Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 27 Şubat 2025’te sabaha karşı evi basılarak gözaltına alınan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, bugün ilk kez hâkim karşısına çıktı.
13 Kişi Tutuklanmıştı, 26 Kişilik İddianame Kabul Edildi
Soruşturma kapsamında aralarında Köseler'in de bulunduğu 13 kişi tutuklanmış, toplamda 26 şüpheli hakkında "ihaleye fesat karıştırma", "görevi kötüye kullanma" ve "örgütlü suç" gibi çeşitli suçlamalarla iddianame hazırlanmıştı.
İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, sanıklar hakkında 17 yıl 6 aydan 67 yıl 3 aya kadar hapis cezası isteniyor.
İlk Duruşma Konferans Salonunda Yapılıyor
183 gün sonra bugün ilk kez hâkim karşısına çıkan Alaattin Köseler ve bazı tutuklu sanıklar, cezaevinden getirildi. Diğer bazı tutuklular ise SEGBİS üzerinden duruşmaya katıldı. Duruşma, İstanbul Anadolu Adliyesi içinde bulunan Hakan Kılıç Konferans Salonu’nda gerçekleştiriliyor.
Duruşmayı; sanık yakınlarının yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek ve çok sayıda siyasi isim ve avukat takip ediyor.
Köseler, duruşma salonuna jandarma eşliğinde, kelepçesiz olarak getirildi. Girişte alkışlarla karşılanan Köseler için mahkeme başkanı, salonu uyardı.
Daha sonra savunmasını gerçekleştirmek üzere kürsüye çağırılan Köseler, özetle şunları söyledi:
“Hakkımdaki iddianameyi 119 gün sonra okuyabildim. Belediye Başkanı olduktan sonra kimseye önyargılı yaklaşmadım. Müdürleri 4-5 ay boyunca izledim, yaptıkları çalışmaları değerlendirdim ve görev değişikliklerini bu gözlemler sonucunda yaptım.
Beykoz’da siyasi görüşü en sağdan en sola herkesin belediye başkanı olarak görev yaptım.
Seçim çalışmalarında Metin Ülgey, şoförlük yapan bir arkadaşımızdı. Veli Gümüş ise seçim sürecinde bize yardımcı olan, birlikte yol yürüdüğümüz bir arkadaşımızdı. Bu seçimde inanan sayısı çok azdı, fark ise çok büyüktü. Böyle zorlu bir süreçten geçtik.
Burada şunu özellikle belirtmek istiyorum: İfadelerde yönlendirme söz konusudur ve bu doğru değildir. Hakkımda ifade veren kişi, ‘Ben bu şahıslarla aynı ortamda hiç bulunmadım’ diyor. Bu kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. Kendini gizleme çabası içindedir.
“Veli Gümüş’ün Özel Kalem Müdürü Olması İçin Benden Ricada Bulundular”
Örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Veli Gümüş’ün özel kalem müdürü olması için benden ricada bulundular. ‘Genç bir arkadaş kazandıralım’ dediler, ben de kabul ettim ve müdür oldu. Diğer örgüt yöneticisi olarak gösterilen özel kalem personeli Metin Ülgey ise Ataşehir Belediyesi’nde hiç görev yapmadı. İhale firmalarıyla nasıl tanışmış olabilirler? İhale süreçlerine hiçbir şekilde etkim olmadı, gerçekten de olmadı. İşleyiş bellidir. Burada 'iftira at, izi kalsın' anlayışıyla hareket edildiğini görüyoruz.
“Bu İddianameyi Yazanın Hiç Mi Vicdanı Yok?”
İddianamede ifade veren kişinin ihalelerin bir kısmında yetkili olduğu, diğer kısmından ise sorumlu olmadığı iddia ediliyor. Bu çelişki başka bir niyeti ortaya koyuyor. Soruyorum: Bu iddianameyi hazırlayanın hiç mi vicdanı yok?
“Beykoz Belediyesi’nde İhale Yapan Kişilerin Tape Kayıtlarının İncelenmesini İstiyorum”
Ben Vatan Emniyet’te 96 saat insanlık dışı muameleye maruz kaldım. 12 metrekarelik bir alanda kalıyoruz. Vatan Emniyet’te sağlıklı bir insan 4 saatten fazla dayanamaz. Orada yaşananları anlatmam mümkün değil; oksijen yok, ayakta durmak dahi imkânsız. Bu koşullar insanlık dışıdır.
Sayın Savcı, bu iddianame hangi vicdanla yazıldı? Bu dosyada görülmeyen bir kurgu var. Burada bulunma sebebim, iddianamede yazılı gerekçeler dışında başka nedenlere dayanıyor. Benim içeride kalmamdan kim, hangi firmalar faydalanıyor?
Beykoz Belediyesi’nde ihale yapan kişilerin tape kayıtlarının incelenmesini istiyorum. Dosyası eksik olan hiçbir ihalenin geriye dönük ödemesi yapılmayacak. Buna rağmen, dosyası eksik ihalelerde paralarını alamayan kişilerin konuştuğunu görüyoruz. Hatta bazıları iki kez ifade vermiş. Peki, bu kişileri ikinci kez ifadeye kim çağırıyor?
Ahmet Furkan Özten’in dört telefonu olduğu dosyada açıkça görülüyor. Ayrıca bir firma adına teklif verdiğini de öğrendim. Bu firma ve bu kişinin mutlaka geriye dönük araştırılması gerekiyor. Aynı şekilde, Ömercan Emre Altay isimli şahıstan da bahsediliyor; ancak ben kendisini tanımıyorum..."
Ardından ise dosyadaki şüpheli sıfatıyla yer alan isimlerin avukatları tarafından Köseler'e doğrudan soru yöneltildi.



