Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Türkiye'nin yıllardır afet anlarında yaşadığı iletişim krizlerine dikkat çekerek GSM operatörlerini ve ilgili kamu kurumlarını sert bir dille eleştirdi. Arslan, "Şirketler milyarlarca lira kâr açıklıyor ama afetlere dirençli altyapıya yatırım yapmıyor. Her felakette iletişim çöküyor, insanlar sevdiklerine ulaşamıyor, hayat kurtarma çalışmaları sekteye uğruyor. Bu yaklaşım insan hayatıyla alay etmektir" dedi.
CHP’li Arslan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) verdiği soru önergesiyle, Türkiye'nin afetlerde karşı karşıya kaldığı iletişim altyapısı zaaflarını gündeme taşıdı.
“Sındırgı Depremi ve Seyitgazi Yangınında İletişim Yine Çöktü”
Türkiye’nin dünyanın en yüksek deprem riski taşıyan ülkelerinden biri olduğuna dikkat çeken Arslan, her doğal afette benzer bir iletişim çöküşüyle karşılaşıldığını ifade etti. Arslan, geçtiğimiz dönemlerde yaşanan Sındırgı depremi ile Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde 10 kişinin yaşamını yitirdiği yangını örnek gösterdi:
“Balıkesir Sındırgı depreminde olduğu gibi, Seyitgazi’de de iletişim altyapısı çöktü. Vatandaşlarımız birbirine ulaşamadı, arama kurtarma ekipleri koordinasyon sağlayamadı. Bu durum artık istisna değil, kronik bir sorun haline geldi.”
“Günü Kurtarma Politikasıyla İnsan Hayatı Korunamaz”
GSM operatörlerinin, afet sonrası bölgeye geçici mobil baz istasyonları göndererek çözüm üretmeye çalıştığını belirten Arslan, bu yaklaşımın kalıcı sorunlara çözüm getirmediğini vurguladı:
“On yıllardır yaşanan sayısız felakete rağmen şirketler, aynı sorunların tekrar etmesini önleyecek yapısal yatırımlardan kaçınıyor. Günü kurtarma politikasıyla insan hayatı korunamaz.”
“Toplumsal Rıza Yine Yok Sayılıyor”
Arslan, yalnızca afetlerde değil, günlük yaşamda da baz istasyonlarının plansız ve halkın kaygılarını gözetmeden kurulduğunu ifade ederek, Eskişehir’deki bir örneği gündeme getirdi:
“Eskişehir’de Hacı Bektaş Veli Cemevi’nin çatısına kurulan baz istasyonu, halkın tepkisi üzerine kaldırılmak zorunda kaldı. Bu olay, toplumsal rızanın ve kamu sağlığının nasıl göz ardı edildiğinin göstergesidir.”
“Devletin Denetim Sorumluluğu Var”
Afetlerde iletişim altyapısının çökmesinin yalnızca şirketlerin değil, denetim yapmayan kamu otoritelerinin de sorumluluğunda olduğunu söyleyen Arslan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nı göreve çağırdı:
“Bu artık teknik bir konu değil, anayasal ve vicdani bir sorumluluk meselesidir. Devlet, gerekli denetimleri yapmak ve altyapı yatırımlarını zorunlu hale getirmek zorundadır.”
Bakanlığa Yöneltilen Sorular
Arslan, Bakan Uraloğlu’ndan kamuoyunu bilgilendirmek üzere aşağıdaki sorulara yanıt istedi:
-
Son 10 yılda Türkiye genelinde yaşanan afetlerde GSM altyapısının devre dışı kaldığı olay sayısı ve ortalama iletişim kesintisi süresi nedir?
-
GSM operatörleri, afet anlarında belirlenen teknik kriterlere uymadıysa bugüne kadar hangi yaptırımlar uygulanmıştır?
-
Ulusal dolaşım (roaming) sistemi neden halen hayata geçirilmemektedir? Operatörler arası acil durum paylaşımı neden zorunlu kılınmamaktadır?
-
GSM operatörlerinin yıllık karları göz önüne alındığında, afetlere dayanıklı altyapı için ayırdıkları bütçe ne kadardır?
-
Türkiye genelinde kurulu baz istasyonlarının afetlere dayanıklılık oranı nedir? Bu konuda yapılan denetimler ve sonuçları nelerdir?



