Cumhuriyet muhabiri Gülnur Saydam, "Çetelerin yeni adresi İstanbul'un gözde semti Göktürk mü?" haberinin ardından, dün akşam saatlerinde gözaltına alındı. Saydam, bugün serbet bırakıldı.
Basın meslek örgütleri, gözaltı uygulamasına tepki gösterdi. TGC'den yapılan açıklamada, "Gazetecilik suç değildir" denirken, Basın Konseyi'nden de kınama mesajı yayımlandı.
Gülnur Saydam: "Kamuoyunun sesi olmaya devam edeceğim"
Saydam, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
"Arasalar kendim de giderdim ama savcılık talimatı ile hukuka aykırı şekilde evimden alınıp Vatan Emniyet’e getirildim. Yaklaşık 4 saatlik ifademin ardından serbest bırakıldım. Haberimin arkasındayım. Gazetecilik yapıp kamuoyunun sesini duyurmaya devam edeceğim. Bu süreçte, saatlerce emniyet önünde beni bekleyen Cumhuriyet ailesine ve farklı mecralardaki meslektaşlarıma, arayan, mesaj atan, sosyal medyadan paylaşım yapıp yanımda olan herkese çok ama çok teşekkür ederim. Not: Yarın sabah işimin başındayım."
TGC: "Gazetecilere yönelik haksız gözaltı uygulamalarından vazgeçilmeli"
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu ise Gazeteci Gülnur Saydam’ın yaptığı bir haberin ardından gözaltına alınmasına tepki gösterdi.
TGC'den yapılan açıklamada basın mensuplarına yönelik haksız gözaltı uygulamalarının basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünü engellediği vurgulandı.
“Gazetecilik suç değildir" açıklama, şu sözlere devam etti:
“Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye’nin 180 ülke arasında 163. sıraya gerilemiş olması, ülkemizde basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü alanında yaşanan ağır sorunların uluslararası düzeyde de teyit edildiğini göstermektedir. Bu gerilemenin temel nedenlerinden biri, halkın haber alma hakkının engellenmesidir. Oysa haber alma hakkı, demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Gazeteciler de bu kamu yararının gerçekleşmesi için görev yapmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 26. maddesi düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünü, 28. maddesi ise basının özgürlüğünü güvence altına almaktadır. Gazetecilere yönelik haksız gözaltı kararları, yalnızca basın özgürlüğünü değil, toplumdaki adalet duygusunu da zedelemektedir.
Son olarak Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Gülnur Saydam, 1 Temmuz 2026 Çarşamba gecesi yayımlanan ‘Göktürk’te çeteler mi var’ başlıklı haberinin ardından gözaltına alınmıştır. Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçundan gözaltında tutulduktan sonra sağlık kontrolüne gönderilmiş ve serbest bırakılmıştır. Meslektaşımız Gülnur Saydam’a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nde açıkça belirtildiği gibi, ‘Gazeteci, önce halka ve gerçeğe karşı sorumludur. Bu sorumluluk kamu otoriteleri ve işverenine olan sorumluluklarından önce gelir’. Bu ilke, gazeteciliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda kamusal sorumluluk taşıyan demokratik bir görev olduğunu ortaya koymaktadır. Gazeteciler olmasa, kamu vicdanını yaralayan ve kamu yararı taşıyan birçok olay toplumun bilgisine ulaşamayacaktır. Gazetecilik faaliyeti nedeniyle gözaltı tedbirine başvurulması, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı etki yaratmaktadır.
Gazetecilere yönelik haksız gözaltı uygulamaları, Anayasa’ya, demokratik hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Gazetecilik faaliyetinin suç unsuru gibi gösterilmesi kabul edilemez. Gazetecilere yönelik haksız gözaltı uygulamalarından vazgeçilmeli, basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını zedeleyen tüm uygulamalara son verilmelidir. Gazetecilik suç değildir.”
Basın Konseyi: "Halkın haber alma hakkına vurulan bir darbe"
Basın Konseyi'nden yapılan açıklamasında da şunlar kaydedildi:
"Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Gülnur Saydam’ın yazdığı bir haber nedeniyle gözaltına alınması, halkın haber alma hakkına vurulan darbelere bir yenisini eklemiştir. Kamu görevi yapan meslektaşımıza yapılan bu hukuksuz davranışı kınıyoruz. Tek tesellimiz, meslektaşımız Gülnur Saydam’ın gözaltı sürecinin ardından serbest bırakılması olmuştur. Basın özgürlüğü demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Halkı bilgilendirmekten başka bir amacı olmayan gazetecilere karşı bu tür uygulama alıskanlıgından vazgeçilmesi gerektigini bir daha hatırlatıyoruz."




