Cumhuriyet Halk Partisi'nin Parti Sözcüsü Deniz Yücel, düzenlendiği basın toplantısında Sinan Ateş cinayeti soruşturması ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarına yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. 

Yücel'İn basın toplantısında yaptığı açıklamalar, şu şekilde:

“Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e bir takım abuk sorular yöneltmiş, bir de üstüne mertçe cevap bekliyorum demişti.  Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş sokak ortasında torbacılara öldürtülürken, parti yönetiminin en üst kademesindeki bazı isimler cinayetle ilişkilendirilirken gıkı çıkmayan bir parti, bize mertlikten bahsetmesin. Devlet Bahçeli’nin sorularını ciddiye dahi almıyoruz, cevap vermeyi kendimize zul addediyoruz.

Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel grup toplantısında Bahçeli’nin konuşmasına ithafen, Sayın Bahçeli’nin konuşma metinlerini yazan 2 kişiden bahsetmişti. Genel başkanımız konuşmasında iki kişi demişti ve isim vermemişti… O iki kişi, genel başkanımız isim vermemiş olmasına rağmen üzerlerine alındılar ve sosyal medya hesaplarından ağızlarından köpük saça saça Genel Başkanımıza saldırarak kendilerini ifşa ettiler. 

Diyarbakır’da 150 dönümlük alanda yangın Diyarbakır’da 150 dönümlük alanda yangın

İşin memnuniyet veren tarafı, bu ikiliye Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocaklarından kimse sahip çıkmadı.  Geçtiğimiz günlerde Sinan Ateş’in yol arkadaşlığını yapmış Ömer Zengin isimli şahıs, bir TV kanalında yaptığı açıklamada Sinan Ateş cinayetinde ismi geçen “Olcay Kılavuz’un Semih Yalçın tarafından öldürülmekten korktuğunu” ifade etti. Türkiye’de ses getiren, sansasyonel bir cinayete ismi karışan eski bir milletvekili, bir genel Başkan Yardımcısı tarafından öldürtülmekten neden korksun? Milliyetçi Hareket Partisi bir siyasi partidir. Bir geleneğin partisidir. Bizim MHP ile ilgili de, Ülkü Ocaklarıyla ilgili de bir sorunumuz yok. Biz bir siyasi partinin yada kurumun iç işleyişine karışmayız.  Ama her kurumda, her siyasi partide suça karışan insanlar olabilir.  Bizim sorunumuz; bu suça karışan, onları koruyan, bu olayın üstünü örtmeye çalışan kim varsa onunladır, onlarladır. 

Sinan Ateş’in acılı eşinin de, toplumun ve kamuoyunun beklentisi de, bu olayın perde arkasındaki azmettiricilerinin tespit edilerek, kim yada kimler tarafından korunuyorsa korunsun, yargı önüne çıkarılması ve adaletin tecelli etmesidir. Sayın Devlet Bahçeli’ye de tavsiyemiz, Sinan Ateş davasının örtbas edilmesine alet olmamasıdır. Ayrıca o iki kişi için söylüyorum; biz onlara,  onların üslubuyla cevap vermeyiz. Biz sorulması gereken soruları sorarız. Değerlendirmesini halkımız yapar.  O iki şahsın Özgür Özel’in adını ağızlarına almaları için önce ağızlarını yıkamaları lazım.”

Editör: Deniz Ali Tatar