İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen, 53'ü tutuklu 436 sanıklı İBB davasının 95. duruşması tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla tamamlandı. Duruşmada savunma yapan reklamcı tutuksuz sanık Deniz Dörtyol, 2019 yerel seçimleri sonrasındaki reklam alanları izin süreçleri ile Kültür AŞ ve Medya AŞ ihalelerine ilişkin iddialarda bulundu.

Dörtyol'un savunmasıyla birlikte davada savunması alınan tutuksuz sanık sayısı 323'e yükseldi.

"Kültür AŞ'nin keseceği faturaları ödememiz gerektiği söylendi"

2019 yerel seçim sürecinde kiraladıkları açık hava reklam alanlarında seçim görselleriyle hizmet verdiklerini belirten Deniz Dörtyol, İBB yönetiminin değişmesinin ardından bazı iddiaları şu sözlerle anlattı:

"Seçim sonuçlandıktan, mevcut İBB yönetimi el değiştirdikten kısa bir süre sonra kullanım hakkı tamamen şirketimizde olan, özel mülklerden kiralanmış ve İBB'nin izinlerine uygun reklam alanlarımız bir gecede zabıtalar tarafından söküldü. Alanlar söküldükten sonra Kültür AŞ'nin adıyla piyasada açık hava reklam hizmeti veren Salih Subaşı bana ulaştı. Mevcut reklam alanlarını kullanmak istiyorsak kendilerine ödeme yapmamız gerektiği bizlere söylendi. Kabul etmeyip Kültür AŞ ile görüştük. Orada da İlknur Kaya ve Serdal Taşkın firmamıza ait reklam alanlarının kullanımına müsaade etmeyeceklerini, kullanmak istiyorsam Kültür AŞ'nin keseceği faturaları ödememiz gerektiği söylendi. Ticari hayatımıza devam edebilmek adına bunu kabul etmek zorunda kaldık. 2019-2021 tarihleri arasında Kültür AŞ tarafından tarafımıza kesilen tüm faturaları ödemek zorunda kaldık. Buna rağmen bazı reklam alanlarımız yine kullandırılmadı, izin verilmedi."

Dörtyol, 2021 yılı sonrasındaki sürece dair ise şu iddialarda bulundu:

"2021 yılından sonra reklam alanlarına ilişkin izin süreçlerini Medya AŞ üzerinden E.G. ile iletişim kurarak yürüttük. Reklam alanlarına ilişkin taleplerimizi E.G'ye iletiyorduk, o da bu talepleri Murat Ongun'a aktarıyordu. İzinler karşılığında belirlenen bedelleri ödemek zorunda kaldık, buna rağmen bazı durumlarda keyfi şekilde izin verilmedi."

"İhale fiyatlarını Metin Bal teslim etti, ağır cezai şartlar sebebiyle mecbur bırakıldım"

2024 yılı başından itibaren ihale süreçlerine dahil edildiğini öne süren Dörtyol, Kültür AŞ ve Medya AŞ üzerinden yürütüldüğünü iddia ettiği mekanizmayı şu ifadelerle aktardı:

"2024 yılında Emrah Bağdatlı benimle iletişime geçti ve ilk görüşmemizi 3 Ocak 2024'te WhatsApp üzerinden yaptık. Önce Emrah Bağdatlı beni Barış Kılıç ile tanıştırdı. Bana 'Önce ihaleye gireceksin, aldığında işi yapacaksın' dendi. Ancak sonradan ihaleler alınınca karşımıza çıkan model çok farklıydı. Emrah Bağdatlı'nın adının 'dosyacılık' olduğunu sonradan öğrendiğim ihale işlemlerini bana anlatılarak 'İşleri böyle yürüteceksiniz' dendi. Kültür AŞ tarafında sistem kişileri olarak Murat Bey, Emrah Bağdatlı, Barış Kılıç, Güldem Şık, Metin Bal vardır."

MHP’li Feti Yıldız’dan fon soruşturması çıkışı
MHP’li Feti Yıldız’dan fon soruşturması çıkışı
İçeriği Görüntüle

İhalelerdeki fiyat tekliflerinin önceden belirlendiğini iddia eden Dörtyol, savunmasını şöyle sürdürdü:

"Metin Bal ihaleden bir gün önce, birkaç gün önce tüm ihale fiyatlarını içeren çalışma dosyalarını bana teslim ettiler. Bu fiyatlardan ihaleye girmem gerektiğini bana bildirdiler. Daha sonrasında ise aktif iş yapmak için Kültür AŞ'den haber beklerken onaylanan projelerin sadece faturasını keseceğimi, şirkete gelecek olan paraları da yönlendirecekleri kişiye ve alt aracılara teslim etmem gerektiğini bildirdiler. Bu duruma karşı çıkmaya çalışsam da tehdit edildim. Çok ağır sözleşmeler ve cezai şartların bulunması sebebiyle de bu sistemde kalmaya mecbur bırakıldım. Her ay sonu Metin Bal'dan bana fatura kesmem için liste, bu faturaya karşılık da resmi tedarikçi ödemesi gönderilirdi. Artan parayı da Emrah Bağdatlı, Özge Bağdatlı ve Güldem Şık'ın yönlendirdiği diğer yerlere teslimini sağladım."

"Hangi ihaleye ne teklif vereceğimi WhatsApp'tan bildirirdi"

Medya AŞ ayağındaki işleyişe de değinen sanık Dörtyol, şu ifadeleri kullandı:

"Medya AŞ tarafı sistem kişileri olarak Murat Ongun, Emrah Bağdatlı, Fatoş Pınar Türker, Sibel Karakurt, Fatoş Ayık. Bu taraf için beni Fatoş Ayık'a yönlendirdi Emrah Bağdatlı. Kendisiyle yüz yüze hiç tanışmadım, hiç Medya AŞ'ye gitmedim. Hep WhatsApp üzerinden iletişim kurduk. Fatoş Ayık hangi ihalelere ne teklif vereceğimi hep bana WhatsApp üzerinden bildirir, ben de buna göre ne denirse yapıyordum."

"Bandırma Vapuru ile Samsun'a ayak basmaya gittiğimizi düşün"

Sanık Deniz Dörtyol, 9 Mart 2025 tarihinde Kadıköy'de Özge Bağdatlı ile buluştuğunu ve onun telefonu üzerinden firari sanık Emrah Bağdatlı ile yaptığı görüşmeyi mahkeme heyetine şu sözlerle aktardı:

"Emrah Bağdatlı ile yaptığım telefon görüşmesinde 'Şu an Bandırma Vapuru ile Samsun'a ayak basmaya gittiğimizi düşün. Bu süre zarfında çok çile çekeceğiz ancak sonrasında Cumhuriyet'i ilan edeceğiz. Bu süre zarfında çok dikkatli olmanı istiyorum. Talimatlarıma harfiyen uyarsan eğer bu sürede zarara uğramazsın. Cumhuriyet'i baştan ilan ettikten sonra ise Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun'un yanında olanlar mutlu olacak.' dedi. Gözaltına alınma durumum olursa kendi avukatları olan avukat S.G. ve Y.K.A'dan başka biriyle görüşmeme talimatı verdi."

Emrah Bağdatlı'nın yurt dışına çıktıktan sonra kullandığı takma isimlere de değinen Dörtyol, "Samuel Boston olarak kayıtlı olan kişi Emrah Bağdatlı. Kendisi yurt dışına firar ettikten sonra Sam Boston, Samuel Boston, Samuel, Boston, S Boston gibi isimler aldı. O isimler üzerinde bir yazışma ya da telefon trafiği yürüttük" dedi.

"Hakkımda hiçbir adli işlem yokken savcılığa anlattım"

Dörtyol, suç işleme kastı olmadığını belirterek beraatini talep ettiği savunmasını şu sözlerle tamamladı:

"Önemle belirtmem gerekir ki ben bu sistemin, bu örgütün içine mecbur bırakılarak çekildim. Herhangi bir maddi kazanç elde etmedim. Bu işlemleri yapmadığım takdirde her zaman bir karşılık gördüm. Reklam alanlarımız söküldü, işlerimiz aksatıldı. Tekrar belirtmem gerekir ki ben hakkımda hiçbir adli işlem, gözaltım yokken gidip tüm bildiklerimi savcılık makamına anlattım. Gerçeğin açığa çıkması için de elimde olan tüm belge ve delilleri sunmaya gayret ettim. Suç işlemek gibi bir kastım olmadığı gibi bu işlemleri yapmaya mecbur bırakılmam nedeniyle öncelikli olarak beraatime, mahkemeniz aksi düşüncede olursa da verdiğim bilgiler de dikkate alınarak hakkımda ceza verilmemesini saygılarımla arz ederim."

Mahkeme heyeti, kalan tutuksuz sanıkların savunmalarının dinlenmesine devam edilmek üzere duruşmayı pazartesi gününe erteledi.

Kaynak: AA