CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından önemli disiplin kararları alındı. Parti Sözcüsü Müslim Sarı, MYK'nın oy birliğiyle aldığı karar doğrultusunda CHP Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın'ın yanı sıra Genel Başkan Yardımcıları Burhanettin Bulut, Özgür Karabat ve Nurhayat Altaca Kayışoğlu ile milletvekilleri Ensar Aytekin, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba ve Turan Taşkın Özer'in "tedbirli olarak kesin ihraç" talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildiğini açıkladı.
Sarı, disiplin sürecine konu olan isimlerin parti içindeki mevcut görevlerinden uzaklaştırıldığını belirtirken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında yapılacak değerlendirmenin ise daha sonraki bir aşamada ele alınacağını ifade etti.
Kararın gerekçelerine ilişkin açıklamalarda bulunan Müslim Sarı, "Partide fiili iki başlılık oluştu. CHP’nin kurultayının şaibeli hale gelmesini sağlayan, iddianamelere konu olan ve kamuoyunda tartışılan arkadaşlarımızla ilgili bir disiplin kararı alacağımızı duyuruyoruz. Temiz siyaset açısından, partiyi arındırmak açısından zor da olsa bu kararı aldık. Karar, oy birliğiyle alınmıştır" dedi.
Kılıçdaroğlu'nun başkanlığında üçüncü kez toplanan MYK'nın sona ermesinin ardından, toplantıda ele alınan başlıca konuların dün grup toplantısı öncesinde yaşanan gerginlik, Yüksek Disiplin Kurulu'nun MYK'ya ilettiği ve 4-5 Kasım 2023 tarihinden sonra gerçekleştirilen tüm ihraç işlemlerinin yok hükmünde sayılmasını talep eden yazı, parti suçu işlendiği belirtilen kişiler hakkında disiplin sürecinin başlatılması, yarın saat 13.00'te yapılacak Parti Meclisi toplantısına yönelik hazırlıklar ve partinin bundan sonraki siyasi yol haritası olduğu öğrenildi.
Kılıçdaroğlu'nun Parti Sözcüsü Müslim Sarı ise MYK gündemiyle ilgili basın toplantısı yaparak alınan kararları açıklıyor. Sarı'nın konuşmasından satır başları şu şekilde:
"21 Mayıs itibarıyla tedbirli biçimde mutlak butlan kararıyla karşı karşıya kaldı CHP. Bu karara uygun olarak bir durumla karşı karşıya kaldık. Bizler bu sürecin diyalog, işbirliği içinde yürütülmesi kousunda azami katkıyı vermeye çalıştık. Biz MYK üyeleri, verili hukuk kararı içinde partinin içine düştüğü cendereden nasıl çıkacağımza ilişkin ortak bir akılla, bütün arkadaşlarımızla bir araya gelerek bu sorundan nasıl çıkacağımıza ilişkin ortak değerlendirme yapmamız gerektiğini ifade ettim. Bu konudaki çabalarımızın karşılık bulmadığını gördük. İyi niyetli çabalarımız sonuç vermedi.
Biz ne kadar ılımlı yaklaşımla diyalogla sona erdirelim ve partinin önüne yol haritası koyalım diye yaklaşsak da arkadaşlarımızın bizim uzattığımız elleri hep geri çevirdi. İlerleme şansımız olmadı. Kurultayla ilgili tartışmalar en önemlisiydi. Genel Başkanımız yarın PM toplantısında kurultayla ilgili bir sürecin başlatılacağını söyledi. Bizler kurultayın toplanmasına karşı değiliz.
Biz kurultaysız yol yürüme niyetinde değiliz. Partinin içine düştüğü bu durumdan ancak bir siyasî müdahaleyle çıkabileceğini söyledik. Bu da hiç kuşkusuz kurultay. Hâlâ aynı yerdeyiz, yarın PM topladığımızda yine kurultay tartışacağız. Ancak varmış olduğumuz noktada partide bir çeşit iki başlılığın oluştuğunu da görüyoruz."
Bayramlaşmada aynı gün aynı saatte diğer arkadaşlarımızda bayramlaşma etkinliği düzenliyor, seçilmiş genel başkan atanmış genel başkan ayrımlarıyla paralel etkinlik düzenliyorlar. Biz grup toplantısı düzenleyeceğimizi söylediğimizde, aslında grup toplantısı niyetleri olmasa da genel başkanı grup toplantısında konuşturmama işine giriştiler.
Son grup tartışmalarından sonra sayın Genel Başkanımıza tahsis edilmiş bir salon olmasına rağmen, grubun kendisine bağlı olarak çalışacağı mevzuatına rağmen, usulsüz bir seçime rağmen konuşturulmamasına yönelik girişimle karşı karşıya kaldık. O gün Türkiye'nin dört bir yanından partililer Genel Merkez'e akın etti.
Bütün bu sürecin sonunda biz ne kadar ılımlı, yapıcı, kucaklayıcı , birlik ve beraberlik içinde hareket edersek edelim bu çabalarımızın anlaşılmadığını görüyoruz. Bizim uzattığımız ele arkadaşlarımız yumruk sıkarak karşılık verdiler. Ve partide de facto bir iki başlılık oluştu.
Temiz siyaset, temiz toplum ve arınma siyaseti çerçevesinde CHP’nin kendi kurullarını çalıştıracağı ve arınma siyaseti çerçevesinde yapması gerekenleri yapmak zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Mutlak butlan kararından sonra, partinin kurumsal kimliğini zedeleyici eylemlerin de değerlendirdiği bir parti içi kurulların değerlendirildiği süreç olacak.
CHP’nin kurultayının şaibeli hale gelmesini sağlayan, iddianamelere konu olan ve kamuoyunda tartışılan arkadaşlarımızla ilgili bir disiplin kararı alacağımızı duyuruyoruz. Temiz siyaset açısından, partiyi arındırmak açısından zor da olsa bu kararı aldık. Karar, oy birliğiyle alınmıştır.”
İşte kesin ihracı istenen 9 isim:
-CHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır
-CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın
-CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu
-CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat
-CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili
-Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin
-Ankara Milletvekili Umut Akdoğan
-Malatya Milletvekili Veli Ağbaba
-İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer
Kılıçdaroğlu ilk PM toplantısını gerçekleştirecek
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin (istinaf) CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’na yönelik mutlak butlan kararının ardından oluşturulan yeni CHP yönetimi, ilk Parti Meclisi Toplantısı’nı gerçekleştirecek. Toplantıya, CHP lideri Özgür Özel’e yakın isimler de katılacak.
BirGün'ün CHP kaynaklarından edindiği bilgiye göre, PM’de yer alan Özel destekçisi isimler, “12 Temmuz’da kurultay” iradesini ortaya koyacak. Kılıçdaroğlu’na yakın PM üyeleri ise tedbir kararına işaret ederek, “Bu şartlarda kurultay mümkün değil” diyecek.




