6 Şubat depremlerinde 14 kişinin yaşamını yitirdiği Alya Uçar Apartmanı davasında ikinci duruşma görüldü. Müteahhit Hikmet Günsay, “Yan bina yıkılarak benim binam da yıkıldı, kusurum yok” savunmasını yaptı.

Ancak binada oğlunu kaybeden Alev Demirok, binanın yapım aşamasında çöktüğünü ve sekiz ay mühürlü kaldığınıöne sürerek konunun araştırılmasını talep etti. Mahkeme, bu iddia üzerine Antakya Belediyesi’ne yazı yazılmasına karar verdi.

Müteahhit Günsay: “Kusurum yok, ben de depremzedeyim”

Duruşmaya, başka bir dosya nedeniyle tutuklu bulunan müteahhit Hikmet Günsay, SEGBİS aracılığıyla katıldı.
Günsay, “Her şeyi usulüne göre yaptım. Yan bina yıkıldı, benim binamı da çekerek yıktı. Kusurum yok. Ben kaçmadım, depremzede olarak tedavi gördüm, sonra teslim oldum,” dedi.

Sanık avukatı ise mevcut deprem yönetmeliklerinin “bu büyüklükteki bir depreme dayanıklı bina öngörmediğini” belirterek, yan binanın etkisinin araştırılmasını istedi.

Zemin etüdü sanığı: “Adım sadece bir sayfada geçiyor”

Tutuksuz sanık Salih Zorsu, zemin etüt raporunda sadece adının geçtiğini belirterek suçlamaları reddetti;

“Jeofizik mühendisiyim. Raporu hazırlayan kişi başkası. Bilirkişi raporunda adım sadece son sayfada geçiyor. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum.”

Tanık: “Beşinci katta oturuyordum ama zemin kattan çıktım”

Depremde yaralanan Melike Durmuş, beşinci katta yaşadığını ancak deprem sonrası zemin kattan kurtarıldığını söyleyerek “Ne yataktan kalkabildim ne kaçabildim. Beşinci kattaydım ama zemin kattan çıktım" ifadelerini kullandı.

Durmuş’un, binanın yıkılmış haline ait fotoğrafı mahkemeye sundu; heyet fotoğrafın dosyaya eklenmesine karar verdi.

Mağdur Demirok: “Bina inşaat halindeyken çöktü, mühürlendi”

Oğlunu kaybeden Alev Demirok, binanın inşaat sürecinde yaşanan bir çökme olayı olduğunu ileri sürerek “Bina yapım aşamasında çöktü, sekiz ay mühürlü kaldı. Bunun araştırılmasını istiyoruz dedi.

Birinci katın kolonu kırıldı, daireler birleşme noktasından ayrıldı. On yıl beklediğim oğlum o enkazda kaldı. Sanıkların hepsi ceza alsın.”

İstanbul'da yeni eğitim yatırımı: İstinaf yerleşkesinde 8 derslikli anaokulu yapılacak
İstanbul'da yeni eğitim yatırımı: İstinaf yerleşkesinde 8 derslikli anaokulu yapılacak
İçeriği Görüntüle

Avukat: “Taksir değil, yaşam hakkı ihlali var”

Mağdur avukatı, sanıkların tutuklanmasını talep ederek, “Bu olayda taksir değil, yaşam hakkı ihlali söz konusu. İlkokul mezunu birinin bina yapmasına izin verilmiş. Bilirkişi raporunda ciddi hatalar anlatılmış. Yargı deprem dosyalarına daha ciddi yaklaşmalı" dedi.

Mahkemeden karar: Tutuklama yok, belediyeye yazı yazılacak

Mahkeme heyeti, sanıkların tutuklanma taleplerini reddetti; yurt dışı çıkış yasaklarının devamına karar verdi. Ayrıca binanın “mühürlenme iddiası” hakkında bilgi istenmesi için Antakya Belediyesi’ne yazı yazılmasına hükmetti.

Bir sonraki duruşma 29 Ocak 2026 tarihinde yapılacak.

Muhabir: Nur Yıldız