Türkiye’de yaşlı hakları güçlendirilmeli!

BM’nin istatistiklerine göre, 2010’de dünyadaki 60 yaş üstü nüfus, 2 milyarı aşacak. Türkiye’deki nüfus projeksiyonlarına göre ise, 2030’da yaşlı nüfus oranının yüzde 12,9 olacağı öngörülüyor. Yaşlı Politikaları Derneği Başkanı Sözer, kapsamlı bir yaşlı politikasının olmamasının Türkiye’de yaşayan 65+ bireyleri olumsuz etkilediğini bildirdi. Ülkemizde yaşlıların sorunlarının karar vericiler tarafından önemsenmediği belirten Sözer, ekonomik, kültürel ve sosyal alanda yaşlıların birçok sorunla karşı karşıya kaldığına işaret edip “katılımcı ve kapsayıcı bir ulusal yaşlı politikası” oluşturulması gerektiğini vurguladı. Sözer, “Türkiye’nin de yaşlı dostu bir ülke olması ve bütün süreçlerde yaşlıları da gözeten eylem ve politikalar geliştirmesi için uluslararası standartlar çerçevesinde bir yaklaşım geliştirmelidir” dedi

Süleyman Gök / İZMİR – 10 Aralık 1948’de kabul edilen Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin dokuz temel alanından birisi de “Yaşlı Hakları” alanı olmuştu. 1982’de Viyana’da toplanan BM Genel Kurulu’nda ise ilk kez yapılan “Dünya Yaşlanma Asamblesi” yaşlanma sorunları ele alınıp ilkeler benimsendi. Buna göre, yaşlı bireylerin bağımsızlık, katılım, bakım, kendini gerçekleştirme ve itibar hakları bulunuyor. 1990 yılında da 1 Ekim, “Dünya Yaşlılar Günü” olarak kabul edildi. Birleşmiş Milletler’in (BM) istatistiklerine göre, dünyada 60 yaş üstü nüfus, 2050 sonrasında 2 milyarı aşacak. 2050’de her 6 kişiden biri, 65 yaş ve üzeri olacak. BM tarafından hazırlanan “Dünya Nüfus Beklentileri: 2019 Revizyonu” başlıklı raporda günümüzde 143 milyon olan 80 yaş ve üzeri nüfusun 2050 yılında üçe katlanarak 426 milyona yükseleceği öngörülüyor.
Yerel ve ulusal düzeyde yaşlı haklarının geliştirilmesi ve güçlendirilmesi amacıyla gerek kamuda gerekse de sivil yaşamda birçok çalışma yürütülüyor. Yaşlı Politikaları Derneği de yaşlanmayı, yaşlılığı bir yaşam kültürü olarak geçirmek amacıyla faaliyet gösteren ve kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu. Yaşlıların karar alma süreçleri başta olmak üzere yaşamın her alanında aktif olarak yer almasını sağlamak ve ulusal yaşlı politikasına katkıda bulunmak amacıyla kurulan Yaşlı Politikaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Fikret Sözer ile derneği, yaşlı bireylerin sorun alanları ve çözüm önerilerini, 24 saat gazetesi için konuştuk.
Türkiye’de birçok hak temelli tematik alanda çalışma yürüten sivil toplum örgütleri bulunmakla birlikte “Yaşlı politikaları”, oldukça yeni sayılan bir tematik alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Sizi bu alanda çalışmaya iten neden nedir? Hangi gerekçeler ile kuruldu Yaşlı Politikaları Derneği?
-Öncelikle yaşlı bireyler ile ilgili temel konularda kamuoyunu bilgilendirmemize kolaylaştırıcı olduğunuz için teşekkür ederiz. Türkiye, Avrupa Birliği’ne aday ülkelerden birisi olarak birçok alanda kurumsal reformları hayata geçirmektedir. Bu alanlardan birisi de yaşlılık politikasıdır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2018 yılında hazırladığı rapora göre, 65 ve üzerindeki yaştaki nüfus 5 yıl içerisinde yüzde 16 artış göstererek 7 milyon 186 bin 204 kişiye ulaşmıştır. Yaşlı nüfusun 2023 yılında yüzde 10,2, 2030 yılında yüzde 12,9, 2040 yılında yüzde 16,3 olacağı tahmin edilmektedir. Hal böyle olunca Türkiye, önümüzdeki dönem yaşlı nüfusu yüksek bir ülke olacaktır ve böylece sosyal politika alanında yeni yaklaşımlar ve politikalar geliştirmek zorunda kalacaktır. Yaşlı Politikaları Derneği, böyle bir arka plan çerçevesinde ve ihtiyaç doğrultusunda İzmir’de 2019 yılında kurulmuştur. Derneğimizin temel amacı, yerel ve ulusal düzeyde yaşlı bireylerin temel sorun alanlarına yönelik hak temelli savunuculuk çalışmaları yaparak çözüm üretmek, yaşlı dostu alanlar yaratılmasına katkıda bulunmak, yaşlı haklarını güçlendirmeyi merkeze alarak, toplumsal cinsiyet, karar alma süreçleri, ekonomik güçlendirmek, eğitim-kültür hizmetlerine erişim, sağlık, barınma hakkı, ayrımcılık, adalet gibi sekiz alt başlık etrafında çalışmalar gerçekleştirmektir. Yaşlılık, farklı hak alanları ile doğrudan ilgilidir. Örneğin, engelli yaşlı, kadın yaşlı, LGBTİ yaşlı, mülteci yaşlı gibi birbirini çapraz kesen alanlara sahip hedef kitlemiz bulunmaktadır. Bu bakımdan özel alan olarak yaşlı politikalarının geliştirilmesi hedeflenirken genel olarak farklı hak temelli gruplar ile paydaşlık ilişkisi geliştirerek daha kapsamlı ve kapsayıcı, sürdürülebilir sosyal politika alanına katkıda bulunmak temel ve nihai amacımızdır.
Çalışmalarınızı yürütürken karşı karşıya kaldığınız sorunlar bulunmakta mıdır?
-Yaşlı politikaları alanı oldukça yeni sayılan ve hak temelli yaklaşım ile sivil toplumda yeni gelişen bir alandır. Genellikle yaşlılık çalışmaları, tıp fakültesinde geriatri bölümü ile eş değer tutulmaktadır. Doğru olmak ile birlikte yaşlılığın birçok boyutu ve kapsamı bulunmaktadır. Bu bakımdan farklı disiplinleri bir arada tutarak ilgili alanda politika üretmek ve yaşlı bireylerin güncel sorunlarına çözümler üretmek zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.
Çalışmalarımızı gerçekleştirirken bazı zorluluklar yaşamaktayız. Alanın yeni olması, sivil toplum aktörlerinin farklı bakış açıları, karar alıcıların öncelikli konu olarak görmemesi gibi temel zorlukların yanı sıra, yerel ve ulusal karar vericilerin orta ve uzun vadeli plan, program ve politikalarını veri odaklı oluşturmamalarında kaynaklanan bazı sorunlar da bulunmaktadır.
Gelişmiş ülkelerin karar verici mekanizmaları orta vadede etkisini göstermeye başlayan zorlukları çözebilmek adına sosyal güvenlik sistemleri başta olmak üzere kamu politikasında yenilikçi bir yöntem takip etmektedir. Özellikle, Avrupa Birliği üyesi ülke yönetimleri, uygulamaya başladıkları yenilikçi yöntemlerle birlikte yaşlanmaya ilişkin çalışmalar yapan yerel ve ulusal kamu kurumlarının hizmet alanlarını kapsayan bir şekilde bütüncül eylem planları, stratejik planlamalar hazırlayarak politika belgeleri oluşturmuştur.
Bizler de böyle bir yaklaşımı merkeze alarak karar alıcılar ile sürekli savunuculuk ve lobicilik çalışmaları gerçekleştirerek yaşlı dostu bir ülke olma yolunda adım adım çalışmalar gerçekleştirmekteyiz. Sürecin zor ve uzun olacağını düşünmekteyiz. Bu alanda farklı hak temelli çalışma grupları ile birlikte ortak bir eylem ve söylem birliği yaratarak ilerlemek istemekteyiz.
2018’de ilk kez, dünyada yaşlılar, beş yaş altı çocuk sayısını geçti
Türkiye’nin yaşlı dostu bir ülke olması ve yaşlıları da gözeten politikalar üretmesi için somut olarak önerileriniz nelerdir?
-İfade ettiğim üzere küresel ve ulusal düzeyde nüfusun yaşlanma oranı ve yaşlı birey sayısı, insanlık tarihinde görülmedik bir biçimde artış göstermektedir. 2018 yılında tarihte ilk kez, 65 ve yaş üstü kişiler dünya genelinde beş yaşın altındaki çocuk sayısını geçmiştir.
Ulusal düzeyde yaşlı konusu yeni sayılmak ile birlikte hak temelli alan içerisinde 1980’lerden beri dünya gündeminde yaşlı hakları yer almaktadır. Bizler de bu alanda çalışan sivil toplum aktörleri olarak, ulusal yaşlı politikasının geliştirilmesi ve güçlendirilmesi, yaşlı dostu bir ülke olmak için uluslararası sözleşmeler çerçevesinde bir değerlendirme yapmakta, Türkiye’nin de taraf olduğu sözleşmelerin uygulanabilirliğini sağlamaya çalışmaktayız. Böylece bizler, 1982 yılında Viyana’da imzalanan Viyana Uluslararası Yaşlanma Eylem Planı çerçevesinde kabul edilen ve Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen Yaşlılar Prensiplerini uygulamada güçlendirmek istemekteyiz. Bu ilkelere baktığımız zaman yaşlıları ilgilendiren önemli prensipler olduğunu düşünmekteyiz. Yaş ayrımcılığın ortadan kaldırılması, yaşlılara yönelik ihmalin, kötüye kullanımın ve şiddetin azaltılmasını ve çalışma hakkı, sağlık hakkı, karar verici mekanizmalara katılım ve fırsat eşitliği konuları odaklanılan temel konular içerisinde yer almaktadır.
Türkiye’nin de yaşlı dostu bir ülke olması ve bütün süreçlerde yaşlıları da gözeten eylem ve politikalar geliştirmesi için uluslararası standartlar çerçevesinde bir yaklaşım geliştirmelidir. Bizler, “yaşlılar için gezinmesi güvenli ve yürüyüş yollarını olduğu, uygun fiyatlı kullanıcı dostu toplu taşımanın yapıldığı, uygun maliyetli ve erişilebilir konut imkânlarının sağlandığı, yaşam boyu öğrenme ve gönüllülük fırsatlarına katılımın teşvik edildiği, etnik, cinsel kimlik ve sosyo- ekonomik durum fark etmeksizin takdir edildikleri” bir ülkede yaşamak istiyoruz. Bunun için alanda çalışan tüm paydaşlara önemli görevler düşmektedir. Bizler, Yaşlı Politikaları Derneği, üye ve gönüllüleri olarak gerek kamu kurumu temsilcilerine gerekse de özel sektör aktörlerine aktif olarak destek sunmak istemekteyiz.
Yaşlı haklarının güçlendirilmesi konusunda ne düşünüyorsunuz? Hangi alanlarda yaşlı bireyler güçlendirilmelidir?
-Yaşlı Politikaları Derneği olarak, yaşlı haklarının güçlendirilmesini yerel, ulusal ve uluslararası alanda yapılan tartışmalar bağlamında değerlendirmekteyiz. Güçlendirme konusunu kendi içerisinde alt başlıklarda değerlendirmekteyiz. Bunlar, toplumsal cinsiyet, karar alma, ekonomik güçlendirme, eğitim ve kültür hizmetlerine erişim, sağlık, ayrımcılık ve adalet olarak sınıflandırabiliriz. Öncelikle cinsiyet perspektifinden bakmak gerekirse kadınların veya erkeklerin yaşlılık koşullarını belirleyen etmeler yaşam boyu süren deneyimlerin, fırsatlara ve kaynaklara erişimin toplam sonucu olduğunu düşünüyoruz. İkinci olarak yaşlılar ile ilgili günümüzde birçok karar alınmaktadır. Bu kararlar yaşlıları doğrudan ya da dolaylı olarak etkilemektedir. Bu bakımdan yaşlıların kendilerini ilgilendiren tüm süreçlerde aktif olarak yer almalarını sağlamamız gerekmektedir.
Özellikle emeklilik reformu, sosyal sigorta ve sağlık hizmetleri gibi yaşlıları direk ilgilendiren politika tasarım süreçlerine katılım için yaşlı politikaları derneği gibi sivil toplum aktörlerini içeren danışma kurulları oluşturulmalıdır.
Diğer bir konu ise yaşlıların aktif sosyal ve istihdam hayatına kendilerine uygun bir biçimde düzenlenmiş şekilde katılabileceği mekanizmaların ve sosyal güvencelerin yeniden koordine edilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Yaşlıların sosyal hayata katılımlarını arttırmak için 3.nesil üniversiteler veya tazelenme üniversitesi gibi mekanizmalar ile yaşlı bireyleri hayata dahil edecek uygulamalar arttırılmalıdır.
Son olarak, Türkiye’de yaşlı politikalarının güçlendirilmesi için somut önerileriniz var mıdır?
-Öncelikli olarak yaşlı bireylere yönelik kapsamlı ve bütüncül politika ve kurumsal çerçevelerin oluşturulmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Farklı alanlarda uygulanan politikaların birbiri ile uyumsuzluğu sonuç alınmasının önündeki temel engellerden birisidir. Ayrımcılığı ortadan kaldırmaya ve özellikle katılımcılığı teşvik etmeye yönelik uluslararası bir çerçeveye ve bunun BM üye devletlerince iç hukuklarına entegre edilmesi gerekmektedir.
İkinci olarak, sadece ulusal düzeyde değil aynı zamanda yerel düzeyde kamu otoritelerinin yenilikçi bir bakış açısıyla yaşlı bireylerin karşılaştığı sorunları gündeme alması gerekmektedir. Sivil toplum, akademi ve medyanın desteği ile yaşlı bireylerin karşılaştığı sorun alanlarına ilişkin birbiri ile ilişkili farklı kategorilerde daha etkin ve güncel veri toplamanın ihtiyacı bulunmaktadır. Oluşturulacak verilerin yine kanaat üreteçleri yoluyla izleme, takip ve değerlendirmelerin yapılması gereklidir. Burada ülkelerin periyodik olarak ulusal raporlar hazırlaması, bunların da uluslararası kamuoyunda gündem olması önemlidir.
Son olarak, özel sektör temsilcileri, demografik anlamdaki yaşanan bu değişikliği dikkate alarak istihdam politikalarını güncellemesi gerekmektedir. Yaşlı bireylerin de aktif bir biçimde istihdam piyasasına katılabileceği esnek uygulamaları devreye almalıdırlar.