Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, CHP Karacasu İlçe Yönetimi tarafından düzenlenen üye ve delege toplantısında parti içi muhalefet süreci, kurultay imzaları ve olası bir yeni parti oluşumuna dair değerlendirmelerde bulundu.
Toplantıda konuşan Bülbül, CHP yönetiminin mahkeme kararları ya da dış iradelerle şekillendirilemeyeceğini vurgulayarak, Genel Başkan’ın yalnızca parti örgütü ve kurultay delegelerinin iradesiyle seçilebileceğini ifade etti.
"Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetimi Saray’ın iradesiyle belirlenemez"
31 Mart 2024 yerel seçimlerindeki başarıyı ve Genel Başkan Özgür Özel liderliğindeki süreci hatırlatan Süleyman Bülbül, 24 Mayıs’ta genel merkez binasında yaşanan olaylara değindi. Bülbül, "Polisle ve AFAD’la parti binasına girildi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetimi mahkeme kararıyla ya da Saray’ın iradesiyle belirlenemez" ifadelerini kullanarak genel merkez yönetiminde "muhalefet ruhunun kaybolduğunu" öne sürdü.
Mahkeme kararıyla göreve geldiğini iddia ettiği mevcut yönetimin, gelecek seçimlerde adayları belirleyeceğine yönelik söylemlerine tepki gösteren Bülbül, hukukçu kimliğiyle mahkeme kararını incelediğini söyledi. Bülbül, söz konusu kararın yalnızca 38. Olağan Kurultay öncesindeki yönetim organlarını kapsadığını, seçilmiş kurultay delegelerinin iradesini ya da yeni bir kurultay yapılmasını engelleyen bir hukuki tedbir bulunmadığını savundu.
"1003 delegenin imzası Genel Merkez'de bekletiliyor"
Parti tüzüğünün 48. maddesi uyarınca olağanüstü kurultayın toplanmasının anayasal ve hukuki bir zorunluluk olduğunu dile getiren Bülbül, kurultay çağrısı için toplanan imzalar hakkında şu verileri paylaştı:
"Parti tüzüğümüz uyarınca olağanüstü kurultayın toplanması zorunludur. Şu ana kadar 833’ü noter onaylı olmak üzere toplam 1003 delegenin imzası Genel Merkez’e teslim edilmiştir. Bu imzalar çok kısa bir sürede incelenebilecekken bekletiliyor. Burada amaç kurultay yapmak değil, seçime kadar partiyi işgal etmek ve Saray’a muhalefet etmemektir. Mevcut yönetimin 11 Temmuz’a kadar olağanüstü kurultay çağrısına yanıt vermesi gerekiyor. Eğer 26 Temmuz’dan önce kurultay yapılmazsa, CHP seçime katılma konusunda büyük bir hukuki riskle karşı karşıya kalabilir."
Bülbül, kurultayın toplanmaması durumunda adli tatil başlamadan önce Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak kurultayı toplamak üzere bir "çağrı heyeti" oluşturulmasını talep edeceklerini açıkladı.
Üç seçim anketinin sonuçlarını paylaştı
Konuşmasında, son dört gün içinde yaptırdıklarını belirttiği üç ayrı kamuoyu araştırmasının sonuçlarına da yer veren Aydın Milletvekili Bülbül, Özgür Özel liderliğindeki CHP’nin yüzde 32-35 bandında bir halk desteğine sahip olduğunu, buna karşın eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde oluşabilecek alternatif bir yapının oy oranının ise yüzde 2-5 arasında kalacağını iddia etti.
"111 milletvekilinden 100'e yakınıyla düğmeye basacağız"
Yargıtay’da devam eden "mutlak butlan" davasının adli tatil öncesinde karara bağlanması gerektiğine dikkat çeken Süleyman Bülbül, davanın sonucuna göre izleyecekleri yeni siyasi stratejiyi şu sözlerle ifade etti:
"Cumhuriyet Halk Partisi'nin 20 Temmuz'a kadar mutlak butlan davası Yargıtay tarafından bozulursa, seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'le birlikte bütün muhalefetin lokomotifi olarak iktidara geliyoruz. Eğer bozulmazsa, Allah'ın izniyle 21 Temmuz'dan sonra yeni bir güneş doğacak. Biz 111 milletvekilinden 100’e yakınıyla, yeni bir oluşum olursa bütün hukuki yolları denedikten sonra bu yeni oluşumun düğmesine basacağız. Biz kaçmıyoruz, mücadelenin şeklini değiştiriyoruz. İsmet İnönü’nün dediği gibi; 'Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de orada yerini alır.' Hepimiz yerimizi alacağız."




