Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) gerçekleştirilen ve 1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan muayene katılım payı düzenlemelerine hekim örgütlerinden sert tepki geldi. Ankara Tabip Odası, yazılı bir açıklama yaparak yeni fiyat tarifesini paylaştı ve bütçe yükünün vatandaşa yıkıldığını savundu.

"Birinci basamak teşviki görünürde kalıyor, hastaneler zamlanıyor"

Ankara Tabip Odası, SUT'un 1.8.1 numaralı maddesinde yapılan değişiklikle birinci basamak sağlık hizmeti sunucularında gerçekleştirilen hekim ve diş hekimi muayenelerinden katılım payı alınmayacağı, aile hekimlerinin sevkiyle üst basamak sağlık kuruluşlarına başvuran yurttaşların ise muayene katılım paylarının yüzde 50 indirimli tahsil edileceğinin düzenlendiğini hatırlattı.

Düzenlemenin bu yönüyle lanse edilerek arka plandaki büyük zamların gizlenmeye çalışıldığını öne süren oda, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Kamuoyuna 'olumlu' bir gelişme olarak sunulan bu düzenlemenin esas sonucu, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinde cepten sağlık harcamalarının artırılması olacaktır. 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan düzenleme büyük ölçüde tekrarlanmış, asıl değişiklik ise ikinci ve üçüncü basamak kamu, üniversite ve özel sağlık kuruluşlarındaki muayene katılım paylarının ciddi oranlarda artırılması olmuştur."

Açıklamada, yürürlüğe giren yeni fiyat tarifesi ve eski rakamlar şu verilerle aktarıldı:

  • İkinci Basamak Resmi Sağlık Hizmeti Sunucuları (Devlet Hastaneleri): Muayene katılım payı 26 liradan 50 liraya yükseltildi.

  • Eğitim ve Araştırma Hastaneleri, 3. Basamak Devlet ve Devlet Üniversitesi Hastaneleri: Katılım payı 26 liradan 90 liraya çıkarıldı.

  • Vakıf Üniversitesi Hastaneleri: Giriş ücretleri doğrudan 100 lira olarak belirlendi.

  • Özel Sağlık Kuruluşları (İkinci ve Üçüncü Basamak): Katılım payı 60 liradan 100 liraya yükseltildi.

"Çözüm mali cezalar değil, kamusal sağlık politikaları"

Hastanelerdeki yığılmaların ve uzayan randevu kuyruklarının sebebinin vatandaşlar olmadığını; sorunun performans bazlı piyasa sisteminden kaynaklandığını vurgulayan Ankara Tabip Odası, sistem eleştirisinde bulundu:

Ankara dahil 23 ilde dolandırıcılık operasyonu: 307 gözaltı
Ankara dahil 23 ilde dolandırıcılık operasyonu: 307 gözaltı
İçeriği Görüntüle

"Yıllardır ifade ettiğimiz gibi sağlık sisteminde çözüm, hastaların başvurusunu mali ödül/ceza mekanizmaları ile azaltmaya çalışmak olmamalıdır. Bugün hastanelerde yaşanan yoğunlukların, uzun randevu sürelerinin ve tetkik kuyruklarının nedeni, birinci basamağı güçlendirmeyen, koruyucu sağlık hizmetlerini geri plana atan ve sağlık hizmetini performans ve piyasa mekanizmaları üzerinden düzenleyen politikalardır."

Aile sağlığı merkezlerinin (ASM) personel eksikliği, fiziki altyapı yetersizliği ve ağır iş yükü gibi kronikleşmiş yapısal sorunları çözülmeden sadece mali cezalar veya teşviklerle yönlendirme sistemi (sevk zinciri) kurulamayacağını savunan oda, "Hangi gerekçe ile olursa olsun aile hekimlerinin üzerinde performans baskısı yaratacak düzenlemelere son verilmelidir" çağrısını yineledi.

"Hastayı müşteri konumuna iten uygulamalardan vazgeçilmeli"

Açıklamanın son bölümünde Sağlık Bakanlığı ve karar alıcı mekanizmalara seslenilerek, başta Türk Tabipleri Birliği ve yerel tabip odaları olmak üzere sağlık emek ve meslek örgütlerinin sesine kulak verilmesi gerektiği belirtildi.

Bildiride "Sağlık hizmetleri kamusal bir sorumluluk olarak ele alınmalı; sağlık çalışanlarının emeğini değersizleştiren, hastayı müşteri konumuna iten uygulamalardan vazgeçilmelidir. Ücretsiz, nitelikli ve eşit sağlık hizmeti mümkündür ve ülkemizde gerekli kaynak bulunmaktadır" ifadeleri yer aldı.

Kaynak: Anka Haber Ajansı