeChat gibi sosyal medya platformları VR’ı etkin şekilde kullanmaya hazırlanıyor.
Cem Sünbül, her iki teknolojinin de insanlık adına olumlu ve olumsuz bir çok özelliğe sahip olduğunu belirtiyor ve şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Sanal Gerçeklik ve Artırılmış Gerçeklik uzun yıllardır bilinen, zaman zaman konuşulan nadir kullanılabilen bir teknolojiyken, son 5 yılda Sony, Facebook, HTC ve Microsoft’un katkılarıyla çok daha fazla konuşulan, çok daha hızlı bir şekilde geliştirilen ve iş dünyasının çeşitli katmanlarına entegre edilerek kullanılan bir teknoloji haline geldi.
Özellikle akıllı telefonları sanal gerçeklik gözlüğü gibi kullanılmasını sağlayan cardboard’lar mobil dünyanın çılgın kullanım oranlarıyla birleşince bilinirlik olarak üst düzeye çıktı. Ne var ki son 2-3 yıldır VR (Virtual Realit -Sanal Gerçeklik) ve AR (Augmented Reality-Artırılmış Gerçeklik) başlıklarıyla ilgili çok ciddi bir “hype” oluştu/ruldu. Ancak bir türlü beklenen sıçrama halen gerçekleşmedi. Tıpkı 3 boyutlu TV’ler gibi VR’ın da geçici bir trend olacağı konuşmaları ayyuka çıktı. Doğrusu gelişmeler de bize bunun tersini çok da göstermiyor. Bunun birçok nedeni var. VR gözlükleri halen çok kullanışlı değil, tıpkı 3D teknolojisinde olduğu gibi konforlu bir görünümden uzak. (Buna Will Smith’in 3D+HFR (High Frame Rate) ile çekilen İkizler Projesi dahil değil. Son derece konforlu bir seyir ve perdenin içine alan bir görünüm söz konusu)
NE KADAR YAYGINLAŞACAĞI SORU İŞARETİ
“VR ve AR gibi teknolojilerin ne kadar yaygınlaşacağı konusu bir soru işareti” diyen Sünbül, Apple ve Google’ın bu alanlarda çok ciddi çalışmalar yaptığının altını çiziyor. Sünbül, yaşamın bir parçası olan telefonlara entegre olan bu teknolojilerin eğitim ve eğlence dünyasında yeni ufuklar açtığına işaret ediyor:
“Ne var ki Güney Kore’den gelen duygusal örnek bize bir başka alana dikkat etmemizi sağlıyor. Çok kullanılan bir teknolojiden ziyade terzi işi, özel hazırlanmış içeriklerle hayata dokunan bir teknolojiden bahsediyoruz. Hayatını kaybeden birisini tekrar karşınızda 3 boyutlu bir şekilde “kanlı-canlı” imiş gibi gösteren bu teknoloji ile hasret çektiğiniz insanları oluşturulan özel bir dünyada görmeniz ve sınırlı bir şekilde etkileşime geçmeniz mümkün. Teknoloji devlerini meşgul eden DeepFake ile bu etkileşimin sınırları çok yakında zorlanabilir. İzlediğimiz örnekte 4 yıl önce hayata veda eden çocuk sınırlı tepkiler veriyor ve belli kelimeleri kullanıyordu. Ancak DeepFake ile herhangi bir kişinin el, yüz, vücut ve ses verilerini kullanarak gerçek zamanlı olarak başka birisinin konuşmalarını, hareketlerini bir ortama aktarmak ve birebir kaybettiğiniz kişiyle sohbet etmeniz bugün mümkün olabilir. Gerekli olan ise görüntü ve sesin arka planındaki anılar… Eğer anıları, neye gülüp gülmediğini, neye üzüldüğünü ve benzeri detayları da veri olarak alabilirsek, kişiyi çok daha gerçekçi olarak sanal uzayda canlandırabiliriz. Bunun etik olarak doğruluğunu ayrıca konuşmak kaydıyla…”
“GENELE YAYILACAK UYGULAMA DEĞİL”
Sünbül, Güney Kore’den gelen video gibi birçok video izlenebileceğini ancak bunun genele yayılacak bir uygulama olmayacağını düşündüğünü aktarıyor. Sünbül,” Hem maliyet hem de özelleştirme zorlukları, gelişimin önündeki büyük engellerden bazıları. Doğru bulmayacakları saymıyorum bile… Ne var ki bugün distopik dizi Black Mirror’ın San Junipero adlı bölümünü hatırlamayı uygun buluyorum. İzleyemeyenler için spoiler alarmını çalarak hatırlatalım; çeşitli sebeplerle ötanazi isteyen kişilerin “bilinçlerini” sürekliliği sağlanan sanal bir dünyaya aktarmalarını konu alan bölüm, genelde teknolojiyi, özelde sanal dünyayı gerçek anlamda rahatsız edici bir şekilde gözler önüne seriyor. Özetle bölümde sanal bir dünyada, istediğiniz yaşta istediğiniz bir yerde sanal olarak yani elektriklerinin kesilmeyeceği garanti edilmiş sunucularda veri olarak yaşıyorsunuz. İnsan vücuduna olan ihtiyacı ortadan kaldıran bu durum bir gün gerçek olursa ağır kanser hastaları, beyin ölümü gerçekleşen hastalar ve bunun gibi daha birçok ötanazi isteğinin yeni adresi burası olabileceği gibi, hayattan sıkılan ancak maddi veya manevi hastalıklardan muzdarip olmayanların da “parasını” ödeyerek başvuracağı bir yöntem olması son derece muhtemel. Bakalım insanlık olarak bu teknolojilerin hangi yönünü kullanmayı tercih edeceğiz. Yaşayıp (veya yaşar gibi olup) göreceğiz veya gördüğümüzü zannedeceğiz” diyor.

VR (SANAL GERÇEKLİK) KULLANIM ALANLARI

EĞİTİM
VR teknolojisinin en verimli olduğu kullanım alanlarından biri olan eğitim sektörü ile uzaktan eğitim daha kaliteli bir hale gelmeye başladı. Öğrencilerin yaratılan ortam ile uygulamalı olarak dersleri kavrayabilmesi, özellikle üç boyutlu ortamların önemlilik arz ettiği fizik ve coğrafya gibi derslerde kolaylıklar sağlamış oldu.
SAĞLIK
Sanal gerçeklik teknolojisinin ilk ve en önemli kullanım alanlarından birisi de sağlık sektörü. İnsan bedeninin üç boyutlu sunumu ile çeşitli ve özellikle riskli cerrahi uygulamalarda pratik kazanımı arttı.
MİMARLIK
Görselliğin en fazla gerekli olduğu alanlardan birisi olan mimarlık ve inşaat sektöründe de sanal gerçeklik teknolojilerinin kullanımı oldukça önemli. Henüz inşaat aşamasında olan evlerin kullanıma hazır hallerini müşterilere gerçekçi bir şekilde sunarak müşterilerin evin odalarının içerisinde dolaşmalarını sağlayacak bu teknoloji, inşaat sektörü açısından birçok kolaylığa olanak veriyor.
KÜLTÜR VE TURİZM
Doğal güzelliklerin, tarihi mekanların ve müzelerin bulundukları mekana gitmeden de sanal gerçeklik teknolojileri ile 3 boyutlu ve gerçekçi bir ortamda sunulması artık mümkün. Özellikle ülkelerin yurt dışı tanıtımlarında oldukça yararlı olabilecek bir uygulama olması bu sektördeki önemini artırıyor.
EĞLENCE
VR teknolojisinin en yaygın kullanıldığı alan olan eğlence sektöründe oyunlar, filmler, çeşitli yayınlar sanal gerçeklik gözlükleri ile kullanıcının kendini gerçekten o ortamda hissetmesini sağlayacak şekilde geliştirilebiliyor. Sanal gerçeklik teknolojisine en hızlı uyum sağlayan sektörlerden birinin eğlence sektörü olduğunu söylemek yanlış olmaz.

AR (ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK) KULLANIM ALANLARI

REKLAM VE PAZARLAMA
Augmented Reality’nin en önemli kullanım alanlarından biri reklam sektörüdür. Firmalar ürünlerinin pazarlamasında müşteriyi interaktif kullanıma yönlendirerek çok daha etkili olabiliyorlar.
OYUN VE EĞLENCE
Geçtiğimiz aylarda tüm dünyayı kasıp kavuran Pokemon GO çılgınlığı Augmented Reality’nin en ünlü eğlence örneklerinden biridir.
EĞİTİM
Augmented Reality teknolojisi ile çocukların önündeki kitaplar birdenbire canlanıyorlar! AR uygulaması yüklü telefonu ile önündeki kitaba bana çocuk, elindeki ekranda kitabı üzerinde bir dinozoru hareketli bir şekilde görebilmekte.
Üstelik yaklaşıp uzaklaşarak ve de etrafında dönerek. Tabi ki bu sadece bir örnek.
TARİH-ARKEOLOJİ
Geçmişte muhteşem yapılarıyla göz kamaştıran şehir zamanın öğütücü çarkları arasında yüzyıllar içerisinde harabeye dönüşebiliyor. Bize kalan ise yıkık mekanlar içerisinde hayal gücümüzü kullanarak şehrin eski ihtişamını hayal edebilmek. Ama Tiridi ve Augmented Reality ile artık tarihi mekanlar sanal alemde hayat buluyor.
Tarihi belgelerden ve akademisyenlerden yararlanarak eski tarihi şehirleri ve yapıları yeniden canlandırıp insanların tarihi mekanları görmelerini sağlamak mümkün.
MİMARLIK & İNŞAAT
Henüz inşa edilmemiş mekanları sunmanın bir diğer yolu Augmented Reality. İnşa edilecek mekanı müşterinize gerçek zamanlı olarak 3D ortamda interaktivite içinde sunmak pazarlamada sizi bir adım öne geçirecektir.
Almanya’daki bir kişi cep telefonuna yüklediği uygulama ile İstanbul’daki daireyi 3D olarak inceleyebilir ve bilgi alabilir.