Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"MHP ve Cumhur İttifakı, Türkiye'nin siyaset kutbudur"

İşte Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları:

*MHP ve Cumhur İttifakı, bütün Türkiye'nin, Türk milletinin hatta ve hatta Türk ve İslam dünyasının siyaset kutbudur. Buna ilave olarak diyeceğim şudur; üç hilal yarınların da partisi, geçmişle geleceği birbirine bağlayan fikir köprüsüdür.

*⁠Türkiyemizin geçtiği tarihi eşik, hepimize ihmal edilemez sorumluluklar yüklemektedir. Eğer taşımasını bildikten sonra insanda iki tür şuur hali vardır; birisi adalet, diğeri tarih şuurudur. Huzursuz ve istikrarsız bir dünyada hiç kimse güvende değildir. Bize bir şey olmaz mağrurluğu, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın masalı alıcısı olmayan küflü mal gibidir.

*⁠Eski kafayla yeni yüzyılın fırsat ve risklerini okumak, bununla bağlantılı siyasi düşünceye malik olmak eşyanın tabiatına aykırıdır. Dijitalleşmenin çıta yükselttiği bir zaman tünelinde insan iki durumla eş anlı karşı karşıyadır. Birisi kalabalıklar içindeki yalnızlığı, diğeri de yalnızlığın tam ortasındaki uğultulu kalabalıklardır.

*Terörsüz Türkiye hedefi Türk milletinin kaderine sahip çıkma hamlesidir. Kimler bu hedeflere dudak büküyorsa, kukladır, korkaktır. Demokrasimizi el birliği ve iş birliği ile geliştirmenin makul yollarını bulup hayata geçirmek hem zorunlu hem de önemlidir.

*Türk milletinin hangi kökenden olursa olsun bütün mensuplarının bir arada yaşamasını temin etmek demokratik rejimin asli görevidir. Bu sürecin önünde engel oluşturan kurumsal ve yasal düzenlemeleri iyileştirmek de TBMM'nin temel varlık sebeplerinden birisidir.

*⁠Dayanışma kültürünün önemini kabul etmeyenlerin farklılık ve çatışma noktalarının kurumsallaşmasına sürekli vurgu yapması demokrasiye değil, anarşiye çanak tutmaktır.

CHP’de disipline sevk edilen Ahmet Baran Yazgan: Dokunulmazlığımın kaldırılmasını isteyip yargılanmayı talep edeceğim
CHP’de disipline sevk edilen Ahmet Baran Yazgan: Dokunulmazlığımın kaldırılmasını isteyip yargılanmayı talep edeceğim
İçeriği Görüntüle

"Kürt kardeşlerimiz ile terör örgütü YPG'yi yan yana getirmek gafilliktir"

*⁠Demokratikleşme projeleri böyle bir duyarlılıkla ele alındığı sürece anlamlı ve kalıcı olacaktır. Bu sağlam temeller üzerine daha güçlü ileri demokratik yapıları ihya etmek de bizlere düşmektedir. Yapay çatışma alanları oluşturmak, oyun bozanlık yapmak, olmayan güven krizinden bahsetmek sorumsuzluk örneğidir.

*⁠Terörsüz Türkiye ile bölge hedefleri bir yanda demokrasi namusunu savunmak diğer yanda insan hakları ve özgürlüklerinin açılan bayrağı altında toplanmaktır.

*⁠Suriye'deki malum olayları Türkiye'ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı yoktur. Kürt kardeşlerimiz ile terör örgütü YPG'yi yan yana getirmek gafilliktir. Suriye'de yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum devletin egemenlik hakları ile toprak bütünlüğü ile ilişkilidir.

"PKK'nın kurucu önderliği verdiği tüm sözlerin ardında durdu"

*⁠27 Şubat 2025 tarihinde PKK'nın kurucu önderliği tarafından yapılan çağrı, 337 gün sonra Suriye'de karşılık bulmuş ve çok önemli bir etap böylelikle geçilmiştir. Elimizi vicdanımıza koyup düşünelim; PKK'nın kurucu önderliği verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK ile birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat hasıl oldu, o halde bize düşen de PKK'nın kurucu önderliğine, DEM Parti'den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir. Araplar, Kürtler, Türkmenler... Diğer halkların kardeşlik içinde yaşaması için tarihi bir fırsat kapısı aralanmıştır.

*⁠Türkiye'de olduğu gibi Suriye'de provokasyonların yaşanması mümkündür. Azami derece sabırlı, tedbirli olmak herkesin ortak çıkarınadır. Nusaybin'de bayrağımızı indiren alçaklar, Diyarbakır'da ve Tarsus'ta sahaya çıkan provokatörler, milli birliğimizi yaralamaya çalışan siyasi odaklar ne yaparlarsa yapsınlar; Pir Sultan Abdal'ın sözleriyle alayına sesleniyorum: "Koyun beni hak aşkına yanayım. Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan."

"CHP Genel Başkanı merak etmesin..."

*CHP Genel Başkanı'nın Suriye devletinin terörle mücadelesini endişe verici bulması hüsran verici bir hezeyandır. Aklını ve gönlünü YPG'ye kaptıran bu zatın ne sözü söz, ne de siyaseti mert ve millidir. Sayın Özel, zırvayı bırak sadede gel. Laf ola beri gele türünden konuşmaların seni komik duruma düşürdüğünü anla ve kabullen. Dilinin altındaki baklayı çıkar."

*⁠CHP Genel Başkanı Özel'in erken seçim ezberine takılması ve şahsıma çağrılar yapması tam bir siyasi ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı belli. Erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır. CHP Genel Başkanı merak etmesin, seçim günü geldiğinde Türk milleti yüksek iradesiyle inkarcı, rüşvetçi, kumarcı, komisyoncu, organize yolsuzluk çetesine Türkiye'nin kaç bucak olduğunu gösterecek.

"Bölgemiz yeni bir savaşı kaldıramaz"

*⁠Venezuela'dan sonra İsrail'in tahrikleriyle ABD'nin İran'a karşı gündeme aldığı askeri operasyon ihtimali sadece bölgemiz için değil, dünyanın tamamını yakıcı şekilde etkileyecek bir tehlikedir. Venezuela'dan sonra sırayı İran'ın alması felaketlere açık davet çıkarmaktan başka bir anlama gelmeyecektir. ABD'nin İran'ı vurması kabul edilemez bir vandallık olacaktır.

*ABD ile İran arasında diploması öne çıkmalıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın çabası saygındır. İran'ın huzur ve güvenliği bölgesel istikrarın kilit taşıdır. Bu taşı yerinden oynatmak altından kalkılması kolay olmayan sorunları gün yüzüne çıkartacaktır. Bölgemiz yeni bir savaşı kaldıramaz.

"Temiz siyaseti tüm dünya için istiyoruz"

*Epstein belgeleri ne hikmetse ABD'nin Suriye'de SDG ve YPG'ye sırt döndüğü, İran'a yönelik saldırı planlarının ortaya çıktığı bir zamana tesadüf etmiştir. Kan donduran iğrençliklerin yaşanması insanım diyen herkesin midesini bulandırmaktadır. Yayınlanan belgelerin zamanlama olarak manidar bir dönemde deşifre edilmesi akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur. Biz temiz siyaseti ve temiz toplumu yalnızca Türkiye için değil, tüm dünya için istiyoruz.

Muhabir: Esin Özdemir