NASA’lı Bilim Kadını Dr. Fatma Kaplan: Hayal ettiyseniz yapabilirsiniz

Hayalleri güzel kılan gerçekleşme ihtimalidir. Uzayda tarım biyokontrolü üzerine çalışan ilk NASA’lı bilim kadını Dr. Fatma Kaplan, yaşadığı tüm zorluklara inat hayalinden vazgeçmeyenlerden. İngilizceyi geç yaşta öğrenmesine rağmen MEB yükseköğrenim bursuyla gittiği Amerika’da tarım biyokontrolü üzerine yaptığı çalışmalarla NASA’nın desteklediği International Space Station U.S. National Laboratory (ISS) ve ABD Tarım Bakanlığı’ndan proje desteği aldı. CEO’su olduğu Pheronym adlı start-up ile de dünyada ve uzayda tarım biyokontrolüne yönelik yeni formüller üzerine çalışıyor

MERVE ATEŞ
İlk NASA’lı bilim kadını Dr. Fatma Kaplan, hayallerini, başarılarını ve gelecekten beklentilerini 24 Saat’e anlattı…
-Dr. Fatma Kaplan’ın hikayesi ile başlamak isterim öncelikle. Sizin cümlelerinizle hikayenizi, geçmişten bugüne hayatınızdaki değişim ve dönüşümleri öğrenebilir miyiz?
Küçüklüğümden beri okuyup bir iş sahibi olmayı hayal ediyordum. Kadınların iş hayatında var oldukları, eğitim almasının teşvik edildiği bir dönemde yetiştim. Kadınların ön planda olduğu, Türkiye’de bir kadın başbakanın olduğu zamanlar… Çok sayıda rol modelim vardı.
Çamlıca Kız Lisesi’nde okudum. Lisansımı ziraat mühendisliği alanında Türkiye’de yaptım. İngilizceyi üniversiteyi bitirdikten sonra öğrendim. 1996 yılında yükseköğrenim bursuyla Türkiye’den Amerika’ya geldim. Master ve doktorayı Bitki moleküler ve hücre biyolojisi alanda Amerika’da tamamladım.
Doktora eğitimimdeki hocalarım, danışmanlarım çok iyiydi. Ayrımcılık yapmayan, herkese eşit davranan kişiler olduğu için şanslıydım. Doktorayı bitirdiğimde kendi ayağımın üzerinde durabilecek durumdaydım. Proje yazım sürecini eğitimim sırasında iyi bir şekilde öğrendim. Eğitim sonrası eşimle Türkiye’ye dönmek istedik ama eşime iş bulamayınca ABD’de kalmamız gerekti.
-NASA’da Türkiyeli bilim kadını olarak güzel işlere imza attınız. NASA’ya kabul edime süreci ve orada yaptıklarınızdan bahsedebilir misiniz?
Doktorayı yaparken bitki metabolizması üzerine Max Planck Institute ile ortak proje başlatmıştık. Almanya’ya gittim ve 3 hafta boyunca projeme yönelik faydalı bilgiler edindim. O sırada doktora danışmanıma NASA’dan proje desteği çıktı. Projenin bir kısmını NASA’da bir kısmını ise ortaklaşa bir şekilde Almanya’da gerçekleştirdik. Geliştirdiğimiz bitki metabolizması teknolojisini Amerika’ya getirmek için NASA Laboratuvarı’ndan destek istedik. Proje NASA’nın ilgisini çekti.
-Uzayda ilk tarım biyokontrolünü araştıran isimsiniz. Araştırma sürecinde deneyimleriniz neler oldu?
NASA’da ilk olarak bitki metabolizması üzerine çalıştım. Yüksek karbondioksit seviyesinin bitkileri nasıl etkilediğini araştırıyorduk. Bitkilerin uzayda tarıma uygunluğunu analiz ediyorduk. Projelerin çoğu pahalıydı. Belki ileride bu konu üzerine çalışabilirim diye düşündüm. 2018 yılında Space Florida-Israel Innovation Partnership Programı’ndan başka bir projemize bütçe çıkınca ISS’te çalışan kişilerle de tanıştık. Daha sonra iş birliği için çeşitli kurumlarla görüştük. Fon bulunca da bu alan üzerine çalışmaya başladık. Proje benim için çok değerliydi. Türkiye’de doğup büyüyüp Amerika’da bu projeyi yapabilmek benim için gurur vericiydi. Birçok şeyi hayal edebilirsin. Hayal ettiysen yapabileceğin bir şeydir. Açıkçası bu kadarını hayal etmemiştim.
-Aynı zamanda Pheronym adlı tarım biokontrolü üzerine çalışan bir şirketin CEO’sunuz. Şirketinizden ve çalışmalarınızdan biraz bahsedebilir misiniz?
Doktora sonrasında çalıştığım konulardan biri bitkilerdeki feromonlardı. Nematod denilen küçük mikroskopik canlıların bitki yapısını nasıl etkilediği üzerine araştırma yapmaya başladım. Türkiye’deki bazı üzüm bağlarının bu nematodlar nedeniyle kuruduğunu öğrenmiştim. Nematodların iletişim yaptığı molekül ne olduğu bilinmiyordu. Molekül yapısının çeşitlerini keşfetmeye başlayınca tarımdaki nematodlara nasıl kontrol edebileceğimizin üzerine düşünmeye başladım. İyi nematodlar da varmış, o zamanlar çok bilinmiyordu. Kötüleri bitkilere, iyileri tarımda bitkilere zarar veren böceklere saldırıyor. Bu konu üzerinde çalışmak üzere ABD Tarım Bakanlığı (USDA) tarafından teklif aldım. Yeni bir nematod feromonu karışımı bulduk. Bulduğumuz dağılma feromonunda hem bitkilere hem de böceklere saldıran nematodları önleyici formül bulunuyor. Ürettiğimiz ürünler henüz piyasada değil ama gelecek yıl piyasaya sokmayı planlıyoruz. Yeni formüller üzerine de çalışıyoruz.
“Bir amacınız varsa, dünyanın neresinde olursanız olun gerçekleştirebilirsiniz.”
-Bu mesleği seçmeye nasıl karar verdiniz?
Türkiye’deyken üniversitede öğretim üyesi olmak istiyordum. Akademi olmayınca doktorada öğrendiklerimi start-up ile kullanmaya başladım. Üniversitede gerçekleştiremezsek, star-up’ta gerçekleştirebiliriz. Önemli olan amacımız. Türkiye’de dendiği gibi demokrasilerde çare tükenmez.
-Ekip profiliniz nasıl?
Büyüyen bir şirketiz. 3 elemanımız tam zamanlı ve 5 danışman ise part-time olarak çalışıyor. Ortaklaşa çalışma yaptığımız 2 grubumuz var. İşe aldığımız kişilerin çalıştığımız konuya yönelik heyecana sahip olmasını bekliyoruz.
-Bir Türk olarak yurtdışında önemli başarılara imza atmak size neler hissettiriyor?
Çok güzel bir duygu. Başka bir ülkeden gidip Amerika’da başarılı olabilmek gurur verici. Göründüğü kadar kolay değil ama motivasyonunuzu kaybetmemeniz lazım. Zorluklar hepimizin başına geliyor. Eğer yaptığınız işi seviyorsanız, gerçekten o işi yapmak istiyorsanız kesinlikle bırakmamalısınız. Olmayacak diye düşünmeyin, pozitif olmanız gerekiyor, inanırsanız olur.
-Türkiye’deki bilimsel araştırmalar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’den gelen start-up lar burada da bulunuyor. Türkçe dil olarak çok farklı. Üzerine başka dil öğrenip Türkiye’yi temsil etmek çok önemli.
-Tarımın geleceği konusunda bizleri neler bekliyor?
Bence güzel şeyler bekliyor. Avrupa kimyasalları çıkardı, biyokontrole yoğun ilgi var. Bunlar Türkiye’de de yaygınlaşacak. Toprağımızın geleceği güzel olacak. Bu çalışmaların hem Türkiye ve hem de tüm dünyaya faydası olacak.
-Son olarak neler söylemek istersiniz?
Bu röportaj için teşekkür ederim. Umarım gelecek nesle de ilham olur. Bir amacınız varsa dünyanın neresinde olursanız olun gerçekleştirebilirsiniz. Kimi zaman kolay gider, kimi zaman zorluk olur. Eğer amacınızdan vazgeçmezseniz ileriye gidecektir. Demokrasilerde çareler tükenmez.
*NASA Çalışmaları:
https://www.nasa.gov/sites/default/files/atoms/files/np-2020-11-021-jsc_iss_annual_results_highlights_2020-121720_c.pdf
https://ntrs.nasa.gov/api/citations/20050009800/downloads/20050009800.pdf
https://ntrs.nasa.gov/api/citations/20050009800/downloads/20050009800.pdf
https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0043583
*ISS Çalışmaları:
https://s3.amazonaws.com/images.spaceref.com/news/CASIS/docs/CASISQ1FY19.pdf
* Max Planck Institute Çalışmaları:
https://www.mpimp-golm.mpg.de/10802/Joachim_Kopka