Meslek örgütleri “Basın Özgürlüğü Günü” olarak anılan “24 Temmuz Basın Bayramı”nı bu yıl da kutlayamıyor. Basın meslek örgütleri, sansürün kaldırıldığı günü uzun yıllardır bayram olarak görmediklerini ifade ederken, sansür ve otosansürün giderek yaygınlaştığına dikkat çektiler
Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Türkiye Ulusal Komitesi Başkan Yardımcısı ve Journo.com.tr Proje Editörü Emre Kızılkaya[/caption]
I.P.I: Gazeteciler işini kaybetmemek için otosansür uyguluyor
Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Türkiye Ulusal Komitesi Başkan Yardımcısı ve Journo.com.tr Proje Editörü Emre Kızılkaya, “24 Temmuz 2020 itibarıyla Türkiye’de gazeteciliğin örneğin 10 yıl öncesine kadar çok daha ağır sorunlarla yüz yüze olduğunu görüyoruz” dedi.
Teknolojik değişimlerle birlikte medyanın geleneksel iş modelinin çökmesi ve gazeteciliğin henüz bir çıkış yolu bulamamasının tüm dünyayı etkilemesi açısından en yaygın sorun olduğuna vurgu yapan Kızılkaya, şunları söyledi:
“Dikkat ekonomisinin dönüşümüyle birlikte medyanın geçmişte reklamdan elde ettiği büyük kârlar artık ABD merkezli birkaç dijital platforma akıyor. Bu platformların gazeteciliği desteklememesi, hatta çoğu kez tam aksi yönde bir tavır takınması durumu daha kötüleştiriyor. Türkiye’de bu manzara daha vahimleşiyor. Çünkü siyasi iktidar uzun yıllardır gazetecilik üzerinde kurduğu baskıyı iyice artırmış durumda. Onlarca gazeteci hapiste, yüzlercesi işlerini kaybetmemek için otosansür uyguluyor ve 400 bini aşkın internet sitesi engellenmiş durumda. Kısacası güncel durumun olumlu olmadığı ortada.”
“Gazetecilerin kazandığı yasal haklar bir bir örselendi”
Bireysel olarak gazetecilerin, okurların ve izleyicilerin taleplerini karşılamak için tazelenmiş bir bakış açısıyla ve ısrarla çalışmaları gerektiğinin önemine işaret eden Kızılkaya, “Dijital dönüşümün gerektirdiği bilgi ve becerileri de kazanmaları gerekiyor. Kolektif olarak, tüm sektörlerde olduğu gibi, gazetecilerin de örgütlenmesi; siyasi, ekonomik ve teknolojik baskıların bu kadar yoğun olduğu bir dönemde bir alternatiften öte, bir ihtiyaç. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) başta olmak üzere birçok meslek örgütünün de bu yönde yoğun ve samimi çabalar harcadığını görüyorum. Ne yazık ki babalarımızın ve dedelerimizin zamanında, örneğin 1960’larda gazetecilerin kazandığı yasal haklar, 2000’li yıllarda bir bir örselendi. En son kıdem tazminatı tartışmasında bunu gördük. 30’lu yaşların üstünde olan biz gazeteciler, haklarımızı korumak konusunda bugüne dek iyi bir sınav vermedik. Genç gazetecilerin işi bizden de zor olacak ama onların daha iyi bir sınav vereceğini umuyorum” dedi.
[caption id="attachment_188413" align="alignright" width="326"]
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Başkanı Barış Altıntaş[/caption]
MLSA: Meslek örgütleri gazetecilerin meslekte kalmasını sağlamalı
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Başkanı Barış Altıntaş, gazetecilerin tüm zorlu koşullara rağmen görevlerini yapmaktan vazgeçmediğini kaydetti. Altıntaş, şunları ifade etti:
“Maalesef sansürün yasalar ve yargı eliyle son derece ağır bir şekilde uygulandığı, 100’e yakın gazetecinin haberleri ve fikirleri nedeniyle tutuklu olduğu, onlarcasının yargılandığı Türkiye' de sansürün kaldırılışını kutlamak bir anlam ifade etmiyor. Hükümetin bağımsız gazetecilere açık tek alan olarak kalan internetin denetimini RTÜK’e devretmesi; o da yetmezmiş gibi sosyal medya ağlarına kısıtlama getirme çalışmaları da bu hamlelerin devam edeceğinin göstergesi. Ancak gazeteciler tüm baskılara ve olumsuz çalışma koşullarına rağmen işlerini yapmaktan vazgeçmiyor. Bu dönemde gazetecilere yönelik çalışan sivil toplum kuruluşları (STK) ve meslek örgütlerinin ne yapıp ne edip gazetecilerin meslekte kalmasını sağlamayı başarması gerekir. Bu yapılabilirse, gelecekte Türkiye'de var olan ağır sansür koşulları kalktığı zaman, güçlü bir basına sahip olabileceğimizi ve bu bayramı gerçekten kutlama şansı bulabileceğimizi umuyorum.”
[caption id="attachment_188412" align="alignright" width="324"]
Uluslararası İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği (UİGAD) Genel Sekreteri Selçuk Taşdemir[/caption]
UİGAD: İnternet gazetelerinin geçerliliği için acilen bir birim oluşturulmalı
Uluslararası İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği (UİGAD) Genel Sekreteri Selçuk Taşdemir ise herkesin gazeteci olabilmesinin mesleğe zarar verdiğinden yakındı. Taşdemir, şu değerlendirmede bulundu:
“Lise mezunu bulan birisi mevkute beyannamesi alabiliyor ya da sosyal medya hesaplarından gazetecilik yapıyorlar. Acilen internet yasasının mevcut yasaya entegre olacak şekilde çıkartılması gerekmektedir. Bu mesleği aktif olarak sahada yapan gazetecilere sosyal haklarının da kazandırılması lazım. Özellikle pandemi sürecinde yerel basın büyük zorluklar yaşadı. Sadece ulusal basında çalışan ya da basın kartı olanlara gazeteci olarak görmek sorunu çözmez. Gazeteci arkadaşlarımızın yazdıkları haberlere müdahale ya da reklamlarına müdahil olma sorunu her geçen gün artmaktadır. Esnafın da reklam vermesinin önü kesilebiliyor. Basın etiği ve denetimine dayalı bir değil birçok adımın atılması gerekiyor. İnternet gazetesi olan arkadaşların da gazete mevkutesi gibi bir geçerliliğinin sağlanması şart. Kaymakamlık ya da savcılıklarca bir birim oluşturularak bu işin yapılması birçok bilgi kirliliğini de engelleyecektir. Ayrıca gazetecilerin ayrıştırılması ve kategorizeleştirilmesi yerine birleştirilmesi adına tüm STK’ların bir arada çalışması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
Muhabir: TE Bilisim





