MESEM uygulaması, çocuk işçiliği ve son dönemde artan çocuk iş cinayetleri; Türkiye İşçi Partili (TİP) 16 gencin tutuklanmasıyla yeniden gündeme taşındı. CHP’li gençler İstanbul’un 39 ilçesinde eş zamanlı basın açıklamaları yaparak tutuklamaları ve MESEM uygulamasını protesto etti.
“Protesto edenler tutuklandı, çocukları öldüren sisteme dokunulmadı”
Ortak açıklamada, devletin çocuk işçiliğini görmezden gelirken barışçıl protesto hakkını kullanan gençleri hedef aldığı belirtilerek şöyle denildi:
“Çocuklar ölürken susan devlet, protesto eden genç arkadaşlarımız için anında devreye girdi. TİP’li 16 arkadaşımızın yanındayız; derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz. Zindanları doldurması gerekenler, her yıl onlarca çocuğun ölümünden sorumlu olanlardır.”
“2002–2023 arasında 931 çocuk iş cinayetlerinde öldü”
Açıklamada, yoksulluk nedeniyle sistemin içine sürüklenen çocukların, devlet eliyle patronlara ucuz iş gücü olarak sunulduğu ifade edildi:
"2002-2023 yılları arasında, 931 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Temelinde yoksulluk ve denetimsizlik yatan bu acı gerçeğe karşı mücadele etmek bir yana, AKP iktidarı çocuk işçiliğini kurumsallaştırmayı, deyim yerindeyse 'kılıfına uydurmayı' seçti. Yoksulluk girdabıyla boğuşan çocukları, aileleri, devlet eliyle patronların sömürü sistemine; geleceklerini çalacak üretim bantlarına iten AKP iktidarı, MESEM projesini 2016 yılında hayata geçirdi. Projeye kaydolan çocuklar, haftanın sadece bir günü okula giderken; kalan dört günde atölyelere, fabrikalara, şantiyelere gönderiliyorlar. 9-10 ve 11. Sınıfa giden çocuklar asgari ücretin yüzde 30’unu alırken; 12. Sınıflar asgari ücretin yarısını alıyorlar. Maaşları ve sigortaları da devlet tarafından karşılanıyor. Yapılan araştırmaya göre katılımcılarının yüzde 60’ının yoksulluk sebebiyle kaydolduğu MESEM projesi, çocuklar üzerinden ucuz iş gücü üretirken; çocuk işçiliği yasalar eliyle güvence altına alınıyor."
“Patronun cebinden bir kuruş çıkmazken bedeli çocuklar ödüyor”
“Bir yılda 83 çocuğun iş cinayetlerinde öldüğü” vurgulanarak şunlar söylendi:
“Bu sadece rakam değil; 83 farklı hayat, 83 gelecek. Yağız Yıldız, Alperen Uygun ve daha niceleri bu sömürü düzeninin kurbanı oldu. Patronun cebinden bir kuruş para çıkmazken, olan yoksul çocuklarımıza oluyor. Küçücük çocuklar ağır şartlarda, patronların elinin altında, denetimden ve standarttan yoksun bir şekilde sömürülüyorlar.”
“TİP’li Gençler Hesap Sordukları İçin Tutuklandı”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i protesto eden TİP’li 16 gencin savunmaları dahi alınmadan tutuklandığını belirten CHP’li gençler, kararın siyasi olduğunu söyledi:
“Çocukların canını alan düzene karşı çıkan gençler zindana atıldı.”
CHP gençliğinden iktidara 5 maddelik çağrı
CHP İstanbul Gençlik Kolları, iktidara şu talepleri sıraladı:
"1.Başta MESEM olmak üzere çocuk işçiliğini teşvik eden tüm uygulamalar ve protokoller derhal kaldırılmalıdır.
2. Mesleki eğitim 18 yaş sonrasına taşınmalı; çocuklar işyerlerine değil okullara gönderilmelidir.
3. Eğitim ücretsiz, nitelikli ve bilimsel olmalıdır. Eğitimde fırsat eşitliği yasalarla güvence altına alınmalıdır.
4. Cemaat ve vakıf görünümlü yapıların eğitim alanındaki etkinliği, bu yapılarla hayata geçirilen protokoller son bulmalıdır. Laik, bilimsel ve ilerici eğitim güçlendirilmelidir.
5. Kamu kaynakları patronlara değil; çocukların eşit, nitelikli eğitimine ve geleceğine aktarılmalıdır."
“Bu Düzeni Değiştireceğiz, Çocukların Hesabını Soracağız”
Açıklama, çocuk işçiliğini mümkün kılan düzenin sona erdirileceği vurgusuyla tamamlandı:
"Eğitim sistemimizdeki bu derin yaraların mucidi, sahibi, hamisi bellidir. İktidar ve sermaye arasındaki kirli ilişkiler daha fazla çocuğun canını, daha fazla işçinin emeğini, daha fazla insanın geleceğini çalmadan bu düzeni değiştirecek; bu kara bulutları tarihin utanç köşesine göndereceğiz. Emeğin, insanca yaşamın, fırsat eşitliğinin her alanda hüküm sürdüğü bir geleceği kuracağız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu hedefi yalnızca siyasi bir görev değil, bizlerden koparılan sayısız kardeşimize karşı bir sorumluluk, vicdani bir borç olarak görüyoruz. Büyümesine izin verilmeyen, tebessümü çalınan çocukların hesabını soracağız. Çocukların yakasını mafyanın, patronun, iktidarın sömürgeci elinden kurtaracağız"




