Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, Antalya’da düzenlenecek 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde katılımcı ülkeleri New York’taki BM Genel Merkezi’nde bir araya getirdi.

BM Genel Kurulu Başkanı Khalilur Rahman tarafından düzenlenen “Geleceğe Uygun Bir Gezegen: İklim Eylemiyle Güveni Yeniden İnşa Etmek” başlıklı özel toplantıda, COP31’in öncelikleri ve iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi ele alındı.

9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesindeki diplomatik hazırlıkların parçası olan toplantıda, ülkelerin iklim taahhütlerini somut uygulamalara dönüştürmesi ve ortak hareket edilebilecek alanların belirlenmesi amaçlandı.

Türkiye ve Avustralya COP31 önceliklerini görüştü

Toplantının “COP31 için Öncelikler” başlıklı ilk bölümünde Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, ev sahibi ülke ve dönem başkanlığını temsilen yer aldı. Avustralya'nın BM Daimi Temsilcisi James Larsen ise COP31 müzakereleri başkanlığını temsil etti.

“Taahhütlerden uygulamaya: COP31 için temel öncelikler” başlığı altında gerçekleştirilen görüşmelerde, iklim değişikliğiyle mücadelede finansman ve uygulama süreçlerinin güçlendirilmesi üzerinde duruldu.

İklim finansmanı ve kayıp-zarar mekanizmaları gündemde

COP31 öncesindeki temel tartışma başlıkları arasında iklim değişikliğine uyum, dayanıklılık, iklim finansmanı, kayıp ve zarar mekanizmaları, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme yer aldı.

Özellikle iklim değişikliğinin etkilerine karşı daha kırılgan durumda bulunan ülkelerin ihtiyaçları öne çıktı. En az gelişmiş ülkeler, küçük ada devletleri ve denize kıyısı olmayan gelişmekte olan ülkelerin iklim krizine karşı desteklenmesinin önemi vurgulandı.

SPD Başkanı Dursun Yıldız: "Mevcut politikalarla iklim ve temiz su hedeflerinin çok uzağındayız"
SPD Başkanı Dursun Yıldız: "Mevcut politikalarla iklim ve temiz su hedeflerinin çok uzağındayız"
İçeriği Görüntüle

Toplantıda, uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi ve iklim politikalarının uygulamaya geçirilmesi için somut adımların belirlenmesi de ele alındı.

BM’den 1,5 derece hedefi için uyarı

BM, toplantı öncesinde yaptığı değerlendirmede ülkelerin mevcut ulusal katkı beyanlarının, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme kıyasla 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefini korumak için yeterli olmadığını bildirdi.

Paylaşılan verilere göre, 2025 yılında küresel ortalama sıcaklık sanayi öncesi dönemin yaklaşık 1,4 derece üzerinde gerçekleşti.

Mevcut politikaların devam etmesi halinde küresel ısınmanın bu yüzyıl içinde 2,8 dereceye kadar çıkabileceği belirtildi. Bu değerlendirme, iklim hedeflerinin güçlendirilmesi ve ülkelerin taahhütlerini uygulamaya dönüştürmesi gerektiğine ilişkin uyarıları yeniden gündeme taşıdı.

Çoklu afet erken uyarı sistemleri ele alınacak

İklim değişikliğinin etkilerine karşı hazırlık ve afet risklerinin azaltılması da COP31 öncesindeki görüşmelerin önemli başlıkları arasında yer aldı.

BM'nin aktardığı verilere göre, 119 ülke çoklu afet erken uyarı sistemlerine sahip olduğunu bildirirken bu sistemlerin kapsamı ve etkinliği konusunda önemli eksiklikler bulunuyor.

Toplantının ikinci bölümünde buzulların erimesi, deniz seviyesinin yükselmesi ve iklim değişikliğinin birbirine bağlı etkilerinin yanı sıra erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi konuları ele alınacak.

Kaynak: Haber merkezi