DEM Parti, Halep’te SDG ve Şam yönetimi arasındaki çatışmalara ilişkin açıklama yaptı. Kürt mahallelerine yönelik saldırıların bir imha operasyonu olduğu belirtilen açıklamada, 10 Mart Mutabakatı’na dikkat çekilerek, "Şam Yönetiminin yürüttüğü bu saldırı hem 10 Mart Mutabakatını hem de 1 Nisan’da yapılan bu anlaşmayı ortadan kaldırmaktadır" denildi.
Açıklamada, saldırılarda Türkiye’nin desteğini alan grupların da yer aldığı ifade edilerek, garantör ülkelere çağrı yapıldı: "Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi ve Şam Yönetimi arasında arabuluculuk yapan tüm güçlere çağrıda bulunuyoruz: Garantör olmanın sorumluluğunu derhal yerine getirin ve bütün Suriye’yi yeni çatışmaların alanına dönüştürme riski taşıyan bu askeri saldırıları engelleyin."
Şam yönetiminin Halep’te Kürt ve Süryani yoğun bölgeleri hedef aldığı vurgulanan açıklamada, "Şam Yönetiminin dün geceden bu yana Halep’teki Kürt mahalleleri Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ile Süryanilerin yoğun olarak yaşadığı Beni Zeyd’e yönelik tank, top, obüsler ve dronlarla gerçekleştirdiği saldırılarda, Halep İç Güvenlik Güçlerinin yaptığı açıklamaya göre 7 sivil katledilmiş, en az 46 kişi yaralanmıştır. Bu saldırılarda Türkiye’nin desteğini aldığı bilinen Hemzat, Emşat, Sultan Murad ve Nureddin Zengi gruplarının da yer aldığı belirtilmektedir" denildi.
10 Mart Mutabakatı’na dikkat çekilen açıklamada, "Hatırlanacağı üzere 10 Mart Mutabakatı uyarınca 2025 Nisan ayında Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Kürt mahallelerinden ağır silahlarla çekilmiş ve güvenliği yerel asayişe devretmişti. Şam Yönetiminin yürüttüğü bu saldırı hem 10 Mart Mutabakatını hem de 1 Nisan’da yapılan bu anlaşmayı ortadan kaldırmakta, 200 binin üzerinde sivilin yaşamını da tehlikeye sokmaktadır" ifadelerine yer verildi.
Halep’teki saldırılar bir imha operasyonu olarak nitelendirildi: "Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırılar bir imha operasyonudur. Suveyda’da Dürzilere yapılmak istenen katliamın daha ağırı Halep’te Kürt mahallelerinde yapılmak istenmektedir."
Açıklama, garantör güçlere çağrı ile sona erdi: "Suriye’yi Şam’da tekçi bir rejime ve anlayışa teslim etme çabaları son derece yanlış, parçalayıcı ve yeni bir çatışmayı tetikleyici niteliktedir. Bu çabalar asla kabul edilemez. Bu çabalar karşısında direnenlerle dayanışmamız sürecektir. Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi ve Şam Yönetimi arasında arabuluculuk yapan tüm güçlere çağrıda bulunuyoruz: Garantör olmanın sorumluluğunu derhal yerine getirin ve bütün Suriye’yi yeni çatışmaların alanına dönüştürme riski taşıyan bu askeri saldırıları engelleyin."



