Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mahkemenin büyük kurultayı iptal etmesinin ardından başlayan yetki ve meşruiyet tartışmaları meclis kulislerini hareketlendirdi. CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, TBMM'de gerçekleştirdiği kapsamlı basın toplantısında, son 2,5 yılda parti yönetiminin attığı adımları, "normalleşme" politikalarını, delege iradesine yönelik hile iddialarını ve akçeli rüşvet söylentilerini doğrudan ve sert ifadelerle hedef aldı.
"Mahkeme kararıyla Kılıçdaroğlu CHP'nin genel başkanıdır"
Sekiz yıl önce tek kişilik yönetime fiilen geçilmesiyle otoriter rejimin "zorbalar rejimine" dönüştüğünü ve bunun siyasette kaos yaratarak CHP'yi de etkilediğini belirten Faik Öztrak, mahkemenin verdiği iptal ve tedbir kararına ilişkin şu hukuki çerçeveyi aktardı:
"Mahkeme, CHP'nin 38. Olağan Genel Kurultayı'nı iptal etmiştir. Dönemin yönetimini tedbiren görevden uzaklaştırmıştır. Önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine aynen devam etmesine karar vermiştir. Bu kararla ilgili olarak alınan tedbir neticesinde de Sayın Kılıçdaroğlu, CHP'nin Genel Başkanı'dır. Partimize daha fazla yargı müdahalesine yol açmamak, bir an evvel iktidar yürüyüşümüzü başlatmak için mevcut yönetimle birlikte sorunları kendi içimizde istişare ederek çözmemiz gerekir."
Gerginliğin ve çok başlılığın sadece "tek adama" fayda sağlayacağını dile getiren Öztrak, tedbir kararının kalkmasının ardından yasalara uygun, sağlıklı bir kurultay sürecinin başlatılması gerektiğini ifade etti.
"Erdoğan ile normalleşmeyi tercih ettiler, kırmızı halı serdiler"
Partinin sıkıntılı sürece girmesinde, kurultayda iş başına gelen eski yönetimin 2024 yerel seçimlerinden sonra yaptığı hataların büyük payı olduğunu savunan Öztrak, eski idareye yönelik eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
"2024 yerel seçimlerinde halkımız CHP'yi birinci parti yaptı, sarayın meşruiyetine sandıkta büyük bir darbe vurdu. Ancak partimizin o dönemdeki yöneticileri her ne hikmetse hemen seçim istemek yerine milletin ekmeğine kan doğrayan tek kişilik rejimin müellifi rakip partinin genel başkanı Erdoğan ile normalleşmeyi tercih ettiler. Ayağına kırmızı halı serdiler, partimizin gönderine sarayın forsunu çektiler. Mecliste milletvekillerimizin kendisini ayakta selamlamasını istediler. Bunları yaparken de milletvekili grubumuza hiç danışmadılar."
Eski yönetimin tüm partilileri kucaklamak yerine örgütü "bana oy verenler ve vermeyenler" diye böldüğünü ve milletvekili grubunu dışladığını öne süren Öztrak, 2,5 yılda yaşanan pek çok krize rağmen kapalı grup toplantısı sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini vurguladı.
"Adaylık sürecini erken başlatıp partiyi erken rekabete soktu"
Yönetimin cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarını zamansız açtığına değinen Öztrak, "Hemen seçim istemeyeceğini açıklamasına rağmen cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecini erken başlatıp, partiyi erken rekabete soktu. Parti kötü yönetildi. Sonunda yönetim kendini mahkeme kararıyla kendini görevden aldırmayı da becerdi" dedi.
Şeffaflıktan uzak yönetim anlayışının faturasının Manavgat ve Uşak'ta ödendiğini dile getiren Öztrak, belediye başkanlarının önce sahiplenilip ardından kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesini eleştirerek, "CHP hepimizin baba evidir ama hiçbirimizin babasının dükkanı değildir" ifadelerini kullandı. Öztrak ayrıca, 17 belediye başkanının AK Parti'ye geçmesine ve belediye başkanlarının tutuklanmasına engel olunamadığını belirterek, saf değiştirenlere "Siyasetin en temel ahlak kuralıdır. Nerede soyunduysan, orada giyineceksin" sözleriyle seslendi.
"Delegenin iradesini satın almak için operasyon Yaptılar"
Sürecin mahkemeye taşınmasında kurultayda yaşanan usulsüzlük iddialarının etkili olduğunu savunan Faik Öztrak, parti içi operasyonlara dair şu ağır ithamları paylaştı:
"'Mahkeme şöyle, önceki yönetim böyle' diyenlere sorarlar: En yakınlarınızın kurultayda delegenin iradesini satın almak için operasyon yaptıklarına dair itiraflarını nereye koyacağız. İradesini fesada uğratmak için delegeye kamu gücü kullanılarak maddi menfaat sağlandığı iddialarını ne yapacağız? Seçim ve oylamalara hile karıştırıldığı hususunu yok mu sayacağız? Butlanın başımıza gelmesinde bu işlere bulaşarak partiyi yargı müdahalesine açık hale getirenlerin hiç mi suçu yok."
"Mecliste paralel genel merkez oluşturmaya çalışıyorlar"
Görevden alınan yöneticilerin meclis grubunu kullanarak alternatif bir iktidar alanı yaratmaya çalıştığını savunan Öztrak, durumu "ibretle izlediklerini" belirterek şunları kaydetti:
"Makamlarından, ünvanlarından bir türlü vazgeçemeyenlerin, şimdi de Mecliste paralel genel merkez oluşturarak partiyi nasıl tahrip etmeye çalıştıklarını ibretle izliyoruz. Baskın bir kapalı grup toplantısı düzenleyerek kendisini Grup Başkanı seçtirmek, butlan kararını tanıyıp artık genel başkan olmadığını kabul etmektir. Bunu kabul ettikten sonra genel başkanlık makamını işgal etmenin, çok başlı bir görüntü vermenin neresi partililik? Önceki yönetimin başı artık genel başkan olmadığını kabul etmişken, yönetimin diğer mensuplarının eski ünvanlarını kullanarak TBMM Grubu'nda genel merkeze alternatif yönetim oluşturması neyin nesidir."
"Adaylık için rüşvet, elden para alma iddiaları geçiştirilemez"
Mevcut yönetim kadrolarına yönelik kamuoyuna yansıyan akçeli iddiaların Atatürk'ün partisinde asla kabul edilemeyeceğini ve sessizlikle geçiştirilemeyeceğini belirten Tekirdağ Milletvekili, söz konusu iddialara dair şu sert uyarıyı yaptı:
"Genel Başkanlık koltuğunda oturan bir kişinin, belediye başkanlarından elden para aldığı, makam araçlarının belediye parasıyla tefriş edildiği, adaylık için rüşvet alındığı iddiaları, seçilmişlerin özel hayatlarına ilişkin görüntüler de partimizin kamuoyunda ciddi şekilde sorgulanmasına yol açıyor. Atatürk'ün kurduğu CHP'de bu iddialar asla kabul edilemez. Sessizlikle, laf ebeliğiyle geçiştirilemez, üstü örtülemez. Partimizin kirletilmesine ve çok başlılığa öncelikle milletvekili grubumuz izin vermez."
"Kavgalı ev görüntüsünü bitirmeliyiz"
Açıklamasının son bölümünde yarın yapılacak CHP TBMM Grup Toplantısı'nın parti içi birlik adına bir dönüm noktası olması gerektiği kanaatini paylaşan Faik Öztrak, tüm partilileri sorumluluk almaya davet ederek konuşmasını şu çağrıyla tamamladı:
"Yaptıkları hatalarla partimizin yoluna koskoca bir kaya yuvarladılar. Bunu yapanlar olmak üzere herkes taşın altına elini koymalıdır, bu kayayı yolumuzdan kaldırmalıdır. Yarınki grup toplantımızın partimizin birliğini, dirliğini sağlamakta bir milat olması gerektiği kanaatindeyim. CHP'nin iktidar yürüyüşünü birbirimize kenetlenerek yeniden başlatma zamanıdır. Bu bataklıktan hızla çıkmak için kavgalı ev görüntüsünü bitirmeliyiz."




