Tutuklanarak, Silivri Cezaevi'ne gönderilen Gazeteci Alican Uludağ, 21 Mayıs'ta Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk duruşmasına çıkacak. Ancak Uludağ'ın duruşmaya getirilmeyip, SEGBİS aracılığıyla savunma yapacak olması meslektaşları ve gazeteci örgütleri tarafından protesto edildi.
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) tarafından da Alican Uludağ’ın yargılanmasına ilişkin bir açıklama yapıldı. “Meslektaşımız, üyemiz Gazeteci Alican Uludağ 20 Şubat’tan bu yana tutukludur. Açıklamada, “Alican’ın haberlerinden suç üretme girişimleri sonuçsuz kalınca, bu kez yaptığı yorumlardan bazı bölümler seçilip birbiriyle bağlantılıymış gibi sunularak suç yaratılmaya çalışılmış; hakkında 19 yıla kadar hapis cezası istenmiştir” denildi.
Bu süreçte yargılama dosyasının Ankara ile İstanbul arasında gidip gelmesi başta olmak üzere yaşanan hukuksuzluklara vurgu yapılan açıklamada şu ifade edildi: “Ailesinin ve çocuklarının görüş süreçlerinde yaşadığı zorluklar ise biz meslektaşlarının yakından bildiği ağır bir gerçektir.”
Alican Uludağ’ın yalnızca yargılanmayı ve mahkeme heyeti karşısına çıkarak savunmasını yapmayı beklediğine işaret edilen açıklamada, “Alican’ın Ankara’ya mahkeme getirilme yerine savunmasının SEGBİS üzerinden, uzaktan bağlantıyla alınacağı yönündeki kaygılara” vurgu yapıldı. Açıklamada, Alican Uludağ’ın savunmasını mahkeme salonunda yapması gerektiğine işaret edilerek, “Savunmasını mahkeme salonunda, hakime karşı yüz yüze yapmalıdır” denildi.

"Gazetecilik suç değildir"
Bunun için de Alican Uludağ’ın Ankara’ya getirilmesi ve uzun süredir fiili bir cezalandırmaya dönüşen bu tutukluluk halinin sona erdirilerek tahliye edilmesi istenen açıklamada, “Alican Uludağ ile birlikte mesleğini yaptığı için özgürlüğünden mahrum bırakılan tüm gazeteciler tutuksuz yargılanmalıdır” talebi ifade edildi.
Açıklamada, “Demokratik ülkelerde gazetecilikten korkulmaz. Gazetecilik suç değildir” görüşü yinelendi.

Ne olmuştu?
Gazeteci Alican Uludağ, özellikle IŞİD ile ilgili yaptığı haberler ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 20 Şubat’ta evinden gözaltına alınarak İstanbul’a götürüldü. Uludağ çıkarıldığı İstanbul 9. Sulh Hâkimliği tarafından, "Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve kurumlarını aşağılama" iddiaları ve "kaçma şüphesi", "delilleri karartma" ve "tanıklar üzerinde baskı yapma girişimi" gerekçeleriyle tutuklandı. Halen Silivri Cezaevinde tutulan Alican Uludağ’ın ilk duruşması, 21 Mayıs’ta Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılacak.
"Alican Ankara'ya getirilsin"
Yargılamanın Ankara’da yapılacak olmasına, ailesinin ve evinin de Ankara’da bulunmasına rağmen Alican Uludağ’ın halen Silivri’de tutulması ve duruşmaya da SEGBİS aracılığıyla bağlantı yapmasının istenmesi meslektaşları ve tüm meslek örgütleri tarafından tepkiyle karşılandı. Meslektaşları Alican Uludağ’ın 21 Mayıs’ta Ankara’ya getirilerek mahkemede yüz yüze savunma yapması için çağrılar yapıyor.





