Beypazarı, uluslararası çapta anlamlı bir kültürel buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Japon Kadın Sanatçılar Derneği (JWAA) ve Beypazarı Belediyesi ortaklığıyla hayata geçirilen "Türk-Japon Kültür Günleri" resmi bir törenle kapılarını açtı.
Tarihi Beypazarı Suluhan Nasuh Paşa Hanı'nın avlusunda gerçekleştirilen ve 4 gün boyunca çeşitli etkinliklerle devam edecek organizasyonun açılış törenine; Beypazarı Kaymakamı Özer Coşkun, Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, Türk Japon Vakfı Başkanı Nejat Bora Sayan, Japonya'dan gelen konuklar ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı. Programın açılış hitapları ise Türk Japon Vakfı Başkanı Sayan, Belediye Başkanı Kasap ve Japon Kadın Sanatçılar Derneği Başkanı Shiho Seto tarafından gerçekleştirildi.
"Türkiye ve Japonya kara gün dostudur"
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda ilk olarak kürsüye çıkan Türk Japon Vakfı Başkanı Nejat Bora Sayan, iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel derinliğine ve dayanışma ruhuna dikkat çekerek şöyle konuştu:
"Türk-Japon ilişkileri 1890'da, Ertuğrul Fırkateyni ile başladı. Aslında o başlangıç, nasıl söyleyeyim, bir facianın başlangıcıydı. Ancak ilerleyen yıllarda maalesef Türk-Japon dostluğu hep bu facialar ya da afetler, diyelim doğal olayların afetlere dönüşmesiyle güçlenerek devam etti. 1924'te diplomatik ilişkiler başladı ve o günden bugüne gerçekten kara gün dostu olarak Türkiye-Japonya ilişkileri devam ediyor. Ama bugün burada, Beypazarı'nda böyle güzel bir sanatsal ve kültürel etkinlikte Japon dostlarla birlikte olmak hem benim için hem de sanıyorum burada bulunan tüm bireyler için oldukça mutlu edici ve onur verici bir durum."
Açılış öncesinde ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulunan Japon Kadın Sanatçılar Derneği üyesi Ressam Aya Marray da geçen yıl düzenlenen etkinlikte de yer aldığını hatırlatarak, bu sene de organizasyona katılmaktan ötürü "çok mutlu" olduğunu dile getirdi.
"Bir şehrin büyüklüğü dünyaya anlatabildiği hikayenin derinliğiyle ölçülür"
Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, konuşmasına Japonca selamlama olan "Minasan, konnichiwa! (Değerli dostlar, Beypazarı’na hoş geldiniz)" sözleriyle başlayarak asırlar önce İpek Yolu üzerinde kurulan bağların sanat vasıtasıyla yeniden canlandığını vurguladı. Beypazarı'nın yüzünü dünyaya dönmüş evrensel bir vizyon şehri olduğunu belirten Kasap, konuşmasında şu ifadeleri kaydetti:
"Tarihi Suluhan’ın avlusunda, asırlar önce kurulan bir gönül köprüsünü yeniden canlandırmak için bir aradayız... Bir zamanlar İpek Yolu kervanları buradan geçerken sadece ticaret malları taşımıyordu; Asya’nın en doğusundan hikâyeler ve dostluklar da getiriyordu. Bugün o kadim bağ, Türk-Japon Kültür Günleri ile bu tarihi mekânda yeniden hayat buluyor. Beypazarı, sadece geçmişiyle övünen bir tarih sığınağı değil yüzünü dünyaya dönmüş evrensel bir vizyon şehri dur. Nitekim son iki yılda, 20’den fazla ülkeden misafirleri uluslararası dans festivallerimizde Beypazarı’nda ağırladık.
Bugün Japon dostlarımızla kurduğumuz bu yeni bağ da gösteriyor ki; bir şehrin büyüklüğü coğrafi sınırlarıyla ya da nüfusuyla değil, dünyaya anlatabildiği hikayenin derinliğiyle ölçülür. Japonya ile aramızda binlerce kilometre olabilir. Ancak geleneklerimize olan bağlılığımız, zanaata ve emeğe duyduğumuz saygı, tüm mesafeleri ortadan kaldırıyor. Konaklarımızın ahşap kokusuyla, Japon kültürünün o dingin ruhu bugün burada ortak bir dilde buluşuyor. Bu anlamlı buluşmanın kalıcı dostluklara vesile olmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Türk-Japon dostluğu güçlenerek devam etsin."
Projeye katılan 30 sanatçı ve 8 destek görevlisinden oluşan toplam 38 kişilik Japon heyeti adına söz alan Japon Kadın Sanatçılar Derneği (JWAA) Başkanı Shiho Seto ise Türkiye ile olan kişisel ve kalbi bağlarını şu sözlerle aktardı:
"Yaklaşık yedi yıl önce birkaç ay boyunca bir Türk ailesinin yanında yaşama fırsatı buldum. Bu süreçte Türk insanının sıcaklığını, samimiyetini ve insan ilişkilerine verdiği değeri yakından gördüm. Türkiye benim için sadece bir yabancı ülke değildir. Burası dostlarımın ve ailem gibi gördüğüm insanların yaşadığı yerdir. Son derece sevdiğim bir yerdir. Bugün burada durduğumda, o günlerde beni aileden biri gibi karşılayan insanların yüzlerini hatırlıyorum. Bu nedenle birçok kişi şu soruyu sorabilir: Bu uluslararası serginin ilk durağı neden Türkiye? Ben, Türkiye'nin Japonya için dünyadaki en özel ülkelerden biri olduğuna inanıyorum. Bunun nedeni yalnızca tarihsel olaylar değildir. İşte bu nedenle Japonya ile Türkiye'yi sanat aracılığıyla birbirine bağlama hayali kurdum."
Japon misafirler Harmandalı oynadı
Açılış konuşmalarının tamamlanmasının ardından Japon ses sanatçılarının canlı müzik dinletisiyle başlayan sahne programı, Ankara yöresine ait geleneksel halk oyunları ve seymen gösterisi ile devam etti. Saz dinletisi ile süren kültürel kutlama, Japon konukların da sahneye davet edilerek Türk katılımcılarla birlikte Harmandalı oynamasıyla sona erdi.
Programın resmi sahne bölümünün kapanmasıyla birlikte, Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap ve Beypazarı Kaymakamı Özer Coşkun, açılışa katılan vatandaşlarla birlikte handa kurulan "Uluslararası Sanat Sergisi'ni" detaylıca gezerek eserleri inceledi.



