CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Günaydın, CHP Genel Başkanı’na yönelik ortaya atılan WhatsApp yazışması iddialarını “tamamen asılsız” olarak nitelendirdi.

“Ortada gerçek olmayan bir yazışma algısı yaratıldı”

Günaydın, bir YouTube yayıncısının gündeme taşıdığı iddialara sert tepki göstererek, Özgür Özel hakkında ortaya atılan söz konusu WhatsApp mesajlarının gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Günaydın’ın aktardığına göre, Göle Belediye Başkanı’nın eşinin CHP lideriyle iletişime geçerek nazik bir görüşme talebinde bulunduğu, görüşmenin de karşılıklı nezaket çerçevesinde gerçekleştiği ifade edildi.

“Mesajlar çarpıtıldı, algı yaratıldı”

Günaydın, iddiaların tamamen manipülasyon olduğunu savunarak, bazı mesajların yanlış aktarılması veya eksik sunulması yoluyla kamuoyunda farklı bir algı oluşturulmaya çalışıldığını söyledi.

Maden-İş Başkanı Akçul: "Kritik madenler kamu eliyle işletilmeli, KİT'lerdeki taşerona kadro verilmeli"
Maden-İş Başkanı Akçul: "Kritik madenler kamu eliyle işletilmeli, KİT'lerdeki taşerona kadro verilmeli"
İçeriği Görüntüle

Günaydın, “Ortada akçalı bir konu yoktur. Yazışmalar dosyaya girdiğinde gerçek açıkça görülecektir” ifadelerini kullandı.

“Soruşturma gizliliği ihlal edildi”

Günaydın’ın en dikkat çeken açıklamalarından biri ise soruşturma sürecine yönelik oldu. Günaydın, dosyanın gizli olmasına rağmen bazı bilgilerin kamuoyuna sızdırıldığını öne sürdü.

Bu kapsamda, Adalet Bakanlığı basın müşavirliği üzerinden bazı içeriklerin paylaşıldığını iddia eden Günaydın, bunun “soruşturma gizliliğinin ihlali” anlamına geldiğini söyledi:

"Soruşturma dosyasına sanığın avukatı erişemiyor. Ceza avukatları erişemiyorlar. Erişememeleri de lazım zaten. Eğer dosya gizliyse ve soruşturmanın gizli olmasını gerektiren hukuki bir gerekçe varsa o gizliliğe uyulur. Sanığın avukatına kapalı olan ifade nasıl oluyor da Adalet Bakanlığı basın müşavirine atılabiliyor? Bir daha soruyorum. Bu Adalet Bakanlığı basın müşavirinin adı ne? Yakup Halit Bulut.

Bu ifadeyi alıyor. İfadeyi aynen kullanmakla yetinmiyor. Bir de ifadeye eklemeler, çıkartmalar yapıyor. Onların da altını böyle kırmızılarla çizmek gibi bir aşırı işlem, bir aşırı kendine güvenin de sahibi oluyor. Sonra bunu buralara servis ediyor. Soruşturmanın gizliliği Adalet Bakanlığı eli ile ihlal edilmiş oluyor."

"Doğrunun ne olduğunu hepimiz biliyoruz"

"Yapılan müdahale Yakup Halit Bulut'un kişisel bir eylemi midir yoksa Adalet Bakanlığı'na çöreklenmiş bir yapının sistemli bir faaliyeti midir?" diye soran Günaydın, şu ifadelere yer verdi:

"Doğrunun ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu memleket bugüne kadar herkesin bildiği sırlarla yönetildi. Peki soralım. Bu dün Cumhuriyet Halk Partisi iletişim sayfasında ifşa edildiği anda WhatsApp grubunu kapattınız. Hiç utanmadınız mı? Suç üstü yakalandığınızı böylece bir kere daha teyit etmiş oldunuz. Peki Yakup Halit Bulut'a ne yapıldı?

Vatandaşın en azından bu faaliyet bakanlığı bağlamıyor ise eğer bu vatandaşın derhal kamu görevine son verilip hangi statüde çalışılıyorsa o statüsüne son verilip hakkında bir soruşturma açılması gerekmez mi? Gerekir. Nerede? Hukuk devletinde. Başka bir şey söylemeye gerek var mı?"

Kaynak: Haber merkezi