Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, katıldığı Sözcü TV YouTube yayınında gazeteci İpek Özbey’in sorularını yanıtlayarak gündeme, siyasi dengelere ve toplumsal yapıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

CHP Ceyhan İlçe Yönetimi toplu istifayla YENİ Parti'ye katıldı
CHP Ceyhan İlçe Yönetimi toplu istifayla YENİ Parti'ye katıldı
İçeriği Görüntüle

"Erdoğan yeniden aday olmayabilir, AKP içindeki mücadele sertleşir"

Siyasetteki gelecek senaryoları ve iktidar blokundaki duruma değinen Kemal Okuyan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden aday olmama ihtimalini değerlendirdi:

"Erdoğan yeniden aday olmayabilir, olamayabilir. Daha bir buçuk yıl var. Bir dizi nedenle. Erdoğan’ın aday olmadığı bir AKP’nin yeni bir aday yaratabilme yeteneği giderek zayıflıyor; çünkü yeni bir adayın AKP açısından topluma sunulması için Erdoğan’ın aday olması gerekir. Erdoğan birisine işaret etmeden AKP’de şu anda sürmekte olan kavga daha sertleşir. Siyasette boşluk olmaz. Türkiye önemli bir ülke. 25 yıl önce AKP’yi iktidara getiren güçler başka bir alternatife yönelebilirler. AKP güçlü olduğu bir dönemde aslında çok zayıf ve kırılgan bir döneme giriyor, bunu unutmamak gerekiyor."

"Toplumun kendi iradesini eline alması gerekiyor"

Siyasal sistem ve toplumun kurtarıcı arayışı üzerine gelen soruyu yanıtlayan Okuyan, örgütsüz toplum yapısının lider kültünü beslediğini belirtti. Solun seçim başarıları ve yoksulluk ilişkisine değinen TKP Genel Sekreteri, şu ifadeleri kullandı:

*"Örgütsüz toplumlar bireylere daha fazla bel bağlıyorlar; çünkü örgütlü toplum birlikte hareket etmenin ne kadar kuvvet getirdiğini ve sonuç alıcı olduğunu bilir. Başkanlık sistemi toplumların çıkarına tamamen aykırı bir sistemdir. Meclis, insanların ortak iradelerini temsil eden bir yetkili organ. Ancak bizdeki siyasi partilerde lider kültü var.

Türkiye’nin kaymağını yiyen bir yüzde 1 var ve o yüzde 1’in tamamen aşağı ittiği bir yüzde 60 var ve giderek yoksullaşıyor. AKP’nin 25 yıllık başarı öyküsü bu sistemin ihtiyaçlarına yanıt vermekle ilgilidir. Kahramanların dışında bu toplumun kendi iradesini eline alması gerekiyor."*

Anti-komünizm söylemlerinin küresel ve yerel siyasette yeniden kullanımı üzerine konuşan Okuyan, mevcut toplumsal sistemin alternatifine vurgu yaptı:

"Dünyada bu kadar bitti denilip hâlâ bu kadar uğraşılan başka bir siyaset var mı? Yalnızca Trump uğraşmıyor ki. Erdoğan da sıkışınca arada ‘Bunlar komünist’ diyor. Toplumsal adaletsizlik siyaset alanından bürokrasiye çok geniş bir kesimin nemalandığı bir sistem. Bu dünyada böyle bir sistem var ve bu sistemi tehdit eden tek ideoloji komünizm. Çünkü diğerleri bu sistemin içerisinde bir arayış içerisinde hep."

"Sosyal demokrasi sağa zemin hazırladı"

Sosyal demokrasinin Avrupa ve Türkiye'deki tarihsel rolünü eleştiren Okuyan, kalıcı refah için sermaye yapısına müdahale edilmesi gerektiğini savundu:

"Adalet diyorlar, bölüşümde iyileştirme diyorlar; biz iddia ediyoruz ki bugünkü toplumsal sistemde hiçbir şeyi iyileştiremezler. Eğer siz ülkenin bütün kaynaklarına el koymuş olan sermaye sınıfının elinde biriken zenginliğe el koymazsanız, bu halka sözünü ettiğiniz refahı veremezsiniz. Sosyal demokrasi bütün Avrupa’daki örneklerde sağa zemin hazırladı hep ve hiçbir şey değişmedi. O yüzden ben de derim ki sosyal demokrasi mi kaldı?"

"Etnisiteler üzerinden ittifak Türkiye Cumhuriyeti’ne nokta koymaktır"

Yeni anayasa tartışmaları, dış politika ve yürütülen siyasi süreçlere de değinen Okuyan, değerlendirmelerini şöyle tamamladı:

"AKP hiçbir şeyi çözemez, bu çok net. Ama bu sürecin bağlandığı başka olgular var; yeni anayasa. Türk-Kürt ittifakı, hatta Türk-Kürt-Arap ittifakı söylemleri etnisiteler üzerinden bir ittifaktır ve aslında Türkiye Cumhuriyeti’ne nokta koymaktır. Milliyetçiliğin her türü tehlikelidir. Doğrultuya bakmak gerekiyor. Halkçı bir iktidar bu ülkenin güvenliğini sağlar. Halkına güvenmeyen bir iktidar bu ülkenin güvenliğini sağlayamaz."

Kaynak: Anka Haber Ajansı