Basın İlan Kurumu'nun 65. kuruluş yıl dönümü ve 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle düzenlenen “Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler” başlıklı panel, İstanbul’da yoğun katılımla gerçekleşti. Grand Cevahir Hotel ve Kongre Merkezi’nde yapılan etkinlik, akademi, kamu ve medya temsilcilerini aynı platformda buluşturdu.

Etkinliğin takdim konuşmasını yapan Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdülkadir Çay, yapay zekânın habercilikteki rolüne değinerek, "Yapay zekâ ne kadar akıllı olursa olsun, gazetecisiz gazetecilik yapılamaz" mesajını verdi.

Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik Çay

BİK’ten 2025’te 6 milyar TL’yi aşan destek

Çay, konuşmasında BİK’in dijital vizyonuna dair güncel verileri paylaştı. 1961 yılında kurulan kurumun, 1 Nisan 2023 itibarıyla internet haber sitelerini de görev alanına dâhil ederek tarihi bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirten Çay, 81 ilde toplam 2 bin 173 gazete ve internet haber sitesi BİK sisteminde yer aldığını kaydetti. Kurum aracılığıyla 2025 yılında basına sağlanan kamu desteği 6 milyar Türk lirasını aştığını ifade etti. ilan.gov.tr portalının yıllık 95 milyon sayfa görüntülemesine ulaştığını belirten Çay, "BİK Analitik" uygulaması ile internet haber sitelerinin trafiğinin objektif şekilde ölçüldüğünün altını çizdi.

BİK Genel Müdürü Çay yapay zekânın risklerine dikkat çekti

Dijitalleşmenin zaman ve insan kaynağı tasarrufu sağladığını ancak beraberinde ciddi riskler getirdiğini ifade eden Çay, Montreal Üniversitesi'nin raporuna atıfta bulunarak "Veri Zehirlenmesi" (Data Poisoning) tehlikesine dikkat çekti.

Kötü niyetli kişilerin yapay zekâyı yanlış bilgilerle manipüle edebileceğini vurgulayan Genel Müdür, Türk Dil Kurumu tarafından 2025 yılının kelimesi seçilen "Dijital Vicdan" kavramının önemini hatırlattı. Çay, dünya genelinde popülerleşen "Ragebait" (Öfke Tuzağı) ve "Slop" (Düşük kaliteli içerik) gibi kavramların gazetecilik etiğini tehdit ettiğini belirtti.

"Gazetecilik bir hakikat mücadelesidir"

Konuşmasında gazeteciliğin toplumsal sorumluluk boyutuna geniş yer ayıran Abdülkadir Çay, özellikle zor şartlarda görev yapan basın mensuplarını andı. Çay, İsrail’in saldırılarında hayatını kaybeden 250’den fazla şehit gazeteciyi anarak, Filistin halkının sesini dünyaya duyuranların önemini vurguladı. 15 Temmuz darbe girişimine karşı medyanın sergilediği duruşun önemine dikkat çeken Çay, darbe girişiminin 10. yılında onurlu gazetecilik anlayışının sürdüğünü ifade etti.

Çay, 2026 yılı için basın ve akademiyi bir araya getirecek geniş kapsamlı bir etkinlik takvimi planladıklarını müjdeledi. YÖK verilerine göre yapay zekâ bölümlerinin yüzde 100 doluluğa ulaştığını belirten Çay, dijital gazetecilikte abonelik ve çevrimiçi bağış gibi yeni gelir modellerinin önümüzdeki dönemin en kritik gündem maddeleri olacağını ifade ederek konuşmasını tamamladı.

Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik Duran

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran: Yapay zeka gazetecilikte bir özne olmamalıdır

Panelin açılış konuşmasını Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran yaptı. Duran, dijital dönüşümün yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda zihinsel ve etik bir dönüşüm olduğuna dikkat çekerek, “Dijitalleşme ve yapay zekâ ile hız kazanan bu süreç, insanın bilgiyle olan ilişkisini köklü biçimde değiştiriyor. Bu dönüşümün gazeteciliği büyük ölçüde etkilediğinin farkındayız. Dijitalleşme ve yapay zekanın gündemimize getirdiği en önemli konulardan bir tanesi hızdır. Hız, bir yandan bilgiye erişimi kolaylaştırırken diğer yandan doğru ile yanlış arasındaki çizginin bulanıklaşmasına yol açıyor. Bu durum, teyit ve doğrulama gibi gazeteciliğin temel ilkelerinin geri plana itilmesi riskini beraberinde getiriyor. Elbette bunun tek bir çözümü vardır, o da medya okur yazarlığını geliştirmektir” ifadelerini kullandı.

“Kamu yararı her zaman algoritmaların önünde gelmelidir”

Algoritmaların ve otomatik içerik üretiminin oluşturduğu tehditlere de değinen Duran, “Algoritmaların belirli şirketlerin kontrolünde olması ve sahte hesap ağlarıyla desteklenen otomatik içerik üretimi, iletişimin en değerli unsuru olan doğru bilgiyi zehirleyebilecek riskler taşımaktadır. Yapay zekâ gazetecilikte faydalanılması gereken bir imkândır ancak asla bir özne olmamalıdır. Sorumluluğu yapay zekaya bırakamayız. İnsan gazeteciliği, mesleki etik, bağımsızlık ve kamu yararı her zaman algoritmaların önünde gelmelidir” diye konuştu.

“İnsanı ve insani değerleri yüceltmeyen hiçbir yeniliğin kıymeti yoktur”

Gazeteciliğin önemini kaybetmeyeceğini vurgulayan Duran, “Gazetecilik ve kurumsal medya zannedildiği gibi etkisini yitirmeyecek, aksine doğrulama, şeffaflık ve kaynak güvenilirliği gibi yeni fonksiyonlarla daha da stratejik bir konuma gelecektir” değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaklaşımına atıfta bulunan Duran, “İnsanı ve insani değerleri yüceltmeyen hiçbir yeniliğin kıymeti yoktur. Biz de iletişim teknolojilerine bu perspektiften yaklaşıyoruz. Önemli olan insan ve insani değerlerdir” dedi.

“Dijital egemenlik, milli egemenliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır”

Duran, “Dijital egemenlik, milli egemenliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Küresel şirketlerin ya da farklı aktörlerin iletişim ekosistemi üzerinde tahakküm kurmasına izin veremeyiz. Bugün gazeteci; veri okuyabilen, algoritmaları tanıyabilen, yapay zeka destekli içerikleri ayırt edebilen ve dijital güvenlik bilincine sahip kişi olmak zorundadır. Gazetecilerimiz dijital dünyada pasif tüketiciler değil, kendi değer dünyamızdan beslenen aktif ve şekillendirici aktörler olmalıdır. Yerli ve milli dil, söylem ve anlatı inşa etmek artık vazgeçilmez bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.

Dijital Dönüşüm - Duran - Çay

Haber odalarının dönüşümü ve ekonomik sürdürülebilirlik masaya yatırıldı

Akademisyenler ve medya profesyonellerinin katkılarıyla gerçekleşen panelde; dijital dönüşümün habercilik pratiklerine etkileri, sürdürülebilir basın ekonomisi, yeni dijital yetkinlikler ve doğrulama süreçleri değerlendirildi. Panel, iki tematik oturum halinde gerçekleştirildi. Oturumların moderatörlüğünü, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı ve Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş ile Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erman Akıllı üstlendi. Panel, disiplinlerarası tartışma ortamıyla dijital haberciliğin güncel sorunlarını çok boyutlu biçimde ele aldı.

Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik Panel

Panelin birinci oturumunda; Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin, Anadolu Ajansı Teknoloji Koordinatörü Emre Çebişli ve GZT Genel Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer konuşmacı olarak yer aldı. Panel moderatörlüğünü ise Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Edibe Sözen üstlendi

Prof. Dr Edibe Sözen, Dijital dönüşümün küresel ölçekte medyayı köklü biçimde dönüştürdüğüne dikkat çekerek “Son yirmi yıl içinde dünyada binlerce geleneksel medya kuruluşu kapanırken, dijital platformlar, sosyal medya ve yeni yayıncılık biçimleri hızla yaygınlaştı. Konvansiyonel medya varlığını korusa da artık tek başına belirleyici değil” ifadelerini kullandı.

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin, Haber kaynaklarının ve okuma alışkanlıklarının değiştiğine işaret ederek, “Haber kaynakları geçmişe kıyasla olağanüstü arttı. Okur artık tek yönlü bir tüketici değil; farklı platformlardan, farklı formatlarda bilgiye ulaşan aktif bir kullanıcıya dönüştü” diye konuştu. Türkiye’nin haber takibi açısından dünyada üst sıralarda yer aldığı vurgulayan Keskin, “Türkiye, haber takibinin en yoğun olduğu ülkeler arasında ilk sıralarda bulunuyor. Sosyal medyadan haber okuma oranlarında da dünya genelinde öncü ülkelerden biri konumundayız” dedi.

Anadolu Ajansı Teknoloji Koordinatörü Emre Çebişli, Dijital dönüşümün yalnızca teknik bir süreç olmadığı vurgulayarak “Dijital dönüşüm, sadece analog süreçlerin dijital ortama taşınması değildir. Kurum kültüründen karar alma mekanizmalarına kadar tüm yapının yeniden düşünülmesini gerektiren stratejik bir dönüşümdür” ifadelerini kullandı.

GZT Genel Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer ise habercilikte ürün anlayışının değiştiği ifade ederek “Haber artık yalnızca metin değildir; video, podcast, görselleştirme ve kişiselleştirilmiş içeriklerle çok boyutlu bir deneyime dönüşmüştür” diye konuştu.

Oturumda, dijitalleşme süreciyle birlikte haber odalarının yeniden yapılanması, yerel medyanın karşı karşıya olduğu yapısal ve ekonomik sorunlar ile basının ekonomik sürdürülebilirliği ele alındı. Reklam gelirlerindeki dönüşüm, abonelik, üyelik, bağış ve hibrit gelir modelleri ile kamu destekleri ve sektörel teşvik mekanizmaları da tartışılan başlıklar arasında yer aldı.

Dijital Dönüşüm 2. Oturum

Yapay zeka, etik ve doğrulama süreçleri ele alındı

İkinci oturumda ise yapay zekânın haber üretim süreçlerine etkisi; etik, güven ve doğrulama boyutlarıyla değerlendirildi. Oturumda İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seçil Özay, TRT Uluslararası Haber Yayınları Dijital Kanal Koordinatörü Saim Kurubaş ve Turkuvaz Medya Grubu Dijital Strateji ve Sosyal Medya Grup Müdürü Hamza Özdemir görüşlerini paylaştı.

Öğleden sonraki panelin ilk konuşmacısı Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seçil Özay, dijitalleşmenin hızı karşısında gazeteciliğin öz değerlerinin korunması gerektiğine dikkat çekti. Özay, gazeteciliğin sadece bilgi taşımak değil, bir toplum tasavvuru inşa etmek olduğunu vurguladı. Gazeteciliğin temelinin kamunun bilme hakkına hizmet etmek olduğunu belirten Özay, "Doğru bilgilendirilen bir toplum, kendi geleceği için doğru kararlar verir" dedi.

MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı evinde ölü bulundu
MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı evinde ölü bulundu
İçeriği Görüntüle

Özay, yeni teknolojilerin birer araç olduğunu, ancak gazetecinin bu araçları kullanırken etik sınırlılıklarını kendisinin tayin etmesi gerektiğini ifade etti. Özay, haberin sadece pazarlanan bir "meta" haline getirilmesinin toplumsal dokuya zarar verebileceği uyarısında bulundu.

TRT Uluslararası Haber Yayınları Dijital Kanal Koordinatörü Saim Kurubaş, TRT’nin 41 dilde yürüttüğü yayıncılık faaliyetlerinde yapay zekâyı nasıl konumlandırdıklarını anlattı. Yapay zekanın gazetecinin rakibi değil yardımcısı olduğunu vurgulayan Kurubaş, "TRT bünyesinde geliştirilen 'Haber Asistanı' sayesinde, dış kaynaklı yanlış bilgilere kapalı, sadece kurumun güvenilir verilerinden beslenen bir sistem kuruldu" dedi. Tüm süreçlerde "Editor-in-loop" (editör denetimi) ilkesinin korunduğunu belirten Kurubaş, yapay zekâ halüsinasyonlarına karşı mutlak insan kontrolü uyguladıklarını söyledi. Kurubaş, Gazze gibi ulaşılamayan bölgelerdeki olayların görselleştirilmesinde yapay zekâdan faydalanıldığını, ancak bu görsellere mutlaka "yapay zekâ ile üretilmiştir" ibaresinin eklendiğini vurguladı.

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, yanlış bilginin doğru bilgiden 6 kat daha hızlı yayıldığı bir çağda yaşadığımızı hatırlattı. Dezenformasyonu bir milli güvenlik meselesi olarak tanımlayan Demir, 6 Şubat depremi ve Gazze’deki çatışmalar döneminde yayılan yalan haberlerin toplumsal paniğe yol açma potansiyeline dikkat çekerek, bu tür saldırılara karşı geliştirilen Dezenformasyon Bildirim Sistemi (DBS) uygulamasının önemini anlattı.

Türkiye’nin dezenformasyona karşı kurumsal refleks geliştiren öncü ülkelerden biri olduğunu belirten Demir, 7/24 esasıyla çalışan merkezde yüksek riskli içeriklerin anında tespit edildiğini aktardı.

Demir, 2025'in kelimesi seçilen "Dijital Vicdan" kavramının, dezenformasyonla mücadelede temel anahtar olduğunu ifade etti.

Turkuvaz Medya Grubu Dijital Strateji ve Sosyal Medya Grup Müdürü Hamza Özdemir, teknolojinin hızına rağmen gazeteciliğin "ruhunu" insanın verdiğini savundu. Özdemir, dijital stratejilerinde insan ve makine iş birliğinin sınırlarını belirtti. Yapay zekânın özgün içerik üretemediğini, sadece olanı sentezlediğini belirten Özdemir, "Habere ruhu ve duyguyu katacak olan hala gazetecidir" dedi. Özdemir, modern gazetecinin algoritmayı tanıması gerektiğini ancak algoritmanın kölesi olmaması gerektiğini vurguladı. Özdemir, Dijital güvenlik, telif hakları takibi ve yapay zekâ okuryazarlığının artık her gazeteci için zorunlu birer yetkinlik haline geldiğini belirtti.

Muhabir: Nur Yıldız