MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'de yaşanan parti içi gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

CHP'deki mevcut krizin yalnızca parti içi bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, sürecin demokratik siyasi kültüre ve kurumsallaşmaya zarar verebileceğini ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

"Mutlak butlan kararının verildiği ilk gün tarafların açıklamaları ortaklaşmak için bir umut oluşturmuş olsa da sonrasında gelişen olaylar, CHP içerisinde bir uzlaşmadan süratle uzaklaşıldığını göstermektedir. Manevi iklimiyle barış, huzur ve kardeşlik zemini olan bayram, CHP açısından kucaklaşmak yerine kutuplaşmanın derinleştiği, kaybedilmiş bir zamana dönüşmüştür.

Özgür Özel’in Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Anıtkabir yürüyüşleri, Türk siyasetinde gerilimli fay hatlarını tetikleyici bir harekete yöneliktir. Zira Gazi Meclis ve Anıtkabir, siyasetin aktüel tartışmalarının dışında, Türk milletinin birlik ve beraberliğini temsil eden milli hafıza mekanlarıdır. Türk milletinin müşterek değerlerini ifade eden milli hafıza mekanlarında yaptığı politik açıklamalarla Özel, demokrasinin, hukuk devletinin ve Atatürk mirasının yegane temsilcisi olarak kendisini göstermeyi amaçlamaktadır. Zira bütün Türk gençliğinin kalbine nakşettiği Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini, Anıtkabir’de okutması, Atatürk üzerinden toplumu ayrıştırma politikasının ve mizanseninin tehlikeli bir parçası olmuştur.

Politik amaçlar uğruna milli hafıza mekanlarının ve milli kahramanların suistimali, bunlar üzerinden 'ya bizdensiniz ya da onlardan' mealinde toplumu ayrıştırıcı dil ve üslup, iç cepheyi tahkim etmeye çalıştığımız bu dönemde, bölgemizdeki ülkeleri istikrarsızlaştırmaya dayalı emperyalist oyunun Türkiye’deki iz düşümünü teşkil etmektedir."

"CHP'nin kurumsal kimliği korunmalı"

Cumhuriyetle yaşıt bir siyasi parti olan CHP'nin kurumsal yapısının korunmasının önemine dikkat çeken Bahçeli, "Siyasi partilerin parçalanarak, ufalanarak siyaset üretme fonksiyonlarını kaybetmelerini istemiyoruz" dedi. Bahçeli şu ifadeleri kullandı:

"Siyasi partilerin parçalanarak, ufalanarak siyaset üretme fonksiyonlarını kaybetmelerini istemiyoruz. CHP’deki karışıklığı, siyasetteki kurumsallaşmaya vereceği zarar ve demokratik siyasi kültürün gelişmesine sekte vurucu olması açısından değerlendiriyoruz. Bu gibi toplumsal olayları tetikleyici, kaos ve kargaşaya davetiye çıkarıcı fiil ve eylemleri Türkiye’nin huzurunu ve istikrarını tehlikeye sokucu davranışlar olarak görüyoruz. Yaşananların demokratik tepki hakkını aşan bir noktaya evrilmesinden endişe duyuyoruz. Konunun CHP’nin kendi iç meselesi olmaktan çıkarılarak sokaklara taşınma, istismar edilerek toplumsal olaylara zemin hazırlama girişimlerini çok tehlikeli buluyoruz. Terörsüz Türkiye hedefine ulaşma yolunda alınan mesafeyi sabote etmeye, tesis edilen barış, huzur ve istikrarı zehirlemeye dönük bir unsur olarak değerlendiriyoruz"

"Toplumsal gerilim oluşturacak girişimler tehlikeli"

Bahçeli, parti içi tartışmaların sokaklara taşınmasının ve toplumsal olayları tetikleyebilecek söylemlerin Türkiye'nin huzur ve istikrarı açısından risk oluşturduğunu söyledi:

"En başında CHP üzerinden oyun oynamanın tehlikelerinden bahşetmiştim. Geldiğimiz noktada bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya, hatta meşrulaştırılmaya çalışıldığına şahit olunmaktadır. İki CHP görüntüsünün sürmesi onarılması zor tahribatlara, geri dönülmesi mümkün olmayan kararlara ve kopuşlara yol açabilecektir. Bazı marjinal grupların ve küçük partilerin yangına körükle giden tavrı Türkiye’de yeni bir ittifak doğurma çabası olarak görülmektedir. Bu grupların meydanlardaki desteğini sadece demokratik bir tercih olarak kabul etmek aymazlık olacaktır. CHP’de Özgür Özel paralel liderliğinde, olası yeni parti senaryoları da gündemde tutulmakta, bunun için Kemal Kılıçdaroğlu’nun arınma süreci bağlamında atacağı adımların beklendiği değerlendirilmektedir. Silivri’de saatler süren müzakere ve oradan servis edilen açıklamalardan Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in olası yeni parti senaryosunu üç sacayağına oturtabilecekleri anlaşılmaktadır. Bunlardan birincisi parti içerisinde disiplin süreçlerine paralel olarak ayrılma takvimi planlanmasıdır. Kılıçdaroğlu’nun yolsuzluk ve rüşvet iddialarına müstenit adli yargılama sürecinde olan partililerin üyeliklerini askıya alma kararı, bununla beraber İmamoğlu-Özel ekibinin tasfiye süreci, yeni parti kurma çalışmalarını 'CHP iktidar tarafından ele geçirildi' başlığıyla başlatabilecektir.

"Sokak mitingleri piar çalışmasıdır"

İkincisi toplumsal muhalefetin ve kamuoyunun yeni parti kurma kararına hazırlanmasıdır. Bu bağlamda CHP’ye yakın medya kuruluşlarının Özel’in 'Butlan kararını yırtıp atması, yağmurda ıslanması, TOMA’nın üstünde sol yumruğunu havaya kaldırması, Anıtkabir’de çelenk krizi çıkarmasını' planlı bir şekilde kamuoyuna servis etmesi, bu planın bir parçası olarak görülebilir. Bununla beraber Özel’in sokak mitingleri ve nümayişleri de 'CHP’yi iktidar işgalinden geri alma gayreti' mizanseniyle toplumsal muhalefete yönelik 'son umut, direnen lider' piar çalışmalarının bir ürünü olarak kabul edilebilir. Zira, Özel’in yaptığı mitinglerde marjinal sol grup oluşumlarının yer alması, zafer işareti ile bozkurt işareti yapanların aynı karede servis edilmesi, Özel’i toplumsal muhalefetin doğal lideri olarak lanse etme amacının da bir parçasıdır. Nitekim İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun sosyal medya mecrasından yapmış olduğu açıklamada mutlak butlan davasını kendisine yönelik siyasî operasyonun devamı olarak göstermesi ve bütün toplumu cumhuriyet ve demokrasiye sahip çıkma daveti de bu kurgunun ürünüdür."

"Yolsuzluk, yapanın yanına kâr kalmamalıdır"

Bahçeli, CHP içerisindeki gelişmelerin yeni siyasi oluşum tartışmalarını da beraberinde getirdiğini öne sürerek, bazı küçük partilerin ve marjinal grupların tavırlarının yeni bir siyasi ittifak arayışına işaret edebileceğini savundu:

"Üçüncüsü ise muhalefet partilerinin bir kısmının sürecin başından itibaren Özel’in yanında hizalanması, yeni parti süreciyle beraber Türk siyasetinde yeni ittifakların kapısını aralayabilecek olmasıdır. Özellikle İP Genel Başkanının Kemal Kılıçdaroğlu’nu muhatap almayacağını açıklaması ve CHP’nin bayramlaşma programında İP ve Zafer Partisi’nin paralel liderlikle bayramlaşmayı tercih etmesi, CHP’de parti içi muhalefetle başlayan ve nifak hareketine dönen süreci, Türk siyasetinde nifak ittifakına dönüştürebilecektir. Zira İP ve Zafer Partisinin siyasî hayatlarını devam ettirebilmeleri için böylesi bir ittifak, parlamentoya yeniden girmeleri açısından bulunmaz bir fırsat olacaktır. Elbette bu husus CHP’deki sürece yönelik aktörlerin tavır ve politik hareketlerine karşı bir projeksiyon sunmaktadır. Sonuç olarak, tartışmalar siyasi olsa da konu hukukidir. Yargı sürecinin sonuçlanmasını beklemek şarttır. Mahkeme kararı gerçektir ve şimdiki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’dur. CHP faaliyetleri meri hukuk çerçevesinde ve yetkili kurullar eliyle yürütülecektir. Nitekim Kemal Kılıçdaroğlu 2 Haziran’da merkez yönetim kurulunu açıklamıştır.

Özgür Özel ve ekibinin parti teşkilatlarına hakimiz görüntüsü verme ve güç gösterisi yapmaya dönük eylemleri siyasi bir nitelik taşımaktadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun hükümetle işbirliği içinde olduğunu ifade eden 'karşımızda mutlak sultanla mutlak butlan ittifakı vardır' sözleri konuyu mecraından çıkararak hükümetle ilişkilendirmek böylece kendine meşruiyet oluşturmak ve taraftar toplamak niyetinin tezahürüdür. Özgür Özel’in 19 Mart ve 21 Mayıs darbesi söylemi de konuyu hukuk zemininden provokatif bir sürece taşıma çabasıdır. Yolsuzluk, yapanın yanına kâr kalmamalıdır. Ahlaksızlığa, kamu malını peşkeş çekmeye rıza gösterilmemelidir. Siyaseti millete hizmet düsturundan çıkarıp menfaat teminine ve kişisel ikbal hesabına çevirenler hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun koruma görmemelidir. Meclis grubunda, toplantıyı, saldırıya karşı göğüs germe, direnme ve yürüyüşe geçme olarak tanımlayan Özel, nereye giderse kitlenin kendisini takip etmesi için bir yönlendirme yapmayı amaçlamaktadır. Tedbir kararı kalkmadan kongre yapılıp yapılamayacağına ilişkin hukuki tartışmalar sürerken delegelerden imza toplanması da bu yöndeki bir güç gösterisi olarak okunmalıdır."

Muhittin Böcek'ten yeni ifade: Yerel seçimlerde Özgür Özel ve Ferdi Zeyrek'e para verdiğini iddia etti
Muhittin Böcek'ten yeni ifade: Yerel seçimlerde Özgür Özel ve Ferdi Zeyrek'e para verdiğini iddia etti
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Nur Yıldız