CHP'den 24 Temmuz'da istifa eden 91 milletvekilinin Özgür Özel liderliğinde Yeni Parti'yi kurmasının ardından siyasi tartışmalar sürerken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı Mehmet Uçum, "CHP ve Yeni Parti üzerine kısa bir tespit" başlıklı açıklamasında, Yeni Parti'nin siyasi bir ayrışmadan ziyade kişisel ve grupsal ajandalar üzerinden kurulduğunu savundu.
"Yeni Parti siyasi magazin tartışmasından öteye gidemez"
Yeni Parti ile CHP arasındaki ayrışmanın genel politikanın ihtiyaçları açısından önemli olmadığını öne süren Uçum, söz konusu ayrılığın dünya görüşü farklılığıyla ilgisinin bulunmadığını ifade etti.
Uçum, konunun güncel siyasetle ilgilenenler tarafından "siyasi magazin" olarak ele alındığını belirterek, tartışmaların kalanların ve ayrılanların kişisel veya grupsal ajandalarına odaklandığını savundu.
"CHP'den 13. parti çıkmış oldu"
Yeni Parti'nin CHP'den ayrışan 13. parti olduğunu belirten Uçum, geçmişte CHP'den ayrılan Demokrat Parti ve DSP dışındaki oluşumların siyasi anlam oluşturamadığını ileri sürdü.
Uçum, Yeni Parti'nin de genel politika farklılığından değil, "subjektif ajandalar" üzerinden ortaya çıktığını savunarak, "Bu Yeni Parti özgün bir politika üretemez. Çünkü politik bir tutum üzerinden değil, kişisel ihtiyaçlar üzerinden kurulmuş bir parti oldu" ifadelerini kullandı.
"Hukuka direnme tavrının sonuç almayacağı görüldü"
CHP'deki genel kurul sürecine ilişkin tartışmalara da değinen Uçum, "mutlak butlan" kararına karşı hukuka direnme tavrının sonuç vermeyeceğinin görülmesinin ardından ayrı parti seçeneğine yönelindiğini öne sürdü.
Uçum, parti kongre süreçleri ve yerel yönetimlerdeki uygulamalara ilişkin usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarına sahip çıkanların ayrışmanın öncülüğünü yaptığını savundu.
"CHP sonuçta yine CHP'dir"
Mehmet Uçum, açıklamasının sonunda CHP'nin yaşanan ayrışmayla birlikte bir "temizlenme sürecine" girdiğini ileri sürerek, "CHP bu ayrışma ile esasında önlerine koydukları arınma perspektifine uygun bir temizlenme sürecine girmiş oldu. CHP sonuçta yine CHP'dir. Sel gider kum kalır" ifadelerini kullandı.
Uçum, açıklamasının yalnızca gözleme dayalı bir tespit olduğunu belirterek, sözlerinden farklı anlamlar çıkarılmaması gerektiğini de kaydetti.
Mehmet Uçum'un açıklamasının tamamı şöyle:
"Türkiye’nin gündeminde CHP ve Yeni Parti ayrışması genel politikanın ihtiyaçları açısından son derece önemsizdir. Çünkü bu ayrılığın dünya görüşü farkıyla hiç bir ilgisi yoktur. Zaten aktüel gündemle ilgilenenler de konuyu siyasi magazin olarak ele alıyor. Bütün tartışmalar kalanların ve ayrışanların kişisel veya grupsal ajandalarına odaklanıyor.
Aslına bakılırsa konu kaynak parti CHP’den 13. partinin çıkmasından başka bir sonuç ifade etmez.
Nasıl geçmişte ayrışanlardan Demokrat Parti ve (Ecevit etkisiyle) DSP hariç diğerleri bir anlam oluşturmadıysa bu Yeni Parti’de bir mana üretemez. Çünkü ayrışma bir genel politika farklılığından değil tamamen subjektif ajandalar üzerinden gerçekleşmiştir.
Özellikle parti kongre süreçlerindeki ve başta İstanbul olmak üzere yerel yönetimlerin pratiğindeki usulsüzlük ve yolsuzluk işlerine sahip çıkanların bu ayrışmanın öncülüğünü yapması ibretlik durumu ortaya koyuyor.
Malum genel kurulun geçersizliği kararı çıkmasaydı bu ayrılanlar CHP’de kalırdı. Geçersizlik kararına karşı hukuka direnme gibi abes bir tavrın sonuç almayacağı görülünce ayrı bir parti seçeneğine sarılmak tercih edilmiş oldu.
Nerede politik perspektif farkı, nerede ideolojik ayrılık. Bu Yeni Parti özgün bir politika üretemez. Çünkü politik bir tutum üzerinden değil kişisel ihtiyaçlar üzerinden kurulmuş bir parti oldu. O yüzden ülke siyasetinde sanki büyük bir olaymış gibi ele alınan Yeni Parti konusu kişilerle ilgili siyasi magazin tartışmasından öteye gidemez.
CHP bu ayrışma ile esasında önlerine koydukları arınma perspektifine uygun bir temizlenme sürecine girmiş oldu. CHP sonuçta yine CHP’dir. Sel gider kum kalır.
Bu söylediklerim sadece gözleme dayalı bir tespitten ibarettir. Başka manalar çıkarmak isteyenler olursa yanılırlar. Hiç uğraşmasınlar."




