Türkiye Barolar Birliği (TBB), bu sabah saatlerinde CHP’li belediyelere yönelik gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklama operasyonlarıyla ilgili endişelerini dile getirdi. Özellikle Adana, Adıyaman, Antalya ve Büyükçekmece belediye başkanlarının gözaltına alınması, TBB tarafından “hukuk devleti ve demokratik rekabet ilkelerine ciddi tehdit” olarak değerlendirilirken, operasyonların seçilme ve temsil hakkını ihlal ettiğine vurgu yapıldı.
TBB'nin yazılı açıklamasında, son yıllarda CHP’li belediyelere yönelik gözaltı ve tutuklama işlemlerinin giderek arttığına dikkat çekilerek, bu durumun yalnızca bireylerin özgürlüğünü değil, aynı zamanda halkın iradesine dayalı seçme ve seçilme hakkını da ihlal ettiği belirtildi.
Demokratik İlkeler ve Hukuk Devleti Tehdidi
TBB açıklamasında, Türkiye'deki demokratik sistemin temellerine ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekilerek, Anayasa Mahkemesi’nin “seçilmiş kişilere yönelik gözaltı ve tutuklama gibi özgürlüğü sınırlayan tedbirlerin yalnızca zorunlu ve istisnai durumlarda uygulanabileceği” yönündeki görüşünün hatırlatıldığı ifade edildi. Barolar Birliği, bu tür işlemlerin bireysel özgürlüklerin ötesinde, aynı zamanda seçmen iradesine doğrudan müdahale anlamına geldiğini vurguladı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Seçimle göreve gelen kişilere yönelik gözaltı ve tutuklamaların, ancak en acil ve zorunlu durumlarda uygulanması gerektiği Anayasa Mahkemesi tarafından birçok kez belirtilmiştir. Ancak son dönemde yaşanan bu tutuklamalar ve gözaltılar, bu ilkelerin hiçe sayıldığını göstermektedir. Seçimle halkın iradesiyle göreve gelmiş belediye başkanlarının bu şekilde işlem görmesi, demokrasinin en temel ilkelerinden biri olan seçilme hakkını ortadan kaldırmaktadır."
"Savunma Hakkı ve Avukatların Bağımsızlığına Müdahale"
Açıklamada, TBB’nin özellikle savunma hakkı üzerindeki baskılara da dikkat çektiği belirtildi. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen, "şüphelilerin yalnızca bir özel müdafii ile görüştürülmesi" talimatı eleştirilerek, bunun Ceza Muhakemesi Kanunu’na aykırı olduğu ve savunma hakkını açıkça kısıtladığı ifade edildi. TBB, bu durumun aynı zamanda avukatlık mesleğinin bağımsızlığını ihlal ettiğini belirterek, yargı sürecinde avukatların özgürce hareket etmesinin sağlanması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca, gözaltına alınan avukat Onur Büyükhatipoğlu’nun durumu da TBB tarafından yakından takip edileceği ifade edildi. TBB, Büyükhatipoğlu’nun mesleki faaliyetleri nedeniyle maruz kaldığı iddia edilen işlemlere ilişkin ciddi endişeler taşıdığını belirtti. Avukatlık mesleğinin bağımsızlığına, savunma hakkına ve savunma avukatlarının özgürlüğüne yönelik her türlü müdahalenin kabul edilemez olduğu dile getirildi.
"Türkiye'deki Hukuk Sistemine Tehdit"
TBB'nin açıklamasında son olarak, “Türkiye’deki hukuk devletinin ve demokratik işleyişin, yürütme tarafından tekrarlanan bu tür müdahalelerle zayıflatılmaya çalışıldığı” ifade edildi. TBB, son dönemde Türkiye genelinde özellikle CHP’li belediyelere yönelik artan baskıların, hukuk devleti ilkesine ciddi bir tehdit oluşturduğunu ve bu durumun Türkiye’nin demokratik değerlerini zedelediğini kaydetti.





