MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin genel merkezinde düzenlenen Siyaset ve Liderlik Okulu'nun 24. Dönem Açılış Töreni öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kamuoyunda "fon krizi" olarak adlandırılan sermaye piyasalarındaki gelişmeler ve kabinedeki iki bakan hakkında öne sürülen iddialara sert tepki gösteren Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci ve Cumhuriyet’in 103. yılı marşına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Hukuken sonuçlanmadan suçlamak yanlış bir yoldur"

Sermaye piyasalarındaki iddialar üzerinden iki bakanın hedef alınmasına tepki gösteren MHP lideri Devlet Bahçeli, yargı ve Meclis süreçlerinin beklenmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

Ahmet Şık by-pass ameliyatının ardından taburcu oldu
Ahmet Şık by-pass ameliyatının ardından taburcu oldu
İçeriği Görüntüle

"Bu konu gündeme taşınır taşınmaz birçok çevre, birçok siyasi anlayış farkı taşıyan insanlar değişik yorumlar yapmakta ve henüz daha hukuken araştırılmadan, sonuca bağlanmadan sorgulamalar yapıyor. Kendi tarafında da herkesi suçlamayı bir siyasi maharet olarak kabul etmektedirler. Bu yanlış bir yoldur. Biraz sabırlı olmalarında önemli fayda vardır. Aksi takdirde bu anlaşmazlık siyaseti gerginleştirir, siyaset dilini ağırlaştırır, iftira, yalan ve dolana çok büyük fırsat tanır.

Onun için bu toplumda yaşayan insanlar olarak devletimize, yargımıza, değerli araştırmacı arkadaşlarımıza ve Türkiye'de konular üzerinde çalışma yapan başta Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin değerli mensupları olmak üzere her türlü araştırmayı yapmaya da adım atmak suretiyle sonuçlandırmalarında yarar vardır. Bakanlarımızı daha hiç sonuç almadan böyle bir suçlamayı yapmak veya bunların içlerinden kimler olduğunu tahmin ederek bazı yorumlar sunmak hattızatında siyasete ihanettir, insanlığa saygısızlıktır. Bu memlekete hizmet edecek olan insanları da her türlü suçlamayla takdirden uzak tutmaktır."

Hizmet eden insanlara peşin hükümle yaklaşılmaması gerektiğinin altını çizen Bahçeli, "Bu memlekete hizmet eden her insan eli öpülecek insandır. Suçlarken çok dikkatli olmalıyız. Var ise bir suç gereği de yapılmalıdır. O da ayrı bir konudur. Onun için biraz sabırla beklemekte fayda var. Siyasilerin de ve özellikle de televizyonlarımızda konuşmacı bulunan insanlarımızın dünyanın ve Türkiye'nin çok önemli konularının bulunduğu bir ortamda iki konuya veyahut bir konuya Türkiye'yi kilitlemeleri de doğru değildir. Meclis faaliyettedir. Yargı faaliyettedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ayaktadır" dedi.

"Terörsüz Türkiye artık bir devlet politikası haline dönüşmüştür"

"Terörsüz Türkiye" sürecinde gelinen aşamayı ve Meclis'te kurulması gündeme gelen mekanizmaları değerlendiren Bahçeli, sürecin devlet kararlılığıyla yürütüldüğünü kaydetti:

"Terörsüz Türkiye artık bir devlet politikası haline dönüşmüştür. Bu politikanın da uygulama alanları bellidir: Yürütme, yasama ve yargıdır. Onları da dikkate alarak çalışmalar hızla devam ediyor. Meclis'te komisyonlar teşekkül etmiştir. Yasa çok yüksek bir oranda kabul görerek uygulamaya geçmiştir. Şimdi o yasa çerçevesinde bazı kurumların oluşturulması ve faaliyetine başlaması gelmektedir. Terörle mücadelede geri dönüş yoktur.

Herkes kardeşlik ruhuyla hareket etmeli. Yasanın öngörmüş olduğu kurumlar kurulmalı ve herkese de bu manada sorumluluk istiyorlarsa o sorumluluğu vermek lazımdır. Bunlardan bir tanesi de Barış Sürecinde Siyasallaşma Koordinatörlüğü, İmralı'da bulunan kişinin de hakkıdır. O sıfatı da ona vermek suretiyle olayları tamamen feshetmek, silahları bırakmak, devlete isyan etmek ve siyaseten şiddet kullanmaktan 27 Şubat 2025'te, 27 Şubat 2026 tarihinde yapmış olduğu tutarlı ve değerli açıklamalarını kabul ederek, toplum olarak tam destekle Türkiye Cumhuriyeti'nin bu politikasına devam etmelerini sağlamak lazımdır.

Sayın Cumhurbaşkanımız da bu konuda Meclisimizle müştereken düşünceler geliştirerek çok önemli bir kararlılık içerisinde faaliyetlerini sürdürmektedir. Bizim Milliyetçi Hareket Partisi olarak sözümüz sözdür. Ne söylemişsek arkasındayız. Geri dönüşümüz de yoktur."

Bahçeli, kendi talimatıyla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için bestelenen ve birlik temalarını işleyen marş hakkında ise, "Ekim ayı Cumhuriyet'e girişimimizin, Cumhuriyet'in gelişmesine katkı sağlandığı bir dönemdir. Marş da güzel olmuştur. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Milliyetçi Hareket Partisi olarak da bütün Türkiye'de bu marşla Cumhuriyet'i kutlayacağımız inancıyla başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANKA Haber Ajansı