KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu), 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 45. yılı dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, darbenin ardından geçen 45 yıla rağmen, emeğe, demokrasiye ve temel haklara yönelik darbenin devam ettiğine dikkat çekildi.
KESK Yürütme Kurulu’nun açıklamasında, “12 Eylül faşist askeri cunta darbesinin üzerinden 45 yıl gibi uzun bir zaman geçti. Ancak emeğe, demokrasiye, temel haklara darbe devam ediyor” ifadelerine yer verildi. Darbenin, emek karşıtı, sermaye dostu bir kölelik düzeninin temellerini attığına vurgu yapıldı. Ayrıca, 12 Eylül darbesinin ardından hayat geçirilen 24 Ocak 1980 kararlarının, emekçilerin haklarını geriye götüren bir dönemin başlangıcı olduğu belirtildi.
Açıklamada, temel hak ve özgürlüklerin, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün adeta yok sayıldığı, halkın seçtiği vekillerin cezaevlerine atıldığı ve belediye başkanlarının yerine kayyumlar atandığı ifade edildi. Bu dönemde, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına saygı duyulmaması, muhalefetin iktidar tarafından baskı altına alınması, kadınların ve gençlerin geleceğinin karartılması gibi birçok olumsuz durum yaşandığı kaydedildi.
Keskin eleştirilerle devam eden açıklamada, “Yoksulluğun tüm toplumu sardığı, gelir dağılımı adaletsizliğinin derinleştiği, sendikal hak ve özgürlüklerin askıya alındığı bir ülke” tablosu çizildi. Ayrıca, asgari ücretin açlık sınırının altında olması, işsizliğin her geçen gün arttığı ve sosyal güvenliğin tasfiye edildiği de vurgulandı.
“12 Eylül’ü Anlamak, Bugünü Anlamaktır”
KESK açıklamasında, 12 Eylül darbesinin izlediği politikalara ve 24 Ocak kararlarına karşı yürütülen mücadelenin bugüne dair çok önemli dersler sunduğu ifade edildi. “12 Eylül’ü anlamak, bugünü anlamaktır” denilen açıklamada, darbe ve sonrasındaki süreçlerin bugünkü iktidarın uygulamalarıyla paralellik gösterdiği belirtilerek, emek ve demokrasi güçlerinin birlikteliği ve ortak mücadelesinin önemine değinildi.
Açıklamada, “Tüm bu ağır koşullara rağmen 12 Eylül’ün izinden gidenlere karşı demokrasiyi, barışı, laikliği, emeğin haklarını kazanmanın yolu emek ve demokrasi güçlerinin birlikteliğinden ve ortak mücadelesinden geçmektedir” ifadeleriyle, emek mücadelesinin ve demokrasi taleplerinin önemine vurgu yapıldı.
KESK, Türkiye'nin daha adil, eşitlikçi ve özgürlükçü bir yapıya kavuşması için mücadelenin sürdürüleceğini belirterek, “Barışın, kardeşliğin, demokrasinin, adaletin, temel hak ve özgürlüklerin önünün açıldığı, hiç kimsenin gündüzleri işsiz kalmadığı, geceleri yatağa aç girmediği yeni bir ülke yaratma mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” diyerek açıklamasını sonlandırdı.



