CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, bedelli askerlik başvurularına ilişkin verilerin ekonomik tabloyu gözler önüne serdiğini söyledi. Başevirgen, başvuru sayısının yüksek olmasına rağmen ödeme yapılamayan dosyaların dikkat çektiğini vurguladı.
Her 10 başvurudan 1’i iptal
Yaşar Güler’in verdiği yanıta göre 2021–2025 yılları arasında bedelli askerlik için 987 bin 645 kişi başvurdu. Ancak bu başvuruların 92 bin 712’si ödeme yapılmadığı için sonuçlandırılamadı. Bu durum, yaklaşık her 10 kişiden birinin ücret engeline takıldığını ortaya koydu:
"Bedelli askerlik ücretleri artarken aynı dönemde ücretli çalışanların alım gücü ciddi biçimde geriledi. Asgari ücret ve ortalama maaşlar enflasyon karşısında erirken, bedelli askerlik artık geniş bir kesim için ulaşılabilir olmaktan çıktı. Bakanlık verilerine göre 2021–2025 yılları arasında bedelli askerlik başvurusu yapan yükümlü sayısı 987 bin 645. Ancak bu başvuruların 92 bin 712’si, ödeme yapılmadığı için sonuçlandırılamadı. Bu veri, yaklaşık her 10 başvurudan 1’inin ekonomik nedenlerle yarım kaldığını gösteriyor"
“Ekonomik filtreye dönüştü”
Askerlik sisteminin ekonomik koşullardan doğrudan etkilendiğini savunan Başevirgen, bedelli askerliğin artık bir “ekonomik filtre” haline geldiğini söyledi. Gelir düzeyi düşük olan gençlerin bu imkândan yararlanamadığını dile getirdi.
Yoklama kaçağı ve bakaya sayısı dikkat çekiyor
Başevirgen, aynı verilere göre her yıl ortalama 568 bin yoklama kaçağı ve 55 bin 782 bakaya bulunduğunu açıkladı. Bu durumun yalnızca idari değil, ekonomik bir sorun olduğunu belirterek, güvencesiz çalışan gençlerin askerliği ertelemeye çalıştığını söyledi:
"Aynı yanıtta yer alan başka bir veri ise daha çarpıcı. 2021–2026 arasında yıllık ortalama 568 bin yoklama kaçağı, 55 bin 782 bakaya kalan var. Bu tablo yalnızca idari bir sorun değil, aynı zamanda ekonomik bir gösterge. Çünkü işsiz veya güvencesiz çalışan gençler askerliği ertelemeye çalışıyor. Bedelli ödeyemeyenler sistemin dışına itiliyor. Kayıt dışı çalışma arttıkça yoklama süreçlerinden kaçınma eğilimi de artıyor. Ortaya çıkan tabloyla görüyoruz ki askerlik yükümlülükleri bile ekonomik güce göre şekilleniyor. Bedelli askerlik eşit bir seçenek gibi sunulsa da veriler bize gösteriyor ki bedelli askerliği gelir düzeyi belli bir seviyenin üstünde olan vatandaşlarımız yapabiliyor, geliri olmayanlar ise bekliyor, kaçıyor ya da cezai sürece giriyor. Bedelli ücretlerinin gelir düzeyine endekslenmemesi ve sürekli artması, sistemin giderek daha da dar bir kesime hitap etmesine neden oluyor."





