CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Emir, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in duyurması beklenen yeni parti iddialarına ilişkin konuşurken, yarın gerçekleştirilecek grup toplantısını işaret etti ve şu aşamada kamuoyuyla paylaşılacak bir takvim olmadığını söyledi.

CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara tepki

Basın toplantısında CHP'li belediyelere yönelik yürütülen soruşturma ve operasyonları da değerlendiren Emir, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet'in belediyecilik performansını övdü. Hürriyet'in hem 2019 hem de 2024 seçimlerinde önemli başarı elde ettiğini belirten Emir, CHP'li belediyelere yönelik uygulamaların çifte standart içerdiğini savundu.

Emir, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

Hakan Fidan'dan Kıbrıs Barış Harekatı paylaşımı: “Kıbrıs Türk halkının yanındayız”
Hakan Fidan'dan Kıbrıs Barış Harekatı paylaşımı: “Kıbrıs Türk halkının yanındayız”
İçeriği Görüntüle

"İzmit Belediye Başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet, birlikte 3 dönem milletvekilliği yaptığımız, güvendiğimiz, son derece başarılı bir belediye başkanıydı. 2019 yılında, 'Alınmaz' dedikleri İzmit'i aldı, 2024 yılında ise oy farkını 2,5 kat arttırdı. Son derece başarılı, sosyal politikalarla, sosyal desteklerle, kent lokantaları ve tertemiz siyaseti ile yerel yönetim anlayışı ile herkese örnek oldu. Buradan sormak istiyorum; hiçbir AKP'li belediye başkanına bir sabah vakti usulsüzlük iddiasıyla operasyon yapmak, 20-30 kişi toplayarak gözaltına almak, başkan dahi herkesi tutuklamak hiç aklınıza gelmiyor mu? Bu ülkede sadece CHP'liler mi suç işleme isnadı ile karşı karşıya. Bakın biz, 'CHP'liler incelenmesin, denetlenmesin, yargılanmasın' demiyoruz. Ancak 'Acaba burada bir yolsuzluk var mı, suç işlenmiş midir?' diye düşünmek isteyen vatandaşımıza şu soruyu sormak istiyoruz. Bu ülkede sadece CHP'li belediyelere mi operasyon yapılır, bir tane AKP'li belediye başkanı yok mu? Rakamlara bakarsınız kimi soruşturmalarda AKP'lilerin adı geçiyor; ancak o soruşturmalar gerçek soruşturmalar olmadığı gibi meselenin üstünü örtmek için kullanılıyor. Bütün CHP'li belediyeleri peşinen suçlu ve sırası geldikçe şafak operasyonlarıyla gözaltına alırsınız ama hiçbir AKP'li belediye hakkında en ufak bir tereddüttünüz, incelemeniz, operasyonunuz yok. Bu düşman hukukudur, ikili hukuktur, CHP'li belediyelere karşı yapılan, 'Ya bize katıl ya da hapse atıl' siyasetinin görünür halidir."

Kurultay davasını hatırlattı

Emir, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin verilen "mutlak butlan" kararının adli tatilden bir gün önce Yargıtay'a gönderildiğini anımsatarak, hukuki süreci sonuna kadar takip edeceklerini ifade etti.

"Yarın grup toplantısı yapılacak"

Gazetecilerin yeni parti iddialarına ilişkin sorularını da yanıtlayan Emir, kamuoyunda dolaşan birçok iddianın gerçeği yansıtmadığını belirterek, açıklama yapma yetkisinin parti yönetiminde olduğunu vurguladı.

Emir, şu değerlendirmede bulundu:

"Yeni parti süreci ile ilgili herkes, özellikle yandaş medyada ve yandaş troller bilerek, isteyerek, kasten yalanlar üretiyor ve o yalanları bir gün tartışıyorlar. Onun yalan olduğu anlaşılıyor ama o yalan da o gün tartışılmış oluyor. Bizden duymadığınız hiçbir şey gerçek değildir, konuşmaya yetkili olanlar bellidir. Sayın Genel Başkanımız yarın olağan grup toplantısını yapacaktır ve olağan grup toplatışında da elbette ki süreçle ilgili değerlendirmelerini yapacaktır. Ancak önümüzde yeni parti konusunda sizlerle paylaşacağımız bir tarih, bugün için söz konusu değildir."

"Çerçeve yasanın içeriği netleşmeden değerlendirme yapılamaz"

Emir, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında gündeme gelen çerçeve yasaya ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Taslağın içeriğinin ve hazırlayıcısının henüz net olmadığını belirten Emir, bu nedenle sağlıklı bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığını ifade etti.

CHP'nin terörün sona ermesi, demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri konusunda ilk günden beri aynı noktada durduğunu söyleyen Emir, sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.

Konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Bizim pozisyonumuzu netleştirmemiz için çerçeve yasanın içeriğinin netleşmesi gerekir. Çerçeve yasanın içeriğini bırakın, sahibinin kim olduğu dahi belli değildir. Dolayısıyla kimin getirdiği, kimin hazırladığı, kimin kime verdiği, kimin kimle ne görüşeceği belli olmayan bir çerçeve yasa ile ilgili yorum yapmamız akıl dışıdır, olanaklı değildir. Ancak bizim pozisyonumuz ilk günkü gibidir. Biz CHP olarak, o gün geldiğinde o günün koşullarındaki kimliğimizle ama bizler olarak Türkiye'de terörün kalıcı bir biçimde bitmesi, demokrasi, hukuk devleti için komisyona başlarken ne söylediysek hala aynısını söylüyoruz. Tarihin doğru tarafında durmayı öncelikli hale getiriyoruz ama komisyon raporu yazarken, 'Herkesi oturtalım, şeffaf olalım, açık olalım, herkesi bu işin paydaşı yapalım' diyen anlayışın bugün kiminle nasıl bir içerik hazırladığını bilmediğimiz ve neler getireceğini öngöremediğimiz bir süreci bizlere dayatması en azından usul açısından doğru değildir. Umarım bu usul eksiklikleri tamamlanır. Bu saate kadar Sayın Meclis Başkanının Sayın Genel Başkanımızdan bir randevu talebi olmamıştır."

Muhabir: Tolga Çifci