DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ile Tuncer Bakırhan, süreç komisyonunun İmralı’ya gitme yönündeki kararını “tarihsel bir adım” olarak değerlendirerek, bu gelişmenin Türkiye’de barış ve demokratikleşme açısından benzersiz bir imkân sunduğunu belirtti.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bugün yaptığı kritik oylamada, PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Cezaevi’ne bir heyet gönderilmesine onay verdi. Nitelikli çoğunluk gerektiren karar, basına kapalı gerçekleştirilen ve CHP’nin bu nedenle toplantıdan çekildiği oturumda alındı. Oylamada AKP, MHP, DEM Parti ile TİP ve EMEP “Evet” derken; CHP ve Yeniden Refah oylamaya katılmadı. DP, DSP ve HÜDAPAR “ret” oyu kullandı; Yeni Yol grubundan iki üye ise “çekimser” kaldı. Yeni Yol’un Öcalan’a SEGBİS üzerinden bağlanılmasına yönelik önerisi ise çoğunluk tarafından reddedildi. Siyasi partilerin, yarına kadar İmralı’ya gidecek komisyon üyelerinin isimlerini bildirmesi isteniyor.
Hatimoğulları ve Bakırhan, Komisyon’un İmralı ziyaretine ilişkin aldığı karara dair yaptıkları yazılı açıklamada, bu adımın önemine dikkat çekti.
Yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun bugün almış olduğu İmralı’ya gidiş kararını, Türkiye'nin demokratik olgunluğunun ve barış iradesinin en somut ifadesi olarak karşılıyoruz.
Gerçekleşecek İmralı ziyareti, on yıllardır yaşanan acıların kalıcı olarak sona ermesi ve toplumsal uzlaşının tesis edilmesi yolunda atılmış tarihsel bir adım olacaktır. İmralı'da kurulacak diyalog zemini ve geliştirilecek şeffaf temas kanalları, Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından eşsiz bir fırsat penceresi sunmaktadır.
Komisyonun İmralı’ya gitmesi Türkiye’de yeni bir dönemin kapısını aralayacak; korku siyasetinin yerini birlikte yaşam umudu ve güven alacaktır. Bu görüşme, sürecin şeffaflığını ve samimiyetini pekiştirecek ve toplumun her kesiminin barışın inşasına katılımını güçlendirecektir.
Sayın Öcalan ile yapılacak görüşmelerin, sürecin sağlıklı ve güvenli biçimde ilerlemesinde belirleyici bir rol oynayacağına olan inancımız tamdır. Bu ziyareti gerçekleştirecek olan Komisyon üyelerini yürekten kutluyor, Komisyon çalışmalarında yapıcı rol üstlenen tüm siyasi partilere ve Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş'a teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Ayrıca Komisyonun kurulması, sükunet içinde çalışmalarını gerçekleştirmesi, halkların barış talebini görmesi ve İmralı’ya gitme iradesini cesaretle ortaya koyması dolayısıyla siyasi sorumluluk alan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye ve ittifak partilerimiz EMEP ve TİP’e teşekkür ediyoruz.
Siyasetin esas rolü, ülkenin ve halkların ortak çıkarını gözetmek ve çözüm üretmektir. Bugün alınan bu karar, tam da böylesi bir sorumluluğun nişanesidir. Ne var ki, bazı siyasi çevrelerin bu tarihi adıma mesafeli yaklaşımlarını da üzüntüyle karşıladığımızı belirtmeliyiz. Barış süreçlerinde cesaret ve ileri görüşlülük her zaman takdir edilmeyi hak eder. Tereddütler ve kaçınmalar toplumsal vicdanı yaralar. Demokratik siyasetin gereği, böylesi tarihsel bir süreçte halkların ortak geleceğine dair alınacak kararlarda yan yana durmak, omuz omuza yürümektir.
Bu vesileyle, barış iradesinin güçlendirilmesinde herkesin üzerine düşen tarihi sorumluluğu bir kez daha hatırlatıyoruz. Bugün atacağımız cesur adımlar, kardeşlik hukuku içinde bir gelecek kazandıracaktır. Bu ziyaretin, 86 milyonun ortak geleceğine, demokratik özgür birlikteliğimize, eşit yurttaşlık ve kalıcı barışa vesile olmasını diliyoruz. Barışı inşa etmek hepimizin ortak görevi ve sorumluluğudur. Siyasal görüşlerimiz farklı olsa da, ortak geleceğimiz ve kalıcı barışın inşası için bu ülkenin geleceği adına sözü olan herkesi çözüm ve barış ortak paydasında buluşmaya çağırıyoruz."




