DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Mithat Sancar süreci, “Köklü dönüşümler yaratma potansiyeli olan bir dönem” olarak nitelendirdi. En son Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Gültan Kışanak ise, sürece dair, “Tarihi” ifadelerinin retorik olmadığını söyledi, “Tarihsel bir dönüm noktasındayız, yeni bir dönemin önemli bir evresindeyiz” dedi. “İmralı Sekreteryası”ndan Çetin Arkaş ise “sürecin geri dönüşsüz bir noktaya gelmesi, hiçbir tehlike kalmadı denilen bir noktaya gelmesi için” çalıştıklarını söyledi.

Kurtulmuş'tan SDG'nin feshi açıklaması: "Tarihi ve değerli bir açıklama”
Kurtulmuş'tan SDG'nin feshi açıklaması: "Tarihi ve değerli bir açıklama”
İçeriği Görüntüle

Öcalan’dan silah bırakma çağrısı gelecek mi?

Yasa çıktıktan sonra Öcalan’ın örgüt mensuplarına silah bırakma çağrısı yapacağı yönünde iddialar vardı. Sancar İmralı’da yaptıkları son görüşmede böyle bir değerlendirme yapılmadığını söyledi, “Ancak ilerleyen aşamalarda buna ihtiyaç olup olmadığı görüşmelerle belirlenir. Sürecin ihtiyacı bunu lüzumlu kılarsa değerlendirilecektir” dedi.

Öcalan silahsızlanma alt komisyonunda yer alacak mı?

Yasanın çıkmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan 8 kişilik kurul ilk toplantısını yaparak 4 alt komisyon belirledi. PKK kurucusu Öcalan’ın “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu”nda yer alacağı iddia edildi.

Bu komisyonun ana işlevinin silahsızlanma sürecini sağlamak olacağına işaret eden Sancar, “İşleyiş tarzı ve bileşimi konusunda paylaşılmış bir karar yok. Öcalan’ın bu süreçte ne kadar önemli rol oynadığını herkes biliyor. Silahsızlanma sürecinde de hayati bir rolü olacaktır. Öcalan’ın bu alt komisyonda görev almasını bekliyoruz. Ancak bunu belirleyecek olan üst kuruludur. Bir rol üstlenmesi konusunda genel bir yaklaşım olduğunu söyleyebiliriz. Bizim de beklentimiz bu. Sürecin başarı ile ilerlemesi de bunu gerektiriyor” dedi.

Kurullarda kimler olacak?

Oluşturulan komisyonlarda kimlerin yer alacağı açıklanmadı. Gültan Kışanak sadece bürokratların yer alacağı bir komisyon faaliyetinin yetersiz olacağını kaydetti, komisyonların dışarıdan katkılara açık, katılımcı bir yöntemle çalışması gerektiğini söyledi. Kışanak komisyonlarda mutlaka kadın sesinin de olması gerektiğini ifade etti.

Öcalan’ın yeri değişti mi?

Yasa çıktıktan sonra Öcalan’ın İmralı Cezaevi yerleşkesi içinde yeni yapılan bir yere taşınacağı iddia edildi. Sancar İmralı’da Öcalan ile yapılan görüşmelerin yeni bir salonda yapıldığını ama Öcalan’ın başka bir yere taşındığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Sancar, “Öcalan’ın süreç kapsamında üstlendiği tarihi rolü oynamaya devam edeceği şartların yaratılması” için bunun gerçekleşmesi gerektiğini ifade etti.

Tutanak sızıntısı iddiası: Böyle bir görüşme olmadı

Kandil’den bir heyetin İmralı’da Öcalan ile görüştüğüne dair bazı görüşme tutanakları sosyal medya hesaplarından paylaşıldı. Sancar çok net ifadeyle, “Böyle bir görüşme olmadı” yanıtı verdi. Görüşmelerin tüm notlarının yayınlanmasının sürecin doğası ve işleyişine uygun olmadığını belirten Sancar, Öcalan’ın doğrudan kamuoyuna seslenebileceği -gazetecilerle görüşme gibi- imkanlar yaratılmasının doğru olacağını söyledi.

SDG-YPG’nin fesih süreci

SDG-YPG’nin feshi sürecine dair soruları da yanıtlayan Sancar yaşanan gelişmeleri Türkiye’deki süreçten ayrı düşünmediklerini söyledi, Türkiye’de bu süreç başlamamış ve yürümüyor olsa Suriye’de bu gelişmeler olur muydu?” diye sordu. Suriye’de demokratik bir entegrasyon sürecinin işlediğini belirten Sancar, “Bu kendi kimliğinden taleplerinden vazgeçerek erime modeli değildir. Mazlum Abdi’nin açıklamalarında da görüldü. Belki önümüzdeki süreçte de kararnameler yayınlanacak” dedi.

Teyit-tespit için taraflara çağrı

Çıkarılan yasa güvenlik birimlerinin silahsızlanma süreciyle ilgili teyit-tespit kararının ardından uygulanmaya başlanacak. Sancar bunun takvimini öngörmelerinin zor olduğunu ama teyit ve tespit kararının gecikmeden ortaya çıkması için tüm tarafların sürecin ruhuna uygun bir sorumlulukla hareket etmeleri gerektiğini, bu durumda kararın gecikmeyeceğini söyledi.
Gültan Kışanak aynı konuda hızla ilerleme sağlanırsa iki ay içinde yasanın uygulanma aşamasına geçilebileceğini söyledi.

Yeni anayasa mümkün mü?

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş çerçeve yasanın Meclis’te 467 oyla kabul edilmesi üzerine yaptığı ilk değerlendirmede bu sonucun yeni anayasa için de cesaretlendirici olduğunu söyledi. Kamuoyunda DEM Parti’nin yeni anayasa gündeme gelirse nasıl tutum alacağına dair tartışmalar yaşanıyor. DEM Parti İmralı heyeti Sancar ise partilerinin yeni anayasa konusundaki tutumunun geçmişten bu yana değişmediğini söyledi. Yeni anayasanın en geniş toplumsal ve siyasal katkıya açık şekilde katılımcı bir yöntemle hazırlanması gerektiğine işaret eden Sancar ikinci olarak da yeni anayasaya giden bir yol temizliğine ihtiyaç olduğunu ifade etti. Sancar yol temizliğini özgür tartışma ortamının sağlanması, keyfi hukuki uygulamaların kaldırılması gibi örneklerle açıkladı.

Anayasa tartışmasını Erdoğan’ın yeniden aday olması gibi başlıklara sıkıştırmayı kabul etmeyeceklerini, asla böyle bir yaklaşım içinde olmadıklarını belirten Sancar şunları ifade etti:
“Türkiye’nin Kürt sorununu çözmeyi sağlayacak yasalarla birlikte anayasa tartışması da önem taşıyacak ama Türkiye’nin bir demokrasi sorunu var. Kürt sorunu da bundan bağımsız değil. Demokrasi, özgürlük ve hukuk devleti olma meselesi birlikte ele alınmalı. Kürt barışı silah bırakmayla önemli bir evreye geldi ama büyük barış, tüm toplumu esas alacak bir barış için daha fazlasına ihtiyaç var. Demokrasiye, hukuksal güvencelerin işletileceğine inancın arttığı bir düzene ihtiyaç var. 27 Şubat çağrısının başlığı “barış ve demokratik toplum”dur. Bu ikisini birlikte değerlendiriyoruz.

“Erdoğan’ın adaylığını çözecek başka yollar var”

Gültan Kışanak yeni anayasa konusunda, sürecin bazı konuları tartışmada kolaylaştırıcı olabileceğini söyledi “Fakat kısa vadede bir anayasa yapacak konsensusu açığa çıkaracak olgunluğa geleceğimiz konusunda çok ümitvar değilim. Ekimde yeni bir anayasa gündemini politik olarak çok mümkün görmüyorum” dedi.

Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından yeni anayasanın temel bir ihtiyaç olduğunu ama bunun için de zamana ihtiyaç olduğunu belirten Kışanak, “Böyle kısa vadede gündeme geleceğini düşünmüyorum. Keşke bu mesafeyi kısa vadede alabilsek” dedi. Kışanak da Sancar gibi Anayasanın sadece cumhurbaşkanının adaylığı ile ilişkilendirilmesini eleştirdi, şu ifadeleri kullandı:

“Yeni anayasanın bu şekilde ele alınmasının çok sığ, sıradan bir düşünce olduğunun altını çizmek istiyorum. Çünkü cumhurbaşkanlığı meselesini çözecek başka yollar var. Çözülür, parlamentoda şu anki tabloya baksan kaç eksiği kalmış, öyle böyle tamamlar. Bu meseleyi oraya bağlamayı doğru bulmuyorum. Ama temel bir ihtiyaç ve koşullarını oluşturmak için daha fazla gayret sarf edeceğiz.

Kışanak çerçeve yasanın ardından acil yapılması gereken yasal düzenlemeleri, “basın ve ifade özgürlüğünü geliştirecek, örgütlenme özgürlüğünü artıracak düzenlemeler ve kayyım başta olmak üzere yerel demokrasinin ayakta kalmasını sağlayacak düzenlemeler olarak sıraladı, bu düzenlemelerin yeni anayasa yapma imkanlarını da artıracağını söyledi.

Muhabir: Nergis Demirkaya