“Pınar Ayhan ve Farkındalık Korosu”

Meme kanserinde erken tanı konusunda farkındalık yaratmak ve hayata bağlılığın önemine işaret etmek amacıyla kurulan “Farkındalık Korosu” 10’uncu yaşını kutladı

NAZ AKMAN (ANKARA) –  İçinde bulunduğumuz, “Meme Sağlığı Farkındalık Ayı” vesilesiyle kuruluş yıldönümünü kutlayan Farkındalık Korosu, hikayesi olan kadınları bir araya getirdi. 2008 yılında Pınar Ayhan tarafından kurulan Farkındalık Korosu, “Meme Kanseri Farkındalık Ayını” ve kuruluşunu dans, müzik ve söyleşi ile kutladı.
Kurulduğu günden bu yana Sevda Cenap And Müzik Vakfı prova mekanlarında çalışmalarını sürdüren ve bu şekilde desteklenen Farkındalık Korosu’nun amacı, meme kanserinde erken tanı konusunda farkındalık yaratmak ve hayata bağlılığın önemini vurgulamak. Koroda yer alan 40 kadın, müziko-terapi ile tedavi oluyor.

Müziko-terapi
ile tedavi oluyorlar

“Bütün kadınlar şarkı söylemeli”
“Bütün kadınlar şarkı söylemeli” sloganı ile yola çıkan Şef Cihan Can yönetimindeki Farkındalık Korosu, Pınar Ayhan’ın hazırladığı bir buçuk saatlik programda, Kanserle Dans Derneği gösterisi ve meme kanseri ile mücadele eden kadınların hikayelerine yer verildi. “Pınar Ayhan ile Ezgisi Olan Hikayeler/Hikayesi Olan Kadınlar” adlı interaktif müzikli söyleşisi büyük bir beğeni topladı. Alanında uzman doktorlar, Prof. Dr. Deniz Yamaç, Prof. Dr. Ekmel Tezel ve Prof. Dr. M.Sühan Ayhan’da program kapsamında konuklara bilgiler verdi.
10’uncu yıl etkinliklerine ilişkin bilgi veren Şef Cihan Can, “Koromuz, 2008 yılında meme kanserinde erken tanı projesi olarak oluşturuldu. Koromuzun amacı, kadınların meme kanseri hakkında kontrollerini sağlamak ve farkındalık yaratılmasıdır. Bu korodaki bütün kadınların bir hikayesi var. 10’uncu yılımızı da müzik, dans ve söyleşi ile kutladık. Koromuz kurulduğu yıldan bu yana çok büyük bir ilgi gördü. Çünkü dünyada kanserli hastalar yararına konser veren pek çok sanatçı var ancak bizim gibi bizzat hikayesi olan bir farkındalık korosu gibisi yok” dedi.

Şef Cihan Can

Kadınlara mesaj!
Koroda yer alan kadınlar ise, “Özellikle kadınlar vücutlarındaki değişikliklerin farkında olmalı, meme muayenesi gibi rutin kontrollerini yaptırmalı. Çünkü erken tanı ile bu hastalık yüzde 90 tedavi edilebiliyor. Eğer hastalığa yakalanmışlarsa da ne bu hastalık psikolojisine girmeliler ne de hastalığı yok sayıp tedavilerini aksatmamaları gerekiyor. Her şeye rağmen hayat devam ediyor, bizler gibi bu hastalıkla mücadele eden insanlara da kırıcı, aşağılayıcı ya da acınası söylemlerle yaklaşılmasından oldukça rahatsızlık duyuyoruz. Hastalıktan sonra hayata bakış açımızda, değer yargılarımızda bir takım farklılıklar oldu. Ancak farklılıkları görebilmek ya da değişmek için illa kanser olmaya gerek yok” mesajını verdi.