ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilk turunun tarihi netleşti. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, görüşmelerin 11 Nisan’da Pakistan’ın başkenti İslamabad’da başlayacağını ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in de heyette yer alacağını açıkladı.
Görüşmeler İslamabad’da başlayacak
Beyaz Saray’daki basın brifinginde konuşan Leavitt, geçici ateşkes anlaşmasını da kapsayan görüşmelerde temel başlıkların ele alınacağını belirtti. ABD heyetine Vance’in yanı sıra, Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner’in öncülük edeceğini ifade etti.
Ateşkes süreci ve ilk temaslar
Leavitt, geçici ateşkese giden sürece ilişkin değerlendirmesinde, Tahran yönetiminin başlangıçta sunduğu teklifin kabul edilmediğini, ancak sürenin dolmasına yakın daha farklı bir planla masaya geldiğini savundu. Ateşkes süreçlerinin ilk aşamalarının kırılgan olduğuna dikkat çeken Leavitt, süreci şu sözlerle anlattı:
"İranlılar başlangıçta kabul edilemez 10 maddelik bir plan sunmuştu. Bu plan, Başkan (Donald) Trump ve ekibi tarafından kabul edilmedi. Başkanın belirlediği son tarih yaklaşırken rejim gerçeği kabul ederek daha makul ve tamamen farklı bir plan sundu. Başkan, yeni ve değiştirilmiş planın müzakere için uygulanabilir bir temel olduğuna karar verdi ve bunu kendi 15 maddelik önerimizle uyumlu hale getirdi."
ABD’nin geçici ateşkesin tüm taraflarca uygulanmasını istediğini belirten Leavitt, bu süreçte İsrail ile koordinasyon içinde olduklarını da söyledi.
Nükleer program “kırmızı çizgi”
Washington yönetiminin İran politikasındaki temel çizgilerin değişmediğini vurgulayan Leavitt, özellikle uranyum zenginleştirme konusunun kırmızı çizgi olmaya devam ettiğini ifade etti. İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağını dile getiren Leavitt, zenginleştirilmiş uranyumun teslim edilmesi konusunun da müzakerelerde öncelikli başlıklardan biri olacağını öne sürdü.
Hürmüz Boğazı vurgusu
Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasının ABD açısından kritik önemde olduğunu belirten Leavitt, bu konuda herhangi bir kısıtlamayı kabul etmeyeceklerini söyledi. Müzakerelerin iki hafta boyunca kapalı kapılar ardında sürdürüleceğini ifade eden Leavitt, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Hürmüz Boğazı herhangi bir kısıtlama olmaksızın açık kaldığı sürece, müzakereler önümüzdeki iki hafta boyunca kapalı kapılar ardında yürütülecektir."
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının ardından İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapattığına dair haberleri de değerlendiren Leavitt, "Ben kürsüye çıkmadan önce Başkan bu konuda bilgilendirildi. Bu kesinlikle kabul edilemez. Başkan Trump’ın önceliği Hürmüz Boğazı’nın derhal açılmasıdır." ifadelerini kullandı. Daha sonra Trump’a boğazın yeniden açıldığı bilgisinin iletildiğini, ancak gelişmelerin temkinli şekilde takip edildiğini aktardı.
Lübnan anlaşmaya dahil değil
Leavitt ayrıca Lübnan’ın söz konusu geçici ateşkes anlaşmasına dahil olmadığını belirterek, "Lübnan bu anlaşmanın bir parçası değildi ve bunu tüm taraflar biliyordu. Bu konunun, Başkan Trump ile (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu ve ilgili tüm taraflar arasında ele alınacağına eminim ancak şu anda bu, ateşkes anlaşmasının bir parçası değil." dedi.
NATO sorusuna yanıt
Öte yandan NATO tartışmalarına da değinen Leavitt, Trump’ın bu konuyu daha önce gündeme getirdiğini hatırlatarak, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yapılacak görüşmede başlığın yeniden ele alınabileceğini söyledi.
İran halkına mesaj
Brifing sırasında söz alan İranlı bir gazetecinin, İran halkına yönelik mesaj sorusunu da yanıtlayan Leavitt, ABD’nin hedefinin İran halkı değil, tehdit olarak gördüğü yönetim olduğunu ifade etti. Bu kapsamda Washington’ın İran halkının refahını desteklediğini dile getirdi.




