İSTANBUL (AA) - "Anasır-ı Erbaa Hüsn-i Hat Sergisi" İstanbul Tasarım Merkezinde sanatseverlerle buluştu.

Hattat Abdullah Gün ve talebelerinin, insanın özünde gizli dört unsur olan hava, su, ateş ve toprak temalı çalışmalarının yer aldığı serginin açılışında, eserleri sergilenen 11 sanatçı için icazet töreni de yapıldı.

İstanbul Tasarım Merkezi Genel Koordinatörü Melek Ebrar Akpınar, açılış öncesi AA muhabirine yaptığı açıklamada, coğrafyanın birleştirici gücü olan sanatın, hem göze hem gönle hitap ettiğini, ayrıca medeniyet tasavvurunu geleceğe taşımanın da en güzel aracısı olduğunu söyledi.

Türkiye Diyanet Vakfı, Zimbabve'de vekalet yoluyla kurban kesimine başladı Türkiye Diyanet Vakfı, Zimbabve'de vekalet yoluyla kurban kesimine başladı

Tarihi Özbekler Tekkesi'nde faaliyet gösteren İstanbul Tasarım Merkezinde geleneksel ve modern sanat eğitimlerinin devam ettiğini dile getiren Akpınar, "Modern tasarım sanatlarının yanı sıra insan ruhuna hitap eden hüsn-i hat, tezhip, minyatür ve ebru gibi geleneksel sanatlarda da usta-çırak ilişkisi içerisinde katılımcılar yetiştirmeyi hedefliyoruz." dedi.

Akpınar, hüsn-i hat sanatının köklü bir geleneğe sahip olduğunu, sergide de geçmişten bugüne köprü kurulmasına vesile olan değerli sanatçıların eserlerinin yer aldığını vurgulayarak şunları kaydetti:

"Anasır-ı Erbaa hava, su, ateş ve toprak olmak üzere insanın özünde gizli dört unsurdan ibarettir. Dört unsur dengelenirse kalp, özünü bulur, anasırı erbaadan arınır, arınan kalp ise ruhuna ulaşır. Kalp, ruhuna ulaşırsa hemhal olur. İşte burada meşk olur. Hikmet ise dengeyi kurabilmektedir. Kainatın sırrı orada gizlidir. İnsana severken meşk etmeyi, meşk ederken sabretmeyi öğreten Hüsn-i hat sanatı, bu kez sergide bulunan eserleriyle hava, su, ateş ve topraktan nasıl ibret alacağımızı gözler önüne sermektedir."

- Hasan Çelebi video konferans yöntemiyle katıldı

Açılış ve icazet törenine, ünlü hattatların yanı sıra dünyada reis-ül hattatin yani hattatların reisi kabul edilen Hasan Çelebi de canlı yayınla katıldı.

Sağlık durumu dolayısıyla sergiye katılamayan Çelebi, eserleri katalogdan incelediğini belirterek, sanatçılara teşekkür etti.

Çelebi, yapılan işlerin hepsinin takdire şayan olduğunu dile getirerek, geçmişte geleneksel sanat çalışmalarının ve sergilerinin çeşitli zorluklarla yapılabildiğini bugün ise çok sayıda hattatın çok başarılı işlere imza attığını aktardı.

- Necip Fazıl'ın şiiri ve Mevlana'nın öğütleri de sergide

Törende konuşma yapan hattat Abdullah Gün, 15 talebesinin 54 eserinin yanı sıra 11 sanatçının icazet eserlerinin de sergide yer aldığını kaydetti.

Sergiyi hazırlamak için 5 aylık hızlı ve zorluk bir süreçten geçtiklerini aktaran Gün, "Elhamdülillah 54 eser çıkardık, 11 de icazet eserimiz oldu. Hamdolsun bereketli oldu." şeklinde konuştu.

Hattat Gün, Kur'an-ı Kerim ayetlerindeki anlamlara göre tasarlanmış eserlerin yanı sıra Necip Fazıl Kısakürek'in "Canım İstanbul" şiirinin ve Mevlana'nın öğütlerinin yazdığı eserlerin de sergide yer aldığını vurguladı.

Hattat Fuat Başar, İstanbul'da 1960'lı yıllarda tezhip sanatçısı Bülent Çöllü'nün ev sahipliğinde bir araya geldiklerini ve en kalabalık meclislerinin 14 kişi olduğunu söyleyerek, şu bilgileri verdi:

"Yazıyla ilgilenen 14 kişi vardı ve işin üzücü tarafı Arapça ve Osmanlı Türkçesi yazı, kanunen yasaktı. Kaçak göçek her an mahkemeye çıkarılma endişesiyle uğraşıyorduk. O zamanlar bütün arkadaşlarımızın bu sanatı devam ettireceklerine inancım tam olmakla beraber çevremdekilere 'Arkadaşlar çalışın, çabalayın, bu yasaklar kalkar. Bir geçiş köprüsüsünüz, yarın Türk İslam sanatları üniversitelerde kürsülere kavuşacak.' derdim. O zaman kim inanır böyle bir şeye? Bugün şükür kürsülere kavuştu, üniversitelerde bölümleri var." değerlendirmesini yaptı.

- "Gazze'de tarif edilemez çileler söz konusu"

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüsrev Subaşı da İstanbul'da hacıların ağırlandığı manevi merkezlerden biri olan tarihi Özbekler Tekkesi'nin sergi mekanı olduğuna işaret etti.

Dünyanın Gazze ile bir imtihandan geçtiğini aktaran Subaşı, tarif edilemez çilelerin söz konusu olduğunun altını çizerek, sonunun güzel olması temennisinde bulundu.

Şubaşı, hattatların vav harflerinin kürek vazifesi gördüğü "Amentü Gemisi" temalı eserlerde Hz. Nuh'a göndermeler bulunduğunu belirterek, "Daima Nuh'lar ve Nuh'la mücadele edenler vardır. Mühim olan sağlam bir geminin içerisinde olmaktır. Allah, bizi onun dışında bırakmasın." dedi.

Hattat Savaş Çevik ise açılışa çok sayıda kişinin ilgi göstermesinden duyduğu mutluluğa dikkati çekerek, "Tahmin ediyorum ki şu an bugün İstanbul'un başka bir yerinde geleneksel sanatlarla ilgili bir sergi, etkinlik, konferans herhangi bir şey mutlaka vardır. Bu son derece memnun edici bir şey." ifadelerini kullandı.

Geleneksel sanatların geniş bir kesim tarafından kabul gördüğünün altını çizen Çevik, "Şuna inanıyorum ki bugün artık eskileri aratmayacak derecede sanatkarlarımız yetişmiştir, yetişmeye de devam ediyor." diye konuştu.

- Hattatlar icazet eserleriyle fotoğraf çektirdi

Konuşmaların ardından icazet alan hüsn-i hat sanatçıları ve aileleri, sahnede fotoğraf çektirdi.

Geleneksel sanatlar dünyasından pek çok kişinin yanı sıra sanatçıların ve ailelerinin de katıldığı törende, tekkenin iç merdivenlerinde kurdele kesilerek sergi açılışı yapıldı. Daha sonra katılımcılar sergiyi gezerek eserleri inceledi.

Sergide Abdullah Gün ile öğrencileri Abdullah Rüştü Kişi, Abdurrahman Şişman, Aslıhan Varol, Esra Şişman, Fatma Altay Gürtan, Fatma Hüsna Koç, Funda Gülümseyen, İsmail Durak Ünlü, Nebahat Erkesim, Semra Arvas, Taner Kaygısız, Ümmühan Yıldırım, Zeynep Güler, Zeynep Kakı ve Zeynep Mola'nın eserleri yer alıyor.

Toplam 65 eserin yer aldığı sergi, 14 Haziran'a kadar görülebilecek.

Kaynak: aa