İzmir’de 21 yaşındaki Ceyda Yüksel’i katleden Serkan Dindar’a verilen "haksız tahrik" indirimi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının itirazına rağmen Yargıtay tarafından kesinleşti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, cinsel yakınlık talebinin reddedilmesini sanık için "elem ve öfke" sebebi sayan yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu. Kararın ardından gazetemize konuşan Kadın ve Mücadele Derneği Genel Başkanı Hikmet Molu, reddetme hakkının bir tahrik unsuru olarak sunulmasının "hak gaspı" olduğunu vurguladı.

Hikmet Molu: Bu bir aklama yöntemidir
Yargıtay’ın kararını bir "aklama yöntemi" olarak nitelendiren Kadın ve Mücadele Derneği Genel Başkanı Hikmet Molu, bu kararla kadınların "hayır" deme hakkının ellerinden alındığına dikkat çekti. Faillerin bu tür kararları suçlarını meşrulaştırmak için bir alan olarak kullanabileceğini belirten Molu, “Bir katili serbest bırakmak için aklama malzemesi yapılan bu karar hem toplumsal hem de hukuki boyutuyla büyük bir problemdir” dedi.
“Bu kararlar, kadını meta olarak gören zihniyetin ürünüdür”
Molu, evlilik birliği içinde dahi rıza dışı cinsel ilişkinin suç sayıldığını hatırlatarak, kadınların her koşulda reddetme hakkının saklı olduğunu ifade etti. Yargının bu tutumunun kadını meta olarak gören zihniyetin bir ürünü olduğunu söyleyen Molu, “Hayır deme hakkımızın tamamen elimizden alınması asla kabul edilemez. Bu bir hak gaspıdır. Bu kararlar, kadını meta olarak gören zihniyetin ürünüdür” değerlendirmesinde bulundu.

EŞİK: "Hayır" deme hakkı failin duygusuna feda ediliyor
Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), kararın cinsel birlikteliği reddetmeyi fiilen "haksız tahrik" nedeni saydığını ve kadınların açık rızasını yok saydığını belirtti. Platform tarafından yapılan açıklamada, yargının "hayır" deme hakkını korumak yerine failin duygusunu merkeze alan ataerkil bir pratik sergilediği vurgulandı. EŞİK, reddin tahrik kabul edilmesinin kadınlara yönelik şiddet karşısında cezasızlık zeminini güçlendirdiğini ve hukuki güvenceyi aşındırdığını ifade ederek kararı kabul etmediklerini duyurdu.
Yargıtay’ın "mümkün" gerekçesi
İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Serkan Dindar’a önce müebbet hapis cezası vermiş, ancak maktulün cinsel ilişki teklifini reddetmesini "elem ve öfke" nedeni sayarak cezayı 18 yıla indirmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin bu kararı onamasının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı itirazda bulunarak dosyanın Ceza Genel Kurulu’na gitmesini talep etti.
Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanığın maktulden "cinsel yakınlık beklemesinin mümkün olduğu" gerekçesiyle Bakanlığın itirazını reddetti. Bu kararla birlikte, yerel mahkemenin uyguladığı "haksız tahrik" indirimi en üst mercide onaylanarak kesinleşmiş oldu.





