ESKİŞEHİR (AA) - Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye İşçi Partisinden (TİP) Hatay milletvekili seçilen Gezi parkı davası hükümlüsü Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin, "Bahsedilen kişi de bu partinin, her ne kadar seçilecek oyu almışsa da 18 yıl cezası olduğu için haklı olarak Meclis'te milletvekilliği düşürüldü." dedi.

Destici, Günyüzü ilçesi Gecek Mahallesi'nde geçen yıl vefat eden babası Ali İhsan Destici için yapılan mevlit programında mahalle sakinleri ve partililerle bir araya geldi.

Bakan Işıkhan, Nusaybin'de Seçim Koordinasyon Merkezi'nin açılışında konuştu: Bakan Işıkhan, Nusaybin'de Seçim Koordinasyon Merkezi'nin açılışında konuştu:

Mustafa Destici, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'nin uzun yıllar terörle mücadele ettiğini söyledi.

Terörle mücadelenin her alanda sürdüğünün altını çizen Destici, şöyle devam etti:

"Biz hep şunu ifade ediyoruz, terörü yok etmek istiyorsanız terörün tüm unsurlarına karşı mücadele edeceksiniz. Asker, polis dağda mücadele ederken, siyasiler de Meclistekilerle mücadele edecek. Dünyanın neresinde, bir ülkenin parlamentosunda terör örgütünün partisi, terör örgütünü savunan milletvekilleri olur? ABD'de, bir kişi çıkıp da kongrede ya da senatoda, DEAŞ'le ilgili, El Kaide'yle ilgili tek kelime edebilir mi? Bizdeki hainler saatlerce konuşuyorlar."

Destici, yargının görevini yaptığını dile getirdi.

Yargıtay'ın Atalay'ın cezasını onadığını ve kendisinin 18 yıl hapis cezasına çarptırıldığını anımsatan Destici, "Yani, 18 yıllık cezası Yargıtay tarafından onanan bir kişi nasıl milletvekili olabilir? Nasıl Meclis'e sokulabilir? Anayasa Mahkemesini gerçekten anlamakta zorluk çekiyoruz. Anayasa değişmeli ve Anayasa Mahkemesinin yapısı da yenilenmeli ve görev alanları net bir şekilde belirlenmelidir. Ne Anayasa Mahkemesi Yargıtay'ın alanına ne Yargıtay Anayasa Mahkemesinin alanına, başka bir kurum başka bir kurumun alanına müdahale etmemelidir." diye konuştu.

Destici, Anayasa Mahkemesinin kendisini tüm yargı kurumlarının üzerinde gördüğünü fakat hem Yargıtay'ın hem de Anayasa Mahkemesinin üst mahkeme olduğunu anlattı.

Anayasa Mahkemesinin Atalay için "hak ihlali" kararı verdiğini vurgulayan Destici, şu ifadeleri kullandı:

"Biz, bundan şüphe duyuyoruz. Söz konusu terör, terörist ve devlete başkaldırı olduğu zaman herkes taraf olmak zorundadır. Anayasa Mahkemesi de Meclis de devletin tüm kurumları ülkenin bütünlüğünün, milletin birliğinin yanında olmalıdır. TİP, biliyorsunuz HDP'yle yani PKK'yla ortak hareket eden bir sözde siyasi parti. Geçtiğimiz seçimlerde HDP'nin listelerinden yani PKK'nın onayıyla Meclis'e gelmişlerdi. Bu dönem yine PKK'nın partileriyle işbirliği yaparak Meclis'e geldiler. Sadece PKK'nın değil, aynı zamanda DHKP-C'nin de TİP kolunda savunuculuğunu yapıyorlar. Bahsedilen kişi de bu partinin, her ne kadar seçilecek oyu almışsa da 18 yıl cezası olduğu için haklı olarak Meclis'te milletvekilliği düşürüldü."

- "İhtiyaç duyulan yerlerde yine işbirliğine gidecek"

Destici, 31 Mart'taki Mahalli İdareler Seçimleri için Cumhur İttifakı'nın hassasiyetlerini taşıdıklarını vurguladı.

Parti olarak büyükşehirlerde Cumhur İttifakı'nın adaylarına destek çıkacaklarını bildiren Destici, "Diğer illerimizde ve ilçelerimizde BBP, arzu etmesi halinde kendi adaylarını çıkaracaktır. İhtiyaç duyulan yerlerde yine işbirliğine gidecektir. Dün heyetlerimiz bir kez daha görüştüler. Pazartesi, salı bir daha görüşecekler. İnşallah bu konu da nihayete erdirilecek." değerlendirmesinde bulundu.

- "3 suç için idam geri getirilmelidir"

Destici, İzmir'de aracına aldığı Delil Aysal tarafından silahla yaralanıp kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren taksi şoförü Oğuz Erge'nin katil zanlısının sosyal medya platformlarında terör örgütü PKK'ya ilişkin sayfaları takip ettiğini belirtti.

BBP olarak cezaları yetersiz bulduklarını, bu sebeple bazı suçların infazında idam cezasının uygulanması gerektiğine işaret eden Destici, şunları söyledi:

"Bir, kurşunu sıkarak, bomba patlatarak askerimizi, polisimizi, öğretmenimizi, sivilimizi öldüren teröristler ve bunların emrini verenler için. İki, küçük yaştaki çocuklarımızı kaçırıp tecavüz ettikten sonra öldüren sapıklar için. Üçüncüsü de işte böyle, 'keyfi' denilebilecek bir şekilde, sebepsiz yere taksici kardeşimizi öldüren katiller gibi. Bu katiller için de mutlaka idam cezası geri getirilmelidir. 2018'de Meclis'e girdiğimde, bununla ilgili Anayasa değişikliğini tüm parti gruplarıyla paylaştım. Anayasa değişikliği teklifi hazırladık, maalesef bizden başka hiç kimse buna 'evet' demedi. Milletimiz bunu bilsin. Mutlaka ama mutlaka bu 3 suç için idam geri getirilmelidir."