19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla Ankara'da Anıtkabir ziyareti ve Ulus Atatürk Anıtı önünde resmî anma töreni düzenlendi. Türkiye Muharip Gaziler Derneği heyetinin Anıtkabir'e çelenk bırakmasıyla başlayan anma programı, Ulus Zafer Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen törenle devam etti.
Törene; Ankara Vali Yardımcısı Gürkan Demirkale, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Vekilleri, üst düzey askeri ve emniyet yetkilileri, şehit ve gazi derneklerinin temsilcileri, çok sayıda gazi ve vatandaş katıldı.
Ulus'taki program; Ankara Valiliği, Türk Silahlı Kuvvetleri, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Muharip Gaziler Derneği, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği, Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı (EMŞAV), Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) ve Türkiye Emekli Uzman Erbaşlar Derneği (TEMUD) çelenklerinin anıta sunulmasıyla başladı. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla sürdü.
Yumuk: "Malazgirt'ten Kıbrıs'a değişmeyen Türk askerinin ruhudur"
Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı yapan Türkiye Muharip Gaziler Derneği Genel Başkanı Beyazıt Yumuk, gazilerin "Ölürsem şehit, kalırsam gazi" anlayışının temsilcileri olduğunu belirterek vatan savunmasının bir namus meselesi olduğunu kaydetti. Türk askerinin vatan sevgisinin çağlar boyu değişmediğini vurgulayan Yumuk, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Kimi zaman evladınızdan, kimi zaman annenizden, kimi zaman sevdiklerinizden ayrıldınız ama hiçbir zaman vatanınızdan ayrılmadınız. Çünkü sizler biliyordunuz ki vatan varsa biz varız, vatan varsa hepimiz varız. Bayrak varsa biz varız, bağımsızlık varsa biz varız. İşte bu anlayış Malazgirt'ten Çanakkale'ye, Kurtuluş Savaşı'ndan Kıbrıs Barış Harekâtı'na, terörle mücadeleden 15 Temmuz'a kadar değişmeden devam eden Türk askerinin ruhudur. Günümüzde ise silahlar değişti, savaşların şekli değişti ama Türk askerinin vatan sevgisi hiç değişmedi. Çünkü bu milletin tarihinde vatan için fedakârlık vardır, bayrak için mücadele vardır, hürriyet için ölümü göze almak vardır. Ve Mehmet Âkif'in unutulmaz mısrası bu ruhu tek başına anlatır: 'Bir hilâl uğruna, ya Râb, ne güneşler batıyor!'"
"Gazilik makamını en yüce şekilde temsil eden şahsiyet"
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gazilik unvanının tarihsel anlamına işaret eden Yumuk, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gazilik; bayrağın yere düşmemesi için kendini siper etmektir. Ve bu şerefli makamın en büyük temsilcilerinden biri; milletimizin bağımsızlık mücadelesine önderlik eden, Türk ordusunun Başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. O da bu milletin bir evladı olarak cepheden cepheye koştu. Çanakkale'de milletin önünde yürüdü, Sakarya'da ordunun başında savaştı, Büyük Taarruz'la Türk milletinin kaderini değiştiren o büyük yürüyüşü başlattı ve bu mücadelenin sonunda milletimiz tarafından kendisine 'Gazi' ve 'Mareşal' unvanları verildi. Bu nedenle Gazi Mustafa Kemal Atatürk yalnızca bir Başkomutan değil, gazilik makamının Türk milletindeki anlamını, şerefini ve onurunu en yüce şekilde temsil eden eşsiz bir şahsiyettir."
"Bizim karakterimizde teslimiyet yoktur"
Konuşmasının son bölümünde genç nesillere çağrıda bulunan Türkiye Muharip Gaziler Derneği Genel Başkanı Beyazıt Yumuk, emanete sahip çıkılması gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:
"Biz gaziler bugün buradayız ama yarın bu emaneti sizler taşıyacaksınız. İşte bu yüzden sizden tek bir şey istiyoruz. Bayrağınıza, vatanınıza, Cumhuriyetinize sahip çıkın ve unutmayın, bir milletin geçmişine sahip çıkması, geleceğine sahip çıkmasıdır. Biz inanıyoruz ki ay-yıldızlı bayrağımız göklerde dalgalanmaya, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşamaya, Türk milleti hür ve bağımsız olarak var olmaya devam edecektir. Çünkü bizim tarihimizde esaret yoktur. Bizim karakterimizde teslimiyet yoktur ve bunun adı Türk milletidir. Gaziler Günümüz kutlu olsun. Ne mutlu bu vatan için mücadele edenlere, ne mutlu bayrağın gölgesinde özgürce yaşayanlara, Ne mutlu Türk'üm diyene."



