DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin dün düzenlediği Merkez Yürütme Kurulu'na ilişkin basın açıklaması yaptı. Doğan, TBMM’de çalışan Saliha Ozan’ın bir erkek tarafından bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin, “Hemen her gün en az bir kadın hayattan koparılıyor. Kadın cinayetleri nihayetinde aksi mümkünken yapılmadığı için Meclis'e kadar uzandı. Aslında sorumluluk üstlenmesi gereken yerin kalbine kadar geldi. Öyle vahşi bir şekilde geldi. Öyle hunharca katledildi ki Meclis çalışanı Saliha Ozan aslında tam da bu katliamdan sonra yapılması gereken Meclis’in sorumluluk hissetmesi ve hemen kadına yönelik şiddetle mücadele için uygulanmayan yasaları uygulamaya başlamasıdır” ifadelerini kullandı.

''Bir Alevi temsiliyetinin de orada bulunması önemli''

Doğan, daha sonra gazetecilerin gazetecilerin sorularını yanıtladı. DEM Parti'nin İYİ Parti'den kalan üç üye kontenjanını partiler arasında paylaştırarak katılan üye sayısını 51 üye yapma talebine ilişkin soruyu Doğan, şöyle yanıtladı:

"Şimdi tabii ki buna Komisyonun yarın yapacağı toplantıda karar verilecek, ancak böyle bir ihtimal belirdi. Bu ihtimalin belirmiş olmasının nedeni de İYİ Parti'nin komisyona katılmayacağını açıklamış olması. Bunun resmi olarak bildirimi ve yarınki toplantıda nasıl karara bağlanacağını hep birlikte öğreneceğiz. Ancak tabii bu bizim Merkez Yürütme Kurulumuzun elbette konuştuğu konulardan biri çünkü biz daha önce İYİ Parti'ye de şöyle seslendik. Dedik ki, 'İtirazınız mı var? Buyurun gelin komisyonda itirazlarınızı ifade edin. Eleştiriniz mi var? Buyurun gelin komisyonda yer alın ve bu eleştirilerinizi ifade edin.' Ancak buna rağmen çeşitli meydanlarda yaptıkları açıklamalardan da görüyoruz ki, İYİ Parti'de bu komisyona katılmayacakları yönünde bir fikir birliği var. Dolayısıyla eğer oradan boşalan üye sayısı diyelim üç siyasi parti arasında üleştirilirse Bizim buradaki DEM Parti olarak yaklaşımımız şöyle olacak, DEM Parti İstanbul Milletvekilimiz Garip Dede Dergahı Yönetim Kurulu üyesi Celal Fırat'ı önereceğiz. Elbette buna komisyon karar verecek. Biliyorsunuz biz çoğulculuk ilkesini önemsiyoruz ancak yalnızca önemsemiyoruz. Bunu aynı zamanda hayata da geçiriyoruz ve eşit yurttaşlık hakkı herkes için diyoruz. O yüzden de bir Alevi temsiliyetinin de orada bulunması önemli."

Sahte diploma soruşturmasına da değinen Doğan, konu hakkında somut adımlar atılması gerektiğini belirterek tepki gösterdi.

Doğan, "Düşünsenize bilginiz yok, rızanız yok. Hiçbir şekilde haberdar değilsiniz. Bunlar olmaksızın çıkarılan elektronik imzalar, sahte diplomalar, ehliyetler, ruhsatnameler ve bunlarla düzenlenen pek çok belge günlerdir iddia olmanın ötesine geçmiş vaziyette. Bunlarla ilgili 'yargı süreci başlatıldı, sonuna kadar gideceğiz' açıklamalarına Türkiye toplumu artık inanmıyor, aldanmıyor. Toplumu ikna edin. Nasıl ikna edebilirsiniz? Somut politikalarla ikna edebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

Diploma çetesinin siyasi bağlantıları olabileceğinin de altını çizen Doğan, “Şimdi bu kadar büyük bir ağdan, suç şebekesinden, şebeke demenin bile yetersiz kalacağı bir networkten bahsediyoruz. Bunun siyasette bir iz düşümünün olmaması mümkün mü? Buna kim inanabilir?” diye sordu.

Doğan, şöyle konuştu:

“Biz bu konunun takipçisiyiz. Bu skandalın boyutları, iddialar, ciddiyeti yarattığı tahribat düşünüldüğünde muhtemelen yakın siyaset tarihinin ve Türkiye tarihinin en organize suç vakalarından biriyle karşı karşıyayız. Bir de bu öyle bir skandal ki, yalnızca hukuki değil, yalnızca yargısal boyutu yok. Etik ve vicdanlı sınırları da zorlayan bir skandaldan bahsediyoruz. Bakın Türkiye Barolar Birliği'nin de açıklaması vardı burada. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden bazı avukatların kimlik bilgileri kullanılarak sahte diplomalar düzenlenmiştir. Sapır sapır dökülüyor. Tesadüfen seçilmiş bir cümle değil. Ahlaken sapır sapır dökülüyor ülke. Vicdani olarak sapır sapır dökülüyor. Etik değer yok.

Emniyet, vergi ve basına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi
Emniyet, vergi ve basına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi
İçeriği Görüntüle

"Bu çeteleşme ağının arkasındaki siyasi ve kurumsal tüm bağlantıların deşifre edilmesi gerekiyor"

Yalnızca hukuken takipçisi olacağız demek yetmez. Bugün görev icra ettiklerini söyleyenler, kamuya olan bütün güveni alt üst ettiler. Bunu bir münferit suç ya da suçlu durumu olarak görmüyoruz. Bu çeteleşme ağının arkasındaki siyasi ve kurumsal tüm bağlantıların deşifre edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Etkili bir biçimde kalıcı ve şeffaf önlemlerin alınması için Hukuk Komisyonumuzda ayrıca süreci çok yakından takip ediyor. Konuyla ilgili de bir suç duyurusunda bulunuldu.”

Kaynak: ANKA Haber Ajansı