Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali, bu yıl 17. kez sanatseverlerle buluşarak görkemli bir kapanışa imza attı. Üç hafta boyunca yerli ve yabancı çok sayıda sanatçıyı aynı çatı altında bir araya getiren festival, zengin programı ve yüksek seyirci katılımıyla İstanbul'un kültürel hafızasına önemli bir iz bıraktı.

E57202F9 2D43 46Ac 830C 365Cca5E40C2 W

Amarante yorumuyla “Kuğu Gölü” ile kapanış

Festivalin büyük bir ilgiyle takip edilen kapanış gecesinde sahne, klasik bale repertuvarının en seçkin eseri olan “Kuğu Gölü”nün oldu. İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahneye taşınan eser, ünlü koreograf Ricardo Amarante’nin yenilikçi prodüksiyonuyla yorumlandı.

Pyotr İlyiç Çaykovski’nin ölümsüz müzikleri eşliğinde; büyücü tarafından kuğuya dönüştürülerek lanetlenmiş prenses Odette ile Prens Siegfried’in dramatik aşk hikâyesini etkileyici bir koreografi ve görsel tasarımla sunan yapım, izleyicilerden tam not aldı. Eserin ilk temsilinde Ankara Devlet Opera ve Balesi başdansçılarının konuk sanatçı olarak İstanbul sahnesine çıkması ise kapanış gecesine ayrı bir anlam kattı.

Ec9D4715 5272 4E56 Afe3 8Ac9A99674Ad W

Açılış "Lucia di Lammermoor" ile yapıldı

İstanbul Atatürk Kültür Merkezi (AKM) ve Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde hayat bulan festivalin açılış perdesi, İtalyan romantik operasının köşe taşlarından “Lucia di Lammermoor” ile aralandı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının hayat verdiği opera, dünyaca ünlü rejisör Jean-Louis Grinda’nın rejisiyle festival kapsamında prömiyerini gerçekleştirdi.

Giuseppe Verdi'nin ölümsüz eseri La Traviata, İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile Azerbaycan Devlet Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu sanatçılarını ortak bir sahnede buluşturdu. Recep Ayyılmaz rejisiyle sahnelenen yapım, izleyiciden yoğun ilgi gördü.

Wolfgang Amadeus Mozart’ın Doğu ile Batı kültürleri arasında inşa ettiği köprüyü anlatan Saraydan Kız Kaçırma, Caner Akın rejisiyle Süreyya Opera Sahnesi'nde festival takipçilerinin karşısına çıktı.

17. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali 17. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali

Çağdaş bir Pinokyo yorumu

Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali, klasik eserlerin koruyuculuğunu üstlenirken, çağdaş ve dijital çağa ayak uyduran modern dans yapımlarına da geniş yer ayırdı.

Modern Dans Topluluğu İstanbul (MDTist) tarafından sahnelenen “Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar İçin Bir Kukla”, Carlo Collodi’nin klasik masalını teknoloji ve dijitalleşme ekseninde yeniden sorgulayan deneysel tarzıyla festivalin en çok konuşulan işlerinden biri oldu. Eser, İtalyan koreograf Erica Silgoner'in imzasını taşıdı.

Modern dans seçkisinde Koreograf Aslı Öztürk imzalı “Kız Doğdu / III”, kadınların bireysel ve kolektif varoluş süreçlerine odaklandı. Ferhat Güneş’in koreografisini üstlendiği “Hiç Kuş Yok” ise kadına yönelik şiddet konusuna dikkat çekerek toplumsal duyarlılık temalarını sahne ritmiyle buluşturdu.

Eb216964 4312 4182 995A 564A59438551 W-(copy)

Festival, kurumsal iş birlikleri ve uluslararası yarışmalarla genç sanatçılar için de küresel bir vitrin işlevi gördü. Festival çatısı altında düzenlenen 7. İstanbul Uluslararası Bale Yarışması, dünyanın dört bir yanından gelen genç bale sanatçılarını İstanbul’da buluşturarak final ve gala gecesiyle tamamlandı.

Umut Özkan'ın yeni kitabı "Yerel Yönetimler ve Emekliler" okuyucuyla buluştu
Umut Özkan'ın yeni kitabı "Yerel Yönetimler ve Emekliler" okuyucuyla buluştu
İçeriği Görüntüle

Bunun yanı sıra, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin Sedat–Güzin Gürel Sanat ve Bilim Vakfı ortaklığıyla sürdürdüğü Opera Studio İstanbul Projesi kapsamında yetişen genç solistler, “Opera Studio Sezon Finali” konserinde yeteneklerini sergiledi. Çocuklara yönelik hazırlanan ve dünya prömiyerini bu festival kapsamında İstanbul’da yapan “Küçük Prens” Çocuk Operası ise minik sanatseverlerin ilgisiyle karşılaştı.

Programda yer alan “Altın Çağın Kadınları”, “Suleika Lied Akşamı” ve Devlet Çok Sesli Korosu ortaklığında icra edilen “Aurora” konserleri de festivalin müzikal kalitesini taçlandıran diğer etkinlikler oldu.

Muhabir: Ahmet Çağatay Bayraktar