Almanya Federal Konseyi (Bundesrat), İsrail’in devlet olarak varlığının inkar edilmesini ve İsrail Devleti’nin kaldırılmasına yönelik çağrıları belirli koşullarda cezai yaptırım kapsamına almayı amaçlayan yasa teklifine onay verdi. Hessen eyaletinin hazırladığı düzenleme, eyalet temsilcilerinin çoğunluğunun desteğiyle Konsey’den geçti.

Yasa teklifi Federal Meclis’te görüşülecek

Berlin’de yapılan Federal Konseyin 1067. Genel Kurul toplantısında ele alınan düzenleme, eyaletlerin desteğiyle kabul edildi. Yasa teklifinin, yaz tatilinin sona ermesinin ardından Almanya Federal Meclisi’nin gündemine taşınması planlanıyor.

Düzenlemeyle birlikte, İsrail’in var olma hakkını açık şekilde reddeden veya İsrail Devleti’nin sona erdirilmesi yönünde çağrıda bulunan bazı açıklamalar için cezai işlem uygulanabilmesinin yolu açılacak.

Antisemitik şiddeti teşvik eden ifadeler cezalandırılabilecek

Tasarı kapsamında, kamuya açık ortamlarda ya da toplantılarda İsrail’in varlığını reddeden veya ülkenin ortadan kaldırılması çağrısı yapan kişilere yönelik yaptırım uygulanması öngörülüyor.

Trump’tan NATO Zirvesi mesajı: “Bu son derece başarılı bir zirveydi”
Trump’tan NATO Zirvesi mesajı: “Bu son derece başarılı bir zirveydi”
İçeriği Görüntüle

Söz konusu ifadelerin antisemitik nitelikte şiddet eylemlerini veya keyfi uygulamaları teşvik edebilecek özellik taşıması halinde, kişilere 5 yıla kadar hapis cezası ya da para cezası verilebilecek. Düzenlemenin yasalaşması için Federal Meclis’te de kabul edilmesi gerekiyor.

İfade özgürlüğü konusunda hukuki tartışmalar devam ediyor

Hessen Eyaleti Adalet Bakanı Christian Heinz, hazırlanan düzenlemenin İsrail hükümetinin politikalarına yönelik eleştirileri sınırlandırmayı amaçlamadığını söyledi. Heinz, yasa teklifinin Almanya’daki Yahudi toplumunun ve Yahudi yaşamının korunmasına katkı sağlaması amacıyla hazırlandığını belirtti.

Buna karşın Federal Meclis Bilimsel Hizmetleri tarafından hazırlanan hukuki incelemede, belirli bir düşünceyi hedef alan özel bir ceza düzenlemesinin Anayasa tarafından korunan ifade özgürlüğüyle bağdaşmasının tartışmalı olabileceği ifade edildi. Değerlendirmede, düzenlemenin temel haklar bakımından ayrıntılı bir hukuki değerlendirmeye ihtiyaç duyabileceği kaydedildi.

Kaynak: Haber Merkezi