Kuzey Amerika’da düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası’nda heyecan tırmanırken, D Grubu'nda yer alan A Milli Futbol Takımımız turnuvadaki ilk maçına pazar günü TSİ 07.00’de Avustralya karşısında çıkıyor. Tarihindeki üçüncü Dünya Kupası serüvenine hazırlanan ay-yıldızlı ekibin şansını, taktiksel formasyonunu ve şampiyonadaki lojistik krizleri ünlü futbol yorumcusu Gökhan Dinç, Sputnik Türkiye'de yayınlanan "Anlat Bakalım" programında Zeynep Gökalp’e değerlendirdi. Dinç, Montella’nın santrforsuz sistemine ve 48 takımlı yeni formata dair çarpıcı tespitlerde bulundu.
Türkiye, 2002 yılındaki tarihi üçüncülüğün ardından tam 24 yıllık bir aranın ardından yeniden futbolun en büyük vitrini olan Dünya Kupası'na dönüyor. Pazar günü sabahın erken saatlerinde Avustralya ile oynanacak grup açılış müsabakası öncesinde, milli takımdaki son durum, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve Kuzey Amerika kıtasındaki organizasyon eksiklikleri spor kamuoyunun odağına yerleşti.
"Mükemmele takın bir jenerasyonumuz var"
A Milli Takım'ın mevcut oyuncu kalitesini ve enerjisini "kolej takımı havasına" benzeten Gökhan Dinç, takım içindeki yıldız yönetiminin Montella liderliğinde başarıyla yürütüldüğünü ifade etti. Takımın potansiyeline olan inancını vurgulayan Dinç, kadro derinliğini şu sözlerle özetledi:
"İnanılmaz iyi, mükemmele yakın bir jenerasyonumuz var. Fazlamız var ama eksiğimiz yok. Dünya çapında önemli takımlarda sadece oynamakla kalmayıp fark yaratan yıldızlarımız var; Juventus'ta Del Piero'nun koltuğuna oturmuş bir Kenan Yıldız, Real Madrid'in mücevheri Arda Güler, gittiği her takımda kaptanlık yapan Hakan Çalhanoğlu ve Şampiyonlar Ligi'nde mucizeler yaratan bir Uğurcan Çakır... Ben bizim çocuklarımıza çok inanıyorum ve D Grubu'ndan 3'te 3 yaparak çıkabilecek kapasitemiz olduğunu düşünüyorum. Amerika'da yaşayan Türklerin de tribünde inanılmaz bir katkısı olacak."
9 numara krizi ve Montella'nın "sahte 9" planı
Milli takımın turnuva öncesindeki en büyük yapısal eksiğinin klasik bir santrfor (9 numara) bulunmaması olduğunu kaydeden Dinç, İtalyan teknik adam Vincenzo Montella’nın bu duruma hazırlık maçlarında esnek çözümler aradığını belirtti. Dinç, Avustralya karşısında sahaya çıkması beklenen taktiksel dizilişi ve hücum hattını şu şekilde analiz etti:
"Tek eksiğimiz klasik bir 9 numaramızın olmaması. Montella hazırlık maçlarında Deniz Hümmet ve Can Uzun gibi isimleri denedi ama onun ana felsefesi zaten gerçek bir 9 numara olmadan oynamak üzerine kurulu. Grup maçlarında oyun disiplininden vazgeçmediği için Avustralya karşısında en uçta 'sahte 9' olarak yine Kerem Aktürkoğlu'nu göreceğimizi düşünüyorum. Savunma merkezinde ise Merih Demiral ve Abdülkerim Bardakcı ikilisi başlayacaktır, belki bir Ozan Kabak sürprizi gelebilir. Ezbere sayabileceğimiz, birbirine çok uyumlu bir kadromuz var."
"48 takım bir skandaldır, bahis odaklı bir sistem"
FIFA'nın bu turnuvayla birlikte takım sayısını 32'den 48'e yükseltmesini ve şampiyonanın üç ülkeye (ABD, Kanada, Meksika) bölünmesini sert bir dille eleştiren deneyimli yorumcu, yeni formatın futbol kalitesini düşüreceğini iddia etti. Sistem değişikliğinin arkasında ekonomik kaygıların yattığını savunan Dinç, şu ifadeleri kullandı:
"48 takım benim için bir skandaldır ve kötü bir organizasyondur. Bu sistem 'futbolu daha çok izlettirelim' fikrinden ziyade dünya futbolunu saran bahis sektörünün hacmini büyütmekle ilgili; daha fazla maç, daha fazla ülke, daha fazla bahis ve kazanç... Turnuvaya katılan 48 takımdan sadece 16'sı grup aşamasında evine dönecek, gruptan çıkmak nispeten kolaylaştı. Evet, daha fazla maç izleyeceğiz ama son 16 turuna kalabilmek adına takımların oynayacağı mücadeleler son derece kısır, sıkıcı ve 0-0, 1-0 bitmeye aday maçlar olacak. Turnuvanın üç farklı ülkeye bölünmesi de sürekli seyahat getirdiği için futbolun doğasına aykırı."
Dünya Kupası'nda güvenlik ve vize skandalı
Turnuvanın ev sahibi ülkelerinden Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) uyguladığı katı güvenlik prosedürleri ve bürokratik engellerin turnuvaya gölge düşürdüğünü belirten Gökhan Dinç, organizasyonda yaşanan somut skandalları aktardı. FIFA'nın atadığı bir hakemin ülkeye alınmamasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Dinç, sözlerini şöyle tamamladı:
"Kuzey Amerika'da ciddi bir güvenlik krizi yaşanıyor. Belçika milli takımının apronda dedektörlerle aranması, Özbekistan takımının hazırlık maçına gelirken narkotik köpekleriyle çantalarının aranması futbolda yeri olmayan saçmalıklardır. En büyük skandal ise o coğrafyanın en önemli hakemlerinden biri olan, FIFA kokartlı Somalili hakeme ABD'ye giriş vizesi verilmemesidir. FIFA'nın resmi olarak görevlendirdiği bir hakemi, turnuvanın ev sahibi olarak ülkeye almıyorsunuz; bu anlaşılır bir durum değil."



