“Şiddetin önlenmesi için seferberlik başlatılmalı”

Şiddetsiz Toplum Derneği, medyadan ve toplumdan, insana, hayvana ve çevreye yönelik şiddetin önlenmesi için destek istedi. Dernek Başkanı Rıza Sümer, “İnsana, hayvana ve çevreye şiddettin önlenmesi İçin tüm yerleşim birimlerinde dernek kurulmalı. Kamu-STK İşbirliğinde seferberlik başlatılmalı” dedi.

8 Mart 2015 tarihinde Ankara’da kurulan Şiddetsiz Toplum Derneğine göre, insana, hayvana ve çevreye yönelik olarak giderek yoğunlaşan şiddetin önlenmesi için, tüm yerleşim birimlerinde dernek kurulması, kamu yönetimleri-demokratik kitle örgütleri (STK)) işbirliği ile ulusal kurtuluş savaşına benzer bir seferberlik başlatılması gerekiyor. Şiddetsiz Toplum Derneği Başkanı Rıza Sümer, kadın-erkek sivil girişimlerin ve derneklerin artması için yerel ve ulusal gazeteler ve televizyonlar başta olmak üzere tüm medyadan, kamu kuruluşlarından, üniversitelerden, belediyelerden, sendikalardan, odalardan, barolardan, birliklerden, STK diye bilinen gönüllü kuruluşlardan ve yurttaşlardan destek beklediklerini söyledi.Dernek, medyadan ve kamuoyundan destek istemek amacı ile yaptığı yazılı açıklamaya “Sessiz Çığlık 1″ adını verdi.Açıklamada ayrıca şu görüşler yer aldı.”Devlet Yetmiyor, Yetemez. Çözüm sadece; polis, asker, yargı ve infaz güçlerinin elinde değil. Bu güçler şiddeti çözemiyor, çözemez. Mutlaka sivil girişim, gönüllü hareket gerekli. Toplumda güven, umut ve duyarlılık düzeyini artıracak etkinlikler, projeler üretilmeli. Örneğin; kadına şiddetin önlenmesi hedefinde, yeni Cansu Kaya’ların, Özge Can’ların olmaması, cinayetlerin durdurulması için, kadınlar, bizim gibi derneklerde erkeklerle birlikte örgütlü olmalı, şiddetten korunmak ve tuzağa düşmemek konusunda bilgisini ve gücünü artırmalı. Kadınlar kendine ve örgütlü gücüne güvenmeli. Yaşamanın kolaylaştırılması, farklılıkların sevgi, kardeşlik ve birlik içinde, şiddetten uzak yaşaması için, aileler de, sivil-gönüllü girişimlere, derneklere katılmalı, kadın-erkek güç birliği yapmalı. İnanç, örgütlenme ve ifade özgürlükleri başta olmak üzere, insan, hayvan ve çevre haklarına aykırı düzenleme ve uygulamalara karşı, yasal, örgütlü ve şiddetten uzak mücadele edilmeli. Örgütlü insan gücü, şiddetsiz toplum için, şiddetle şiddetsiz mücadele etmeyi ana hedef olarak belirlemeli.Tüm dernekler ve üst birlikleri, ilgi kamu yönetimleri, üniversiteler, muhtarlıklar, belediye başkanlıkları, barolar, sendikalar, odalar ve medya ile işbirliği içinde, kadınları, aileleri ve şiddet üretme olasılığı bulunan kişi ve kesimleri bilgilendirmeli. Şiddetten korunma, çevremizdekileri koruma ve şiddete karşı şiddetsiz tepki yöntemlerini etkili bir şekilde uygulama, yaşamımızın merkezinde olmalı.Hayvana şiddet, Kabahatler Kanunundan çıkarılmalı, Ceza Kanunu kapsamına alınmalı, eğitim ve kültür etkinlikleri ile duyarlılık sağlanmalı, cezalar artırılmalı.Gazete haber ve köşe yazılarında, televizyon haber ve açık oturumlarında, sosyal medyada bu çığlığa yer verilmeli, temsilcilerimizin görüşlerini dile getirmeleri sağlanmalı. Bu çığlık ve öneriler, medya ve yurttaşlar tarafından herkese duyurulmalı. Web sitelerinde yayınlanmalı. Doğada ve sokakta yaşayan hayvanlara yönelik kıyımların, ormanların ve yeşil alanların yok edilmesini, havanın, suyun ve toprağın kirletilmesini durduracak gönüllü, sivil hareket desteklenmeli, insanlarımız yüreklendirilmeli. Şimdiden, en küçük desteğe, en büyük teşekkürler.”