2019 yılı boyunca tüm atölyelere katılım ücretsiz
Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı, etkinliğe muhtaç yoksul çocuklar ve sanatçılara destek için 2019 yılı boyunca ücretsiz hizmet vermek için kapılarını araladı. Vakfın kurucusu Emrah İncili, vakıf bünyesindeki 12 topluluk ile yılda 1000 çocuk ve 100 sanatçıya ulaşmayı hedefliyor
NAZ AKMAN - Geçtiğimiz yıl proje temelleri atılan ve Mart ayında resmi olarak kurulan Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı, sosyal imkanları sınırlı çocuklara fırsat eşitliği sunma ve sanatsal anlamda yeterli imkana erişemeyenleri kucaklamak için kolları sıvadı. Temel amacı maddi imkanı olmayan çocuklara sosyal, kültürel ve sanatsal aktiviteler, genç sanatçılara ise performansını ve eserlerini sergileyecek alan sunmak olan Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı’nın işleyişini ve çalışmalarını vakfın kurucusu Emrah İncili ile konuştuk.
ODTÜ Sosyoloji Bölümü, Ankara Üniversitesi İnsan Kaynakları ve Kariyer Danışmanlık alanlarında uzmanlaşan ve Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Canlar Boru firmasının sahibi Emrah İncili (40), üniversiteden bu yana hayalini kurduğu sanat merkezini hayata geçirdi. İncili, çocukluğundan bu yana baba mesleğini de sürdürerek erken yaşlarda ticarete atılan genç girişimcilerden. Henüz üniversitede okurken sanat merkezi hayali kuran İncili, yönettiği fabrikadaki işçileri de hayaline ortak ederek çocuklara etkinlik hizmeti sunan bir merkez açtı.
Vakıf, sanatsal faaliyetler aracılığıyla sağladığı fonla, sosyal imkanı sınırlı ailelerin çocuklarına yönelik eğitim ve sosyal sorumluluk projeleri geliştirmeyi amaçlıyor. Vakfa katılan gönüllü 40 eğitmen, yıl boyunca gerek çocuklara gerekse yetişkinlere çok sayıda ücretsiz atölye imkanı sunuyor. Herhangi bir maddi destek sunmayan ve maddi bağış kabul etmeyen vakfın en önemli özelliği “etkinlik fabrikası” sloganıyla (mottosuyla) yola çıkması.
İşçi çocuklarına sosyal destek
Emrah İncili hayalini gerçekleştirdiği vakfın kuruluş öyküsünü şöyle anlatıyor:
“Ticaret yapmak baba mesleğimizdi. Dolayısıyla çocukluğumdan bu yana ticaretin içinde büyüdüm diyebilirim. Üniversitede okurken gelecekte yine ticaretle uğraşmak yerine bir sanat merkezi açarak, sanatçı yetiştirmeyi hayal ediyordum. Ancak koşulların değişmesinden kaynaklı bu hayalimin gerçekleşme ihtimalinin bile elit bir hayal olduğunu fark ettim. Sanat merkezi açmak ve orada sadece sanatçılara ve sanat izleyicilerine hitap etmek açıkçası çok lüks bir hizmet olacaktı ve belli bir sınıfa hitap edecektim. Bunun yerine sosyal imkanı olmayan ancak her çocuğun aslında temel hakkı olan bir hizmeti hayata geçirmenin daha faydalı olacağına karar verdim. Sincan’daki fabrikada çalışan işçilerimin çocuklarına da dokunacak bir vakıf kurdum. Ankara’daki organize sanayi bölgelerinde çalışan işçilerimizin çocuklarını bu vakıf aracılığıyla bir araya getirip, evrensel insani değerler, sosyal becerilerin geliştirilmesi, sanatsal bakış açılarının sunulması, Cumhuriyet, Atatürk ve ilkeleri gibi pek çok vizyonu aşılamak istedim. Dolayısıyla bu vakfın kapıları, işçi çalıştıran potansiyel etkinlik hizmeti vereceğimiz kişilere daima açık olacak. Henüz yeni kurulduk ve 2019 yılını tanıtım yılımız ilan ettik. Çocuklara ve yetişkinlere verdiğimiz atölye çalışmalarından, vakıfta yer alan sergi salonumuz, spor kompleksimiz gibi alanların kullanımından ücret talep etmiyoruz. Maddi destek sunmuyor ve maddi bağış kabul etmiyoruz. Sürdürülebilir sosyal, sanatsal ve kültürel etkinliklerin adresi yani etkinlik fabrikası olmak istiyoruz.”
“Karanlığa küfredip durmanın anlamı yok, bir mum yakmak gerekiyor” diyen İncili, vakfı 12 topluluğa ayırdıklarını ve her topluluğun başkanının üreteceği projelerle binlerce çocuğa ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti. İncili topluluklar ve etkinlikler hakkında ise şöyle bilgiler verdi:
“Hedef yılda 1000 çocuğa etkinlik, 100 sanatçıya ise destek sağlamak. Bu kapsamda 12 topluluk kurduk. Bilim ve teknoloji, edebiyat, sinema ve tiyatro, martı seramik ve el sanatları, engelsiz gökyüzü, fotoğrafçılık, dans, sosyal bilimler ve doğa kulüpleri gibi her çocuğun ilgi ve becerisine hitap edebilecek topluluklar oluşturduk. Bu topluluklar hem yetişkin hem de çocuklarımıza etkinlik planlayacak. Vakıfta her gün mutlaka bir etkinlik gerçekleşecek. Topluluklarımız 30-40 kişi kapasiteli olacak. Güzel sanatlar bölümlerinde okuyan 50 genç yeteneğe maddi destek, 50 sanatçıya ise sanatsal çalışmalarını sürdürecek atölye ve sergileyecek alan imkanı sunacağız. Ayda bir olmak üzere yılda 12 sergiye ev sahipliği yapacağız. İlk sergimizi genç sanatçı Koray Akay’ın “Buzdağı” sergisi ile yapmış olduk. Sergilerimizin tematik olmasına özen gösteriyoruz çünkü çocuklarımıza bu sergilerimizi anlatabilmemiz gerekiyor. Seramikle tanışmamış, yaratıcı dramanın ne olduğunu bilmeyen, daha önce çadır kurup kamp yapmamış, robotik kodlama terimini duymamış veya dağcılığın ne olduğunu deneyimlemeyen tüm çocuklarımızı bu duygulardan mahrum etmek istemiyoruz. Atölyelerimizdeki katılım dörtte biri vakfımızı takip edenlerden dörtte üçü ise maddi imkanı olmayan çocuklardan oluşacak. Farklı sınıfsal gruplardaki çocuklarımızı bu atölyelerde bir araya getirerek hem fırsat eşitliğini sağlamak hem de kaynaşmalarını istiyoruz.”
Maddi destek yerine gönüllü olun
Maddi destek kabul etmeyen vakfın işleyiş sistemi ise atölyelere katılan yetişkinlerin yetenekleri veya katkıları doğrultusunda sunacakları hizmetler. İncili, vakfın kendi kendini finanse etmesi ve sürdürülebilirliği açısından böyle bir işleyiş sistemi kurmaya çalıştıklarını ifade etti. 2020 yılında yetişkinlere verilen atölye çalışmalarını ücretli yapacaklarını ancak çocuklara ilişkin aktivitelerden herhangi bir katılım bedeli almayacaklarının altını çizen İncili, bu minvalde Türkiye’nin en iyi vakfı olmak istediğini vurguladı.
Vakfın bilinirliğini artırmak istediklerini söyleyen İncili son olarak, “Yetişkinler grubumuz aynı zamanda buranın amaçlarına da hizmet edecek potansiyel bağışçılarımız. Amacımız para almak değil. Eğitim verdiğimiz yetişkinlerimizin bize katılarak, vakıfta eğitim vermesi veya çevresine burayı tanıtabilmesi bizim için en büyük bağıştır. Kendi kendimizi finanse etmiş olacağız. Bu sayede pek çok vakfın kapanmasına neden olan maddi gerekçeler faktörünü de bloke etmiş olacağız. Önümüzdeki yıl yetişkinlere yönelik verdiğimiz sportif, kültürel ve sanatsal etkinlikler karşılığında bir bağış alacağız. Atölyelerimiz ücretli olacak. Çocuklarımız kuruluş vizyonumuzda belirttiğimiz gibi her zaman misafirimiz olacak. İhtiyacımız olan temel şey ise atölyelerimize ve kurslarımıza gerçekten ihtiyacı olan çocukların katılımını sağlayabilmek. Bu tarz bir anlayışla kurulan benzer bir vakfın olduğunu düşünmüyoruz. Başta Ankara’nın daha sonra Türkiye’nin en iyi vakıfı olmak istiyoruz” sözlerine yer verdi.
Muhabir: TE Bilisim





