Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nde bürokratik vesayetin mümkün olmadığını savundu. Uçum, "Cumhurbaşkanı kendi iradesi üzerinde vesayet kullanmak isteyen hiçbir siyasi bürokratik oluşuma izin vermez. Bürokratik vesayete yeltenenler bir gecede giderler" ifadelerini kullandı.

Mehmet Uçum, sosyal medya hesabından yaptığı "Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nde bürokratik vesayet olmaz!" başlıklı paylaşımında, Cumhurbaşkanı tarafından atanan üst kademe yöneticilerin konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Üst kademe yöneticiler yürütmenin yardımcısıdır"

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nde üst kademe yöneticilerin, Cumhurbaşkanı'nın programını doğrudan uygulamakla görevli olduğunu belirten Uçum, bu yöneticilerin diğer kamu görevlilerinden farklı bir konumda bulunduğunu ifade etti.

Uçum, diğer kamu görevlilerinin idarenin bütünlüğü içerisinde yürütmeye bağlı çalıştığını, üst kademe yöneticilerin ise doğrudan yürütmeye bağlı ve yürütmenin yardımcısı olarak görev yaptığını savundu.

"Cumhurbaşkanıyla gelip Cumhurbaşkanıyla gitme kuralı vardır"

Üst kademe yöneticilerin görev sürelerine ilişkin de değerlendirmede bulunan Uçum, yöneticilerin görev sürelerinin Cumhurbaşkanı'nın görev süresiyle sınırlı olduğunu belirtti.

Uçum, "Üst kademe yöneticilerinin görev süreleri Cumhurbaşkanı arada görevden almazsa seçilmiş Cumhurbaşkanının süresiyle sınırlıdır. Cumhurbaşkanıyla gelip Cumhurbaşkanıyla gitme kuralı vardır. Cumhurbaşkanından bağımsız bir görev süreleri yoktur" dedi.

"Bürokratik vesayetin doğması mümkün değildir"

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nde üst kademe yöneticilerin seçilmiş iradeye karşı özerkliklerinin bulunmadığını savunan Uçum, bu nedenle sistem içerisinde "bürokratik vesayet ve bürokratik oligarşinin" oluşamayacağını öne sürdü.

Uçum, bürokratik vesayeti "seçilmiş iradeyi sınırlama gücüne sahip siyasi bir bürokrasinin olması" şeklinde tanımlayarak, Cumhurbaşkanının üst kademe yöneticilerini görevden alma yetkisine dikkat çekti.

"Yüzde 65" hedefini açıklayan Özel: "Karış karış Anadolu ve Rumeli’de olacağız"
"Yüzde 65" hedefini açıklayan Özel: "Karış karış Anadolu ve Rumeli’de olacağız"
İçeriği Görüntüle

Uçum, "Cumhurbaşkanı kendi iradesi üzerinde vesayet kullanmak isteyen hiçbir siyasi bürokratik oluşuma izin vermez, çünkü tüm üst kademe yöneticileri tek başına görevden alma yetkisine sahiptir. Bürokratik vesayete yeltenenler bir gecede giderler. Bu yüzden Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nde bürokratik vesayetin doğması sistemin esasları sebebiyle mümkün değildir" ifadelerini kullandı.

"Üst kademe yöneticilerin tarafsız olma gibi bir rolleri yoktur"

Üst kademe yöneticilerin seçilmiş iradeye karşı tarafsız olmak gibi bir rolünün bulunmadığını belirten Uçum, bu yöneticilerin Cumhurbaşkanı'nın programını uygulamakla yükümlü olduğunu söyledi.

Uçum, "Yürütme ve idare bakımından tarafsızlık niteliği, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde tarafsız olmakla ilgilidir. Yoksa üst kademe yöneticiler Cumhurbaşkanının programına karşı tarafsız olamazlar çünkü programı uygulamakla yükümlüdür. Bunu istemek demokratik sistemin esasına aykırıdır" değerlendirmesinde bulundu.

Tarafsızlığın icrai süreçlerle ilgili olduğunu savunan Uçum, "Fikir beyanında tarafsızlık söz konusu değildir" görüşünü dile getirdi.

"Eleştiri yapmak isteyenler yazıyı okusun"

Uçum, paylaşımının sonunda konuya ilişkin daha önce 5 Ağustos 2024 tarihinde Anadolu Ajansı Analiz için hazırladıkları bir yazıya da atıfta bulundu.

Eleştiri yapmak isteyenlerin söz konusu yazıyı okuması gerektiğini belirten Uçum, "Eleştiriler yazıda anlatılan sistemin esasları ve temel özellikleri üzerinden olursa en azından bir fikri çaba izlenimi verir, kıymeti de olur. Ezberler üzerinden eleştiri görünümüyle yapılan değerlendirmeler ise sadece abes kalır" ifadelerini kullandı.

Uçum'un paylaşımının tamamı şöyle:

"Daha önce defalarca gündeme getirilen bir konu yeniden ısıtılmaya çalışılıyor.

Tartışmanın esası seçilmiş atanmış ilişkisi.

Kimi çevreler Cumhurbaşkanı tarafından atanmış bazı üst kademe yöneticilerini 'niye konuşuyorlar' diye eleştiriyor.

Hatta memur olduklarını söyleyerek konuşma hakları olmadığını iddia ediyor.

Fikri beyanlarında tarafsız olmaları gerektiğini ileri sürenler bile var.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nde üst kademe yöneticilerle diğer kamu görevlileri arasındaki fark bilinmeden veya anlaşılmadan bu eleştirilerin yapıldığı görülüyor.

Doğrudan Yürütmenin Yardımcısı Olmak!

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nde üst kademe yöneticiler cumhurbaşkanının programını doğrudan uygulamakla görevli yöneticilerdir. Diğer kamu görevlilerinden niteliksel olarak farklıdır. Diğer kamu görevlileri idarenin içindedir ve idarenin bütünlüğü içerisinde yürütmeye bağlı çalışır. Üst kademe yöneticileri ise doğrudan yürütmeye bağlı ve yürütmenin yardımcısı olarak çalışır. Bu nedenle bu sistemde diğer kamu görevlilerinden farklı olarak üst kademe yöneticilerin şu özellikleri vardır:

1- Üst kademe yöneticilerinin görev süreleri cumhurbaşkanı arada görevden almazsa seçilmiş cumhurbaşkanının süresiyle sınırlıdır. Cumhurbaşkanıyla gelip cumhurbaşkanıyla gitme kuralı vardır. Cumhurbaşkanından bağımsız bir görev süreleri yoktur.

2- Üst kademe yöneticilerin seçilmiş iradeye karşı bir özerklikleri yoktur. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nde bürokratik vesayet ve bürokratik oligarşi olmaz. Eski sistemin bağımsız görev süresi ile ikili ve üçlü kararnameye dayanan bu faşizan yapısı tasfiye edilmiştir.

Bürokratik vesayet seçilmiş iradeyi sınırlama gücüne sahip siyasi bir bürokrasinin olması demektir. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminde yürütme açısından seçilmiş irade Cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanı kendi iradesi üzerinde vesayet kullanmak isteyen hiçbir siyasi bürokratik oluşuma izin vermez, çünkü tüm üst kademe yöneticileri tek başına görevden alma yetkisine sahiptir. Bürokratik vesayete yeltenenler bir gecede giderler. Bu yüzden Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminde bürokratik vesayetin doğması sistemin esasları sebebiyle mümkün değildir.

3- Üst kademe yöneticilerin seçilmiş iradeye karşı tarafsız olmak gibi bir rolleri yoktur. Tam tersine seçilmiş iradeye bağlı hareket etme yükümlülükleri vardır.

Yürütme ve idare bakımından tarafsızlık niteliği, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde tarafsız olmakla ilgilidir.

Yoksa üst kademe yöneticiler Cumhurbaşkanının programına karşı tarafsız olamazlar çünkü programı uygulamakla yükümlüdür. Bunu istemek demokratik sistemin esasına aykırıdır. Diğer deyişle tarafsızlık icrai süreçlerle ilgilidir. Fikir beyanında tarafsızlık söz konusu değildir.

Tüm bunları ve konunun diğer boyutlarını 5 Ağustos 2024 tarihinde AA Analiz için hazırladığımız ilişikteki yazıda ele almıştık. Konuyla ilgilenenlerin bilgisine sunulur.

Eleştiri yapmak isteyenler lütfen yazıyı okusun. Eleştiriler yazıda anlatılan sistemin esasları ve temel özellikleri üzerinden olursa en azından bir fikri çaba izlenimi verir, kıymeti de olur. Ezberler üzerinden eleştiri görünümüyle yapılan değerlendirmeler ise sadece abes kalır."

Kaynak: Haber merkezi