Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli yayın kuruluşu CNN’in, gizli istihbarat raporlarına aşina üst düzey güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberi, Orta Doğu’daki askeri dengelere dair ezber bozan veriler sundu. Rapora göre, ABD ve İsrail’in ortak hava harekatlarıyla hedef alınan İran ordusu, ilk tahminlerin aksine, saldırıların etkilerini aylar içinde sınırlamayı ve üretim bantlarını yeniden çalıştırmayı başardı.
Ateşkes döneminde üretim yeniden başladı
Kaynaklar, 8 Nisan’da yürürlüğe giren ve altı hafta süren geçici ateşkes döneminde, İran’ın saldırı amaçlı İHA üretim tesislerinin bir kısmını çoktan aktif hale getirdiğini bildirdi. Amerikalı bir yetkili, farklı silah bileşenlerinin üretim takvimleri değişse de mevcut projeksiyonların, İran'ın İHA kapasitesini 6 ay gibi kısa bir sürede tamamen eski haline getirebileceğini gösterdiğini itiraf etti.
Aynı yetkili sahadaki durumu, "İranlılar, istihbarat topluluğunun askeri kapasitenin yeniden inşası için öngördüğü tüm zaman çizelgelerini aştı" sözleriyle özetledi.
Füze kaybı daha fazla İHA ile ikame edilecek
İstihbarat raporlarında, İran’ın İHA üretim hızının bölgesel müttefikler ve Körfez ülkeleri için özel bir tehdit katmanı oluşturduğuna dikkat çekildi. Olası bir yeni savaş dalgasında, füze üretim tesisleri geriletilen Tahran'ın, bu açığı maliyeti düşük ancak tahrip gücü yüksek yoğun İHA saldırılarıyla takviye etmeyi planladığı belirtiliyor. Bu strateji, hem füze hem de kamikaze İHA menzilinde yer alan İsrail ve Körfez hattını doğrudan hedefte tutmaya devam ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, iki ülke arasında savaşı tamamen sonlandıracak kalıcı bir anlaşmaya varılamaması halinde askeri operasyonları yeniden başlatacağını sık sık yineliyor.
Başkan Trump, 19 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, 18 Mayıs Pazartesi günü için planlanan geniş çaplı yeni bir hava harekatını, Körfez ülkelerinden gelen yoğun diplomatik ricalar üzerine "son 1 saat kala" birkaç günlüğüne erteleme kararı aldığını duyurmuştu. Bu durum, Washington’ın her an yeni bir düğmeye basabileceği bir askeri teyakkuz ortamı yaratıyor.
Pekin ve Moskova desteğine dikkat çekildi
İran'ın bu denli hızlı doğrusal toparlanabilmesinin arkasında birkaç kritik faktörün birleşimi yatıyor. Rapora yakın kaynaklar, ABD-İsrail bombardımanlarının tesislerde umulan kalıcı hasarı bırakmamasının yanı sıra Rusya ve Çin'den gelen lojistik ve hammadde akışının hayati rol oynadığını belirtiyor.
İstihbarat kaynakları, Çin'in saldırılar boyunca İran'a balistik füze yapımında kritik öneme sahip teknik bileşenler sağlamaya devam ettiğini aktardı. Her ne kadar bu akışın şu an yürürlükte olan ABD deniz ablukası nedeniyle sekteye uğradığı tahmin edilse de, süreç tedarik zincirini diri tuttu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da geçtiğimiz hafta CBS kanalına verdiği mülakatta, Çin'in İran'a füze bileşenleri sağladığını iddia etmiş ancak detay vermemişti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun ise düzenlediği basın toplantısında iddiaları kesin bir dille reddederek, "Gerçeklere dayanmıyor" açıklamasını yaptı.
Fırlatma rampalarının üçte ikisi sağlam çıktı
Yeni raporlar, nisan ayında yapılan ilk hasar tespit çalışmalarını da revize etti. İlk etapta İran’a ait balistik füze fırlatma rampalarının yaklaşık yarısının hasar görmediği tahmin edilirken, güncel istihbarat bu oranı üçte ikiye (yaklaşık %66) çıkardı. Ateşkes dönemini iyi değerlendiren İran askerlerinin, önceki bombardımanlarda enkaz altında kalan veya korunma amaçlı toprağa gömülen rampaları kazıp çıkararak yeniden ateşleme sistemine dahil ettiği belirlendi.
Ayrıca, ülkenin toplam İHA kapasitesinin yaklaşık yüzde 50'sine tekabül eden binlerce dronun halen depolar silsilesinde bozulmadan durduğu ve Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini tehdit eden kıyı savunma seyir füzelerinin çok büyük bir bölümünün hava saldırılarından etkilenmediği saptandı.
CENTCOM Komutanı ile istihbarat raporları çelişiyor
Ortaya çıkan bu istihbarat verileri, ABD askeri komutasının kamuoyuna ve kongreye sunduğu pembe tablolarla taban tabana zıtlık oluşturdu.
ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, 19 Mayıs'ta Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi'nde verdiği resmi ifadede şu iddialarda bulunmuştu:
"'Destansı Öfke (Epic Fury)' Operasyonu, İran'ın savunma sanayi altyapısının yüzde 90'ını yok edip İran'ın yıllar boyunca kendini toparlayamayacağını garanti altına alırken, balistik füzelerini ve İHA'larını da önemli ölçüde geriletti."
Ancak rapora aşina istihbarat analistleri, eldeki somut verilerin Amiral Cooper’ın tasviriyle hiçbir şekilde uyuşmadığını, saldırıların İran’ın endüstriyel toparlanmasını yıllarca değil, yalnızca birkaç ay geciktirebildiğini vurguladı.




