TBMM Genel Kurulunda kabul edilen yeni kanun teklifiyle birlikte trafik mevzuatında önemli değişikliklere gidildi. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, aday sürücülük hükümleri ve ehliyet iptal kriterleri baştan yazıldı. Yapılan değişiklikler kapsamında ilk defa sürücü belgesi alanlar ile herhangi bir nedenle ehliyeti iptal edilip yeniden belge almaya hak kazanan kişiler, belgenin alındığı tarihten itibaren 2 yıl süreyle aday sürücü olarak kabul edilecek.

İptal şartları ağırlaştı
Aday sürücülük süresi boyunca trafik kurallarının ihlal edilmesine yönelik yaptırımlar da oldukça sertleştirildi. Adaylık süresi içerisinde sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren bir kuralın ihlal edilmesi, toplamda 75 ceza puanının aşılması, araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü araç kullanıldığının tespit edilmesi veya dönüş kuralları, yayalara ilk geçiş hakkı verilmesi ile koruyucu sistem kullanma zorunluluğunun 3 kez ihlal edilmesi durumunda sürücü belgesi trafik zabıtası tarafından doğrudan iptal edilecek.
Yeniden ehliyet alımı için psikiyatri uzmanı muayenesi gerekecek
Ehliyeti iptal edilen kişilerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri ise belirli şartlara bağlandı. Sürücü kurslarına yeniden devam edip sınavlarda başarılı olması gereken kişilerin eğitime başlayabilmesi için öncelikle psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinden sürücülüğe engel durumları bulunmadığına dair belge almaları, kesilen idari para cezalarının tamamını ödemiş olmaları ve yasal bekleme sürelerini tamamlamış olmaları şart koşuluyor.
Kabul edilen kanun teklifiyle trafikteki düzenlemelerin yanı sıra farklı alanlarda da yeni kararlar yasalaştı. Cumhurbaşkanı kararına tabi bazı kamu görevlerinden memur kadrolarına atanabilmek için aranan hizmet süresi 5 yıldan 10 yıla çıkarılırken, nükleer enerji santrali yatırımlarına ilişkin yapılan tüm sözleşme ve işlemlere damga vergisi istisnası sağlandı. Ayrıca sivil havacılık alanında kazaya uğrayan veya tehlikede olan hava araçlarına yardım konusunda kolluk kuvvetleri ve yetkili mercilere yasal sorumluluk yüklendi.


