Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve partisinin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna ve ülkedeki baskıcı yönetim anlayışına karşı başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 11’incisini Tekirdağ’da düzenliyor. 22 Haziran Pazar günü saat 19.00’da Süleymanpaşa Cumhuriyet Meydanı’nda yapılacak miting öncesi kentte siyasi hareketlilik artarken, CHP’nin tüm kademeleri miting için sahada çalışmalarını sürdürüyor.
“Zindana atarak umudu susturamazsınız”
CHP Sözcüsü Deniz Yücel, mitinge ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Adayımızı zindana kapatarak umudumuzu yok edeceklerini sandılar. Ama biz umudu ne duvarlara ne zincirlere sığdırırız. Bu mücadele, kazanana kadar sürecek. Yarın sesimizi Tekirdağ'dan yükselteceğiz!” diyerek, mitingin adalet mücadelesinin bir halk buluşması olduğunu vurguladı.
Mitinge geniş katılım bekleniyor
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleşecek mitinge yurttaşların yoğun ilgi göstermesi bekleniyor. CHP Tekirdağ İl Başkanlığı ve ilçe örgütleri günlerdir sahada çalışarak mitinge davet çağrısı yapıyor. Parti otobüsleriyle çevre illerden de çok sayıda vatandaşın Tekirdağ’a gelmesi planlanıyor.
CHP Tekirdağ İl Başkanı Levent Gündoğdu, “Genel Başkanımızı büyük bir özlemle bekliyoruz. Tekirdağ bu baskıya, bu adaletsizliğe sessiz kalmayacak. Milletin iradesine bu meydanda hep birlikte sahip çıkacağız. Hazırlıklarımız tamamlandı, Süleymanpaşa hazır” dedi.
“Halkın adalet talebi meydanlara taşacak”
CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun da miting öncesi ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Adalete susamış milyonlar adına buradayız. Cezaevindeki belediye başkanlarımız, görevden alınan bürokratlarımız ve halkın iradesine yapılan darbeye karşı bu meydanda haykıracağız. Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel ile birlikte Türkiye’ye güçlü bir mesaj vereceğiz” ifadelerini kullandı.
Aygun, 19 Mart’taki “sivil darbe” olarak tanımlanan operasyonlara ve İmamoğlu’nun tutukluluğuna dikkat çekerek, “Yargılama olabilir ama tutukluluk bir cezalandırma yöntemine dönüşmemeli. Erdoğan geçmişte yargılandı ama tutuksuz yargılandı. Şimdi de aynı adaletin uygulanmasını istiyoruz” dedi.
CHP PM üyelerinden meydan çağrısı: “Tekirdağ'dan Türkiye'ye sesleneceğiz”
CHP Parti Meclisi Üyeleri Yalçın Görgöz ve Uğurcan Irak da Tekirdağ'daki mitingin sıradan bir siyasi etkinlik olmadığını, halkın dayanışma ve direniş platformu olacağını söyledi.
Görgöz, “Bu baskıcı yönetim tarzına, hukuksuz tutuklamalara karşı halkın sesi Tekirdağ’dan yükselecek. Sayın İmamoğlu başta olmak üzere tüm tutsak yoldaşlarımız için meydanda olacağız. Demokrasi için, özgürlük için, adalet için Süleymanpaşa’da buluşacağız” dedi.
Irak ise mitinglerin halkın gerçek gündemini ortaya koyduğunu belirterek, “Mazot 50 lirayı geçmiş, enflasyon almış başını gitmiş. Herkesin bir derdi var. Bu halk, sadece İmamoğlu için değil kendi hakkı, hukuku ve ekmeği için bu meydanlarda. Tekirdağ’da da meydanı dolduracağımıza eminiz” dedi.
Yontar: “Ekrem İmamoğlu’nu yanımızda görmek istiyoruz”
CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar ise yaptığı açıklamada, “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nu cezaevinde değil, yanımızda görmek istiyoruz. Halk erken seçim istiyor. Zeytin ağaçlarının kesilmesinden, tarımın bitirilmesine kadar halkımız büyük baskı altında. Bu adaletsizliklere karşı tüm yurttaşlarımızı mitinge bekliyoruz” dedi.
Karabat: “Bu sadece bir miting değil, bir vicdan çağrısıdır”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, miting öncesi CHP Tekirdağ İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında, “Tencereler boş, sofralar eksiktir. Bu ülkede adalet yoksa, sofraya ekmek de koyamazsınız. İktidar baskılarla ayakta kalmaya çalışıyor. Ama biz susmayacağız. Bu miting, sadece bir siyasi eylem değil; bir vicdan çağrısıdır” ifadelerini kullandı.
Karabat sözlerini şöyle sürdürdü:
“CHP olarak bu baskıcı rejime karşı milletimizle birlikte dimdik durmaya devam edeceğiz. Teslim olmayacağız, geri adım atmayacağız. Hak, hukuk ve adalet sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz!”



