Hatay’da 6 Şubat depremlerinde 51 kişinin yaşamını yitirdiği Cemil Çapar Apartmanı davasında karar verildi. Mahkeme, 6 sanığı “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 17 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırırken, bir sanık beraat etti. Tutuklu yargılanan müteahhit Mehmet Özkan ise iddiaları “senaryo” olarak nitelendirdi ve “Hatay yerle bir oldu, deprem Allah’tan geldi, bir suçum yok” dedi. Özkan ayrıca, “halen TOKİ projelerine devam ettiğini” belirterek, tutukluluğunun boşuna olduğunu ileri sürdü.

6 Şubat depremlerinde, Hatay’ın Antakya ilçesi Gazi Mahallesi’nde yer alan Cemil Çapar Apartmanı yıkıldı. Enkaz altında kalan 51 kişi hayatını kaybetti. Binada çıkan yangın nedeniyle bazı kişilerin naaşlarına ulaşılamadı.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, apartmanın yıkılmasına ilişkin olarak müteahhitler Mehmet Özkan ve Yusuf Özkan, şantiye şefi ve statik proje müellifi Mehmet Güçlü, yapı denetim firmasının yetkilileri Habib Turhaner ve Bülent Kimyon, statik proje ve uygulama denetçisi Mehmet Tokdemir, kontrol elemanı Levent Numanoğlu hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle dava açtı.

Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dokuzuncu duruşma dün görüldü. Tutuklu sanıklar Mehmet Özkan ve Mehmet Güçlü SEGBİS aracılığıyla katılırken, depremde yakınlarını kaybeden aileler ve avukatlar mahkeme salonunda hazır bulundu.

“Hem mezar hem adalet arıyorum”

Depremde yakınlarını kaybeden müşteki Mustafa Fansa, “Bir bölgede zemin sorunu varsa tek bina yıkılmaz” diyerek, sadece Cemil Çapar Apartmanı’nın yıkıldığını vurguladı ve sorumluların cezalandırılmasını talep etti.

Bir diğer müşteki, 21 kişiyi kurtardığını belirterek, binanın 7–8 saniyede çöktüğünü aktardı. Anne ve babasını kaybeden ve cenazelerine ulaşamayan müşteki Yiğit Göktuğ ise, hem mezar hem de adalet aradığını söyleyerek, ihmali olan herkesin yargılanmasını istedi.

Bugünün hava durumu (4 Haziran 2026 Perşembe il il hava durumu)
Bugünün hava durumu (4 Haziran 2026 Perşembe il il hava durumu)
İçeriği Görüntüle

Müşteki avukatları, çevredeki diğer binaların ayakta olmasına dikkat çekerek, yalnızca bu binanın yıkılmasının ihmali açıkça gösterdiğini savundu. Bir avukat, Adana’daki Alpargün Apartmanı davasını örnek göstererek, “50’yi aşkın insan vefat etti. Bu binada taksir değil, kasıt vardır” dedi.

Müşteki avukatı Seher Eriş, dosyada çelişkiler bulunduğunu belirtti. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin raporunda beton kalitesinin C8 olarak yer aldığını, sanık müdafilerinin itirazıyla alınan ek raporda C20’ye çıktığını ifade ederek, “C8 kalitesinin C20’ye çıkması mümkün değildir, bu bilime dahi aykırıdır...” dedi. Ayrıca, üç sanığın duruşmalara hiç katılmadığını ve mazeretsiz yokluklarının soru sorma haklarını engellediğini söyledi.

Müteahhitten savunma: “TOKİ projelerine devam ediyorum”

Tutuklu müteahhit Mehmet Özkan, iddiaları “senaryo” olarak nitelendirerek, binanın yıkılma nedeninin doğalgaz patlaması ve çıkan yangın olduğunu öne sürdü. Özkan, “Bina projeye uygun yapıldı. Ben yokken alınan beton örneğini kabul etmiyorum. Yeni raporda C30 çıkmış. C20 kullanılması gerekirken ben C30 kullanmışım. Hatay yerle bir oldu, deprem Allah’tan geldi, bir suçum yok” dedi. Ayrıca, “yan binalar da benimdi, onlar yıkılmadı” iddiasında bulundu ve “halen TOKİ projelerine devam ediyorum, boşuna tutuklu kaldım” ifadelerini kullandı.

Sanık Mehmet Güçlü ise 26 yıllık inşaat mühendisi olduğunu, şantiye şefi olmadığını ancak dosyada bu şekilde yer aldığı için tutuklu bulunduğunu söyledi.

6 sanığa 17 yıl 6 ay hapis, bir sanık beraat

Mahkeme heyeti, müteahhitler Mehmet Özkan ve Yusuf Özkan, şantiye şefi ve statik proje müellifi Mehmet Güçlü, yapı denetim firmasının yetkilileri Habib Turhaner ve Bülent Kimyon ile kontrol elemanı Levent Numanoğlu’na “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 17 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Statik proje ve uygulama denetçisi Mehmet Tokdemir ise beraat etti.

Avukat Seher Eriş: “Eksiklikler ve hukuka aykırılıklar vardı”

Duruşma sonrası açıklama yapan Seher Eriş, Cemil Çapar Apartmanı’nın 8 saniyede yıkıldığını ve yangın nedeniyle ailelerin yakınlarının naaşlarına ulaşamadığını belirtti. Eriş, dosyada çok sayıda eksiklik ve hukuka aykırılık bulunduğunu, son anda dosyaya giren belgelerin dahi sorgulanmadan karar verildiğini söyledi. Ayrıca, çevredeki diğer binalar ayakta dururken yalnızca Cemil Çapar Apartmanı’nın yıkılmasının dikkat çekici olduğunu vurguladı.

Eriş, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi bilirkişi raporlarındaki çelişkileri de hatırlatarak, beton kalitesinin önce C8, sonrasında C20 olarak değerlendirilmesinin maddi gerçeği ortaya koymadan karar verildiğini gösterdiğini söyledi.

Şantiye şefinin yokluğu ve cezasızlık endişesi

Dosyada şantiye şefi sıfatıyla yargılanan kişinin aslında statik projeci olduğunu belirten Eriş, 2008 yönetmeliğine göre şantiye şefinin bulunmasının zorunlu olduğunu ancak dosyaya yeni giren belgede şantiye şefinin olmadığının görüldüğünü belirtti. Eriş, bazı sanıklara indirimli ceza verildiğini, bir sanığın beraat ettiğini ifade etti.

Eriş, Adalet Peşinde Aileleri Platformu olarak Meclis’te görüşülecek 11. Yargı Paketi’nin 27. maddesine dikkat çekerek, bunun deprem davalarında cezasızlık kültürü yaratacağını söyledi. “Deprem olur, binaları inşa edenler şantiye şefini bilmez; ‘Ben şantiye şefini hatırlamıyorum’ der, ölen insanlara duruşma salonlarında ‘zayiat’ denir. Sonra bu kişiler aftan yararlanarak yeniden inşa yapar; bizlerin, çocuklarımızın oturacağı binaları yapabilirler. Bu kadar rahat af yasası çıkarmamalısınız” dedi.

Eriş ayrıca, Mehmet Özkan’ın TOKİ ihalelerine devam etmesinin, kamu güvenliği açısından ciddi bir denetim eksikliğine işaret ettiğini belirtti.

Kaynak: ANKA