Sabancı Holding CEO'su Kıvanç Zaimler, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, elektrifikasyonun enerji güvenliği, sürdürülebilirlik ve rekabetçilik açısından önemine dikkati çekerek, COP31'in Türkiye açısından yeni yatırım ve dönüşüm fırsatları yaratabileceğini söyledi.
Dünyada nihai enerji tüketiminde elektriğin payının yüzde 20'nin biraz üzerinde olduğunu belirten Zaimler, 2035'e kadar bu oranın yüzde 35'e çıkarılmasının hedeflendiğini ifade etti.
"Konu sadece iklim değil"
Elektrifikasyonun ulaşım, binalar ve sanayide fosil yakıtların yerine elektrik kullanımının artırılmasını kapsadığını belirten Zaimler, elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payının da yükseltilmesi gerektiğini söyledi.
Zaimler, "Konu sadece iklim değil, rekabetçilik ve kalkınmayı da içinde barındırıyor" diyerek, artan elektrik talebinin karşılanmasında üretimin yanı sıra iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Dönüşüm için finansman ve düzenleyici politikaların uyum içinde yürütülmesi gerektiğini kaydeden Zaimler, ülkelerin gelişmişlik düzeylerine ve sektörlerin ihtiyaçlarına göre farklı yol haritaları oluşturulması gerektiğini ifade etti.
"COP31'in Antalya'da olması bir fırsat"
Türkiye'nin güneş ve rüzgar başta olmak üzere yenilenebilir enerji potansiyeline işaret eden Zaimler, elektrifikasyonun ülkenin enerji alanındaki konumunu değiştirebileceğini söyledi.
Zaimler, "COP31'in Antalya'da olması, bu işe liderlik yapmak ve uygulamalarımızı göstermek için de bir fırsat" ifadelerini kullandı.
"Elektrifikasyonu gerçekten uygulayan bir topluluğuz"
COP31 ortaklığını yalnızca sponsorluk olarak değerlendirmediklerini belirten Zaimler, Sabancı Holding'in enerji üretimi ve dağıtımından elektrikli araç şarj altyapısına, sanayiden finansmana kadar farklı alanlarda elektrifikasyon yatırımları bulunduğunu kaydetti.
Enerjisa, Eşarj, Temsa, Çimsa, Brisa, Kordsa ve Akbank'ın bu alandaki çalışmalarına değinen Zaimler, "Biz elektrifikasyonu gerçekten uygulayan bir topluluğuz" dedi.
Elektrifikasyonu Türkiye açısından bir kalkınma ve rekabetçilik meselesi olarak gördüğünü belirten Zaimler, temiz kaynaklardan üretilen elektriğin daha yaygın kullanılmasının enerji maliyetlerinin ve karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.




